Gönderi

Spoiler içermez
8/10
·528 syf.··
2025 19. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2025 22:54
Evet... İki üç günde okuyabileceğim kitabı bir türlü bitiremedim... Hem iş hem de bayram merasimi yüzünden ne isteğim ne de vaktim oldu. Ama bugün baktım ki Mart ayının sonundayız, dedim hemen bitireyim çünkü nisana yarım kitapla başlayamam skkdkskdks (yeni aya yeni kitapla başlama huyum var diyeyim ben :)) Bugün bitirmek için olağanüstü bir çaba harcadım gerçekten... Kalabalık, misafir, gürültü cart curt derken kitaba adamakıllı vakit bulamadım. Kafamı odaklamakta, olayları kaçırmamakta, okuduğumu anlamakta zorlandım. Ama neyse ki bitirmeyi de bir şekilde başardım... ~ Şimdi öncelikle genelden özele doğru olan incelemeyi ikinci kitabında yapmayı düşünüyorum. Bu inceleme biraz daha kısa ve öz olacak. 1) Kitap kesinlikle tek başına bile Gölge ve Kemik üçlemesinden daha iyiydi. Yazar gerçekten hem kalemini, kurgusunu, karakterlerini hem de olay örgülerindeki güzellikleri geliştirmiş. Evet, birkaç eksiklik vardı yine ama onlar da benim açımdan pek göze batmayan şeylerdi. O yüzden kitabın beklentimi karşıladığını söyleyebilirim. 2) Ben zeki karakter okumayı çooook severim. Kadın erkek fark etmez, kurguda tahmin edemeyeceğim şeylerin olması, karakterlerin sürekli bana ters köşe sunması acayip hoşuma gider. Bu kitapta böyle oldu. Kaz Brekker bana göre zekiydi. Karakteri sevdim. Hatta diziden beri aşığım sjdkdkkdkdkdk. (Kendisi benim favori karakterlerimden olur. O kibirli, ketum, soğuk ve alaycı tavırları filan hoşuma gider.) Ama detaylı incelemesini dediğim gibi ikinci kitabın yorumunda yapacağım. Bu yüzden karakter analizini kısa kesmek istiyorum. 3) Okurken hiç sıkılmadım. Sayfalar su gibi akıp gitti bende... Sayfa sayısı çoktu ama yazarın anlatımı hafifti. Öyle yersiz, uzatılmış betimlemeler yoktu. Gayet yerindeydi. [Ben bu tarz kurguları severim. Hatta Locke Lamora'nın Yalanları serisini, bu seriden daha çok merak ediyorum. Konuları biraz olsun benzer çünkü... Hatta duyduğuma göre Leigh Bardugo, bu seriden esinlenmiş... İlhamı olmuş. O yüzden Locke Lamoranın Yalanları serisini de en kısa sürede okumayı düşünüyorum. Onun dışında da Hırsızların Dansı serisi de var. Ona da bakacağım...] 4) Karakterlerin geçmişine inilmesi, perde aralanması güzeldi. Bu sayede onları tanımış olduk. Ayrıca tüm olaylar gelişirken altı karakterin gözünden okuduk. Belki bu anlatım tarzı bazı okuyucuyu sıkıp yorabilir ama ben yorulmuyorum veya sıkılmıyorum. Bu yüzden okurken çabucak ilerlememe vesile oldu. ~ Bunların dışında diyeceğim bir şey kalmadı. Kısacası sevdim, sıkılmadan okudum. Öneririm. İkinci kitaba nisan ayında başlarım diye düşünüyorum ama hemen başlamam... Ara vermek istiyorum biraz. Hatta bundan sonra Kanatlar ve Küller Sarayı kitabına başlasam iyi olacak... (Ne zamandır aklımda, artık serinin ana olayını bitireyim bi... Ama üşeniyorum, niye bende bilmiyorum...)
Edebiyat
Kargalar MeclisiLeigh Bardugo · Novella Dinamik Yayınları · 20164,569 okunma
·
860 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Gölge ve Kemik üçlemesi aradan çıksa da buna başlasam hhdhd
Pınar
Gönderi Sahibi
Kuşatma ve Fırtına'da biraz dişini sıkman gerek... Sıkıcıydı çünkü:( (Nikoli olsa bile öyleydi) ama üçüncü kitabı ilk ikisinden daha iyiydi. Karakterler en azından daha bilinçli ve bilgiliydi. (hâlâ yetersiz olsa bile)