9/10
·80 syf.··
2018 20. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2018 20:44
Odamın en sevdiğim ikinci nesnesine bakarak yazıyorum bu incelemeyi (ilki tabii ki de kütüphanem). Beyaz çerçeve içinde 1000 birbirine benzer parçanın özenle ve büyük bir titizlikle birleştirilip yerini aldığı bir Starry Night. (Elbette arka planda; youtube.com/watch?v=oxHnRfh...). Tam yatağımın karşısına asılmış, ışık yansır da göremem diye mat cam ile camlanmış bir tablo. Yaptığım 4. 1000 parçalık eserdi. Belki de en zoruydu fakat en kısa sürede bitirdiğimdir kendileri. Hediye olarak geldiğinde “ne kadar şanslıyım” diye düşünmüştüm. Öyle ya, yüreğimin rengini bilenler var. İşte öyle çok seviyorum Starry Night’ı. Sahiden de yüreğimin rengini yansıttığını düşünüyorum. Sadece Starry Night değil elbette, Van Gogh’un ellerinden çıkan tablolara karşı ayrı bir hayranlığım var. Sanatın özellikle bu dalıyla –aslına bakarsanız genel olarak hiçbir dalıyla- ilgili çok bilgim olmasa da. Sevgili Van Gogh benim için bu kadar kıymetli iken Loving Vincet’ı da kaçıramazdım elbette. Filme girmeden önce “madem bugünü Van Gogh günü ilan ettim, uzun zamandır aklımda olan İşte Van Gogh’u da alayım da eşlik etsin bana filmi izlerken” diye düşündüm. Ne de iyi yapmışım. Müthiş bir arkadaş oldu bana. (Bu arada film de tek kelime ile harikaydı!) İşte Van Gogh ile tanışma hikâyemiz de böylece gelişmiş oldu. Van Gogh, delilik sınırlarında yaşasa da her daim hayata ayak uydurmaya çalışan, içindeki öfkenin kurbanı olan yüce bir ruh bana göre. Zira güçsüz insanlara karşı müthiş bir empati duyduğu da bir gerçek. Hayata çok keskin bakmıyor mu sizce de? O renklerin dansını görebiliyor doğadaki. Doğayı okuyabiliyor. Bu bile yeterli değil midir tek başına? Kitapta, sevgili Van Gogh’un hayatının önemli noktalarına vurgu yapılıyor. Uzun ve sıkıcı bir biyografi olarak değil, herkesin ilgisini çekebilecek şekilde hazırlanmış. Bol miktarda resimlendirme mevcut. Ki kendi resimlerinden de seçkiler yapılmış. Bu resimler hakkında kendi görüşleri verilmiş, elbette büyük çoğunluğu Theo’ya yazdığı mektuplardan öğrenilmiş. Keşke bu kadar çabuk bitmeseydi diye düşündüm. Daha çok resim hakkında daha çok şey öğrenmek isterdim doğrusu. 1 puan kırmamın tek sebebi de budur tabii. Filmi izlerken, kitabı okurken sık sık düşündüm. Acaba Van Gogh bugün cüzdanlarda, telefon kılıflarında, mouse altlıklarında, kalemliklerde kendi eserlerini görseydi (ki mesela hepsi bende mevcut) ne düşünürdü acaba?
Kültür-Sanat
İşte Van GoghGeorge Roddam · Hep Kitap · 2016669 okunma
··
196 Gösterim
4 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
360• Van Gogh incelemesi olmuş emeğinize sağlık, büyük bir keyifle okudum...
Meltek
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim Necip Hocam. Beğenmenize çok sevindim. Van Gogh hakkında daha fazla ayrıntıya girebilirmişim aslında ama ben biliyorum diye herkes bu kadar hakim bu konulara diye düşünmüşüm sanırım. Sık sık düşüyorum bu hataya maalesef. Belki günün birinde Theo'ya Mektupları okumaya cesaret edebilirsem onun incelemesinde daha ayrıntılı bir Vincent profili çizebilirim :)
Theo'ya Mektuplar gibi bir ismi olan bir kitap gördüm yakın bir zamanda kitapçıda. Onun incelemesi gibi düşünüp başladım, yine sizin zarif kaleminizle, stilinizle akıp gitti yazı. Geçen Kübra Hanım, sonra Semih bey hissettiklerini söylemişti yazılarınızla ilgili, tamamen katılıyorum. Meraklı Minik diye bir ilk çocukluk dergisi var Tübitak'ın 3-6 yaş arası miniklere hitap eden. Ocak sayısı ressamlara ayrılmış ve Van Gogh resimlerinin çıkartmaları ek olarak sunulmuş. Ama onlar benim, anneler için dedim sakladım:) Seneler önce Van Gogh Alive diye mükemmel bir sergide çoğu eseriyle tanışmıştım, benim de çok sevdiğim popülerliği sonuna kadar hak eden bir sanatçı. Ama bugün görseydi bu kadar göz önünde olduğunu melankolik bir yan bulurdu herhalde yine.
Meltek
Gönderi Sahibi
Çok naziksiniz, çok teşekkür ederim. :) Theo'ya Mektuplar.. Hem mektuba ilgim hem de Van Gogh sevgim düşünüldüğünde kitaplığımın baş köşesinde olması gerektiği düşünülen kitap. Fakat nedendir bilmem bir türlü yaklaşamıyorum kitaba. Vincent'ın karamsarlığını bu kadar yakından görürsem etkisinden kurtulamam diye düşündüğümden olsa gerek. Bir de Tezer Özlü'nün Ferit Edgü'ye yazdığı mektuplardan oluşan Her Şeyin Sonundayım isimli kitap için aynı durumdayım. :) Tuhaf Dergi de bir sayısını Van Gogh için ayırmıştı ve tesadüf bu ya çekilişten kazanmıştım söz konusu sayıyı. Zaten çekiliş açıklanana kadar kendim aldığım için de iki tane Van Gogh posterim olmuştu. Ne büyük mutluluklar bunlar :)
Rica ederim not ettim alırım ileride umarım. Malesef sanatsal filmler pek rağbet görmüyor. Ben de artık internetten izleyecegim bakalım
Ayıp ama ya :( Yapboz var diyorsunuz ardından sinemasına gittim diyorsunuz. Burada sinemaya gelmedi bile Ayriyeten henüz kitaplarını bile okuyamadım. Çok kiskandim şu an sizi :D En sevdiğim ressam ama ışte... Bu arada yapbozun markasını söyler misiniz ya da nereden temin edebilirim :D İnceleme de çok güzel olmuş :)
Meltek
Gönderi Sahibi
Clementoni markasının Museum serisindendi. Hatta 3 puzzle bir arada ama diğer ikisini (Mona Lisa ve Hasat) yapmaya fırsatım olmadı henüz :) Sinema konusuna gelince, burada da yalnızca bir sinemada en küçük salonda oynuyor film maalesef. Ki salon da dolmuyor bile. Ama yakın zamanda internetten izlenebilir muhtemelen. Ben de tekrar izlemeyi düşünüyorum :) Teşekkür ederim bu arada :)