Postmodernizmin en önemli eserine ciddili bir inceleme.
7/10
·724 syf.··
2025 2. kitabı
·
1090 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2025 04:54
Halk kütüphanesinin bir nevi çok satanlar bölümünde görüp okumaya başladığım Oğuz Atay'ın 36 (otuz altı) yaşında yazdığı ilk eserini okumada önce yazarı tanımak amacıyla Korkuyu Beklerken adlı eserini de alıp okudum. Öncelikle belirtmek gerekirse bu eserin kalınlığı gözümü korkuttuğu ve yazarın üslubunun yanında mizah anlayışını öğrenmek için okudum. Siz de Tutunamayanlar'ı okumak istiyorsanız, Korkuyu Beklerken'in içindeki "Ne Evet Ne Hayır" başlıklı hikâyeyi sorgusuz sualsiz okuyun. Yoksa bu eser, okuduğunuz veya bitiremediğiniz en ağır kitap olarak kalacaktır. Önsöz kısmını da okuyun. Kullanıcı sözleşmesi muamelesi yapmayın. Bir kitap her şeyden önce okunmak ve anlaşılmak ister. Örneğin huyunu suyunu bilmeyip yakışıklı veya güzel diye aşık olduğunuz kişinin sizi üzmesi gibi bir durumu olur ya, kütüphanenizin bir köşesinde öylece bakışmak zorunda kalırsınız. En önemli tavsiyeyi verdiğime göre dilim döndüğünce özetlemeye çalışacağım. Kendi dünyasında yaşayan Turgut Özben, üniversiteden içine kapanık bir arkadaşı olan Selim Işık'ın ölüm haberini alınca cenazesine gitmek için yola koyulur ve yolculuk esnasında Selim ile yaşadığı güzel günler aklına geldikçe psikolojisi alt üst olur ve yanında "Olric" adında hayali bir karakter belirir. Amacı Selim'in intihar mektubunu okumak olsa da Selim'i intihara sürükleyen kişi ve unsurları tanıdıkça yolculuğun seyri değişir. Başlıkta da belirttiğim üzere bu eser postmodern bir eser; yani belli bir kurallar çerçevesinde değil, kafasına göre ilerleyen bir olay örgüsü var. Postmodernizm, postmodernizm diye zırvalıyorum ama kısaca postmodernizmin tanımını da yapayım bari. Postmodern romanlarda bilinç akışı ve üstkurmaca denilen anlatım teknikleri çok sık kullanılan bir teknik. Bilinç akışı: mesela çok sevdiğiniz bir arkadaşınız var ve ne kadar konuşursa konuşsun sıkmıyorsa, konu bir yerden başka bir yere gidiyorsa bilinç akışı deniliyor. Üstkurmaca ise okuduğunuz eserin kurgu ve hayal ürünü olduğunu hissettirmeye dayalı anlatım tekniği fakat Oğuz Atay mizahı kendini bu kısımda belli ediyor. Noktalama işaretlerinin olmadığı uzunca bir bölümde ve Selim ve Günseli gibi birden fazla karakterin gözünden yazılan kısımlarda can sıkıcı monologlar ve neredeyse hiç diyalog olmaması moralinizi bozabilir. Çünkü eserin kurmaca olduğunu unutacak kadar büyük bir hayal gücüyle karşı karşıyasınız. Konudan konuya atlayan arkadaşınızı bile unuttunuz. Yine her zaman olduğu gibi Gılgamış destanından hallice bir inceleme yazdığıma göre tavsiye ediyor muyum? Tabii ki de hayır. Okumak istiyorsanız Önce Korkuyu Beklerken'i okumaya başlayın.
Edebiyat
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,9bin okunma
·
80 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.