·432 syf.····Okunma: 18 Nisan 2025 00:00 Bu kitaptan en büyük kazancım kitapları sevebilmem için karakterlerin ne kadar etkili olduğunu bana olabilecek en ikna edici yolla öğretmesi oldu. Önceden de söylemiştim, kitabın kurgusu bence güzel, dünya inşaası da güzel, yazarın anlatım tarzı ilk kitabinda biraz acemiydi ama gelişime açıktı, özelikle bu kitapta kendisini ne kadar geliştirdiği anlaşılıyor. Betimlemeleri çok sade ve güzeldi. Ama karakterleri o kadar bir parça bile sevemedim ki bu güzel yanları bile kitaptan keyif almama yardımcı olmadı.
Alina hayatımda gördüğüm en sinir bozucu karakterlerden biri olabilir. İlk iki kitapta ayağına diken batsa günlerce sızlanırdı, hatta 2. kitabın sonunda bile hala öyleydi ama bu kitapta bir anda güçlerini kabullenmiş Sankta Alina olmuş ve kendince elinde olması gerekenleri sahipleniyor. O kadar gıcıktı ki. İlk kitapta Malyen'e aşık olduğunu söylemesine rağmen gidip Karanlıklar Efendisi'yle öpüştüğünde dedim ki tamam, bu kız hayatı boyunca hep ilgisiz kalmış azıcık ilgi görünce hata yapabilir, okay, ama kalan 2 kitap boyunca da Malyen'le birlikteyken bile Karanlıklar Efendisi'ni düşünmeyi bırakmadı. Hayır bir tek o da değil, Alina tamam Karanlıklar Efendisi'ni öptün geçti de Nikolai'yi niye öpüyorsun?? Sen gerçekten Malyen'i sevdiğine emin misin?
Ve maalesef 3 kitabı da onun bakış açısından okuduk ve bu bakış açısı gıcık olduğu kadar da yetersiz.
Malyen ise vasıfsızlığın vücut bulmuş hali. O yokken bile yeri hiç belli olmuyordu öyle bir vasıfsızlık. Ben başrollerin ille de süper güçlü olmaları gerektiğini savunmam, hatta sadece insan olarak başarıya ulaşmalarını hep desteklerim ama Malyen öyle değil gerçekten. Bunu yazar da en sonunda fark etti sanırım ve Malyen için o şaşırtıcı ama bir o kadar da saçma sırrı ortaya çıkardı. Evet şaşırdım doğrusu ama abla Allah aşkına bunu neden dan diye söylüyorsun ki insan azıcık azıcık, ucunu göstere göstere spoiler verir.
Kitabın her iki başrolünü de sevemedim. Nikolai'nin 2. kitaptaki korsan halledini sevmiştim, bu kitapta da hiç yoktu neredeyse. Keşke daha çok okuyabilseydik. Zoya'yı hiç hiç hiç sevemedim. O kadar zorlamaydı anlatamam. Genya ve David'in de aralarındaki ne aşkı, ne çekimi ne de diğerleriyle arkadaşlıklarını hissedemedim. İkizleri belki severdim, Alina'nın yetersiz bakış açısıyla yazılmanız sizin suçunuz değil.
Bu kitabın başrolü Karanlıklar Efendisi olmalıydı. Potansiyeli çok boşuna harcandı bence. Eğer iyi yazılsaydı o ve Alina arasında mükemmel bir lovers-to-enemies-to-lovers okuyabilirdik. Baghra ise bu kitapta sevdiğim tek karakterdi sanırım ( ve Misha) onun hikayesi Alina'nın hikayesinden çok daha güzeldi bence.
Seri bittiği için mutluyum. En kısa zamanda Kargalar Meclisi'ne başlayacağım ve onun çok daha iyi olduğuna o kadar eminim ki yazarın anlatımı bu kitapta bile fark edilecek kadar gelişmişti. Bu seriyi size sanırım... önermem. Ama KM'yi en iyi şekilde deneyimlemek için hayranlar okunması gerektiğini söylüyor. Bilemedim şimdi. Neyse siz benim dediğime uymayın. Keyifli okumalar dilerim hepinize •3•