10/10 Bir Eser
10/10
·542 syf.··
Beğendi
·
2025 17. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2025 21:01
Başlamadan önce belirtmeliyim ki şu anda incelemesini okuduğunuz bu kitabın yerli edebiyatımızın en iyi 5 romanından biri olduğunu düşünüyorum. Ve öyle tahmin ediyorum ki Şair'in ilk baskısı yıllar sonra çok ciddi bir değer görecektir. İşte bu kadar kıymetli bir kitap ile karşı karşıyasınız. Şair'in yazarı Rafet Elçi. Kendisi 1979 Bayburt doğumlu. Şair dışında başta Ahrar olmak üzere birkaç tane daha romanı ve birkaç tane fikri eseri ve bir de şiir kitabı bulunuyor. Şair'in ilk baskısı 2011 yılında Fanus Yayınları tarafından yapılmış. Yayınevini ilk defa duydum ve kitabın künyesinde yazdığına göre İz Yayıncılığın bir alt kuruluşu olduğu görünüyor. Bu da bana şunu düşündürdü; demek ki Rafet Elçi'nin bu kıymetli eserini İz Yayıncılık kendisi değil alt kuruluşuna yayımlatmayı uygun görmüş. Burada editöre de ciddi bir eleştiride bulunmak gerekiyor çünkü bu eser öyle alt kuruluşa vesaire bırakılacak bir eser değil. Büyük yayınevlerinin kulakları çınlasın: Ne kıymetli eserleri sırf yazarı popüler değil diye gözden kaçırıyorsunuz. Yayınevi ve editör eleştirimizi de yaptıktan sonra şimdi eserin dünyasına geçebiliriz. Şair'in hikayesi yedinci yüzyılda Arabistan'da başlıyor. İslamiyet yeni gelmiş ve henüz yaygınlaşmamış. Tam da o geçiş dönemi. Arap kabileleri kendi aralarında rekabet hatta savaşlar halinde. Fakat bu bedevî ve sert insanların ortak bir tutkusu var: Güzel ve nükteden konuşma, yani dil sanatı, yani şiir. Evet bu insanlar şiire tutku ile bağlılar ve şairler el üstünde tutuluyor. Ve hatta bu insanlar savaşırken, kılıç şakırdatırken dahi ara verip birbirlerine şiir okuyabiliyorlar. Yani bir kısa şiir molası verip sonra "hadi savaşa devam" diyorlar. “Dilimin mührünü çözüp, kelamın uzun kılıcını sıyırdığımda, mevsimler değişecek.“ Sayfa 62 İşte bu şairlerin içerisinde iki genç var: Biri Zeyd öbürü Tuleyle. Ve bu iki genç şairin görüp aşık oldukları ve evlenmek istedikleri dünya güzeli bir de kız var: Sara. İkisi de Sara'yı istiyor. Peki Sara hangisine verilecek? İkisinin de kabileleri güçlü ve meşhur. Ve ikisinin Şairliği de meşhur. Peki Sara hangisine verilecek? İşte bunu belirlemek için çok güzel bir yol bulunuyor: Şiir Yarışması. Evet bu iki genç şair Sara için kılıçla değil şiir ile kapışacaklardır. Devamı mı? Eserin içinde :) Eserin ana hikayesi Zeyd, Tuleyle ve Sara arasında geçiyor. Ve bu hikayeye ek olarak Farisi Rüstem, Türk Binbaşısı Tonga ve Tonga ile başlayan o dönem Türkleri. Roman, başta belirttiğim gibi Arabistan'da başlamıştı. Sonrasında yolculuklar ile İran'dan geçti ve Türkler'in yaşadığı coğrafyaya kadar geldi. Evet siz sadece bir roman okumuyorsunuz aynı zamanda muhteşem bir yolculuğa da çıkıyorsunuz. Bu yolculukta kızgın kumlu çöller, kar yağışlı yollar, ormanlık içinde dağlar, yeşillikler, farklı coğrafyalar ve farklı kültürler ile bir seyyah gibi geziniyorsunuz. Ve bu gezinti Türklerin yaşadığı bölgeye gelince eserde bambaşka bir güzellik daha başlıyor :) Yedinci asır Türklerinin yaşantılarının ve insanlıklarının güzelliklerini ve düzenli ordularının intizamlığını okumak oldukça güzeldi. Binbaşı Tonga, eşi Ildız ve Tonga'nın kız kardeşi Çiçek ve arkadaşı Bozo ve diğerleri. Ve dönemin Hakanı Tong Yabgu ve Türk ordusunun o muhteşem disiplini ve intizamı. İşte o Türk çadırlarının arasında gezinirken yazarın tuttuğu objektif ile sanki siz de âdeta oralarda yerinizi alıyorsunuz. Okumuyorsunuz da sanki siz bütün anlatılanları yüksekçe bir tepeden canlı olarak seyrediyorsunuz. O ormanlarda o arazilerde siz de Tonga ile Çiçek ile birlikte geziniyorsunuz. Tong Yabgu'nun binlerce askerden oluşan ordusunun o birlikte tek bir asker gibi hareket edişlerini o muhteşem manevralarını ve kurtlar ile olan yarenliklerini soluksuz bir şekilde âdeta seyrediyorsunuz. Gerçekten çok çok etkileyici bir metindi. Yazar âdeta o dönemde yaşamış da tekrar geri gelip şimdi bize anlatıyor gibiydi. Eserin kurgusu da oldukça başarılı. Birbirinden ayrı ilerleyen hikayeler öyle güzel bir şekilde tekrar birbirine bağlanıyor ki gerçekten çok iyiydi. Ayrıca eser isminin hakkını da fazlasıyla veriyor. İçinde muhteşem şiirler yer alıyor. Rafet Elçi aynı zamanda bir şair olduğu için hikayesini muhteşem şiirler ile de zenginleştirmiş. Özetle bu eserin içinde aşk var, şiirler var, ilk Müslümanlara uzaktan tutulan bir fener var, yol var, yolculuk var, çöl var, kızgın kumlar var, kölelik var, açlık var, hüzün var, dostluk var, macera var, atalarımız da var... Velhasıl var da var. Daha fazla söze gerek yok. Sadece son olarak şunu söylemek isterim; bu romanın iyi bir bütçe ve iyi bir yönetmen ve iyi bir oyuncu kadrosu ile efsane bir filmi de olur. Bu son derece kıymetli ve özel eseri bütün okurlara önemle tavsiye ediyorum. Herkese faydalı okumalar dilerim.
ŞairRafet Elçi · Fanus Yayınları · 2011480 okunma
·
994 Gösterim
4 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Çok güzel ve kıymetli bir inceleme olmuş, kaleminize yüreğinize sağlık.
Serdar
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim Harun Bey. Şair'i sayenizde keşfetmiştim, sağ olun, var olun.
Henüz yaridayim Harun Çelik in önerisi ile okuyorum. Okuduğum en Güzeli diyebilirim
Serdar
Gönderi Sahibi
Ben de Harun Çelik'in youtu.be da ki Şair inceleme videosunu izledikten sonra kitabı temin edip okumuştum. Faydalı okumalar dilerim.
Kitabın şanına yakışır muhteşem inceleme. Kaleminize sağlık
Serdar
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim.
Öyle güzel yazmışsınız ki… önerinizi dikkate aldım ve sepetime ekledim, en kısa zamanda alacağım. Şiir yarışmasını kimin kazandığını ve sara’nin kimle evlendiğini çok çok merak ediyorum..
Serdar
Gönderi Sahibi
Önerimi dikkate aldığınız ve yorumunuz ile katkıda bulunduğunuz için ben teşekkür ederim. Şimdiden iyi okumalar dilerim.