Gönderi

İbrahime giden yol
10/10
·528 syf.··
Beğendi
·
2025 179. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2025 02:01
divan edebiyatı yazarı olan iskender pala’nın içine Dan Brown ve Sanki Ahmet Ümit gel İskender Pala seninle bir polisiye yazalım demiş gibi bir metin.Tarih ve bilim kaynaklarını harmanlayıp(ara ara metinde açıklama ve kaynaklar da yer alıyor). İskender Pala bu romanında çok güzel bir konu bulup çok iyi harmanlamış. üç semavi dinin atası hz. ibrahim’i konu alması hikayenin çok geniş bir coğrafyaya yayılmasına sebep olmuş.sümerler, akatlar, hz. ibrahim, hanif akidesi, nemrut, kur'an'ı kerim, incil, tevrat, sin-ammar, ... ilgimi çekebilecek başlıklar bir aradaydı. araştırma yönünden oldukça başarılı buldum. yazar, ortadoğu’daki karışıkların ve savaşların sebeplerinin sadece petrol olmadığını ve bu toprakların tarihini ve kültürünü kıskanan ve sahiplenmeye çalışan diğer ülkelerin bu amaç uğruna neler yaptıklarını ve yapabileceklerini hikaye içinde geçen sohbetlerde bize aktarırken aslında okuyucuya vermek istediği mesajları da alktarmış oluyor. ayrıca romanı okurken hz. ibrahim ve ortadoğu hakkında bilgilere de sahip oluyorsunuz. spoiler --- gelelim ekşi şeylere... ***ilk olarak kitabı okumaya başladığım andan beri beni en çok rahatsız eden şey; karakterlerin yaşları. vuslat (25): mit ajanı. ancak bu ablamızda öyle bir eda var ki! önüne gelene ahkam kesmeler, yaşından büyük laflar etmeler, serseri uçarı haller... bu karakterin yaşı en az 35-40 olmalıydı, öyle bir haleti ruhiyeti var çünkü. ayrıca tuhaflık şu ki; kevin (26): çaylak cıa ajanı diye tanımlanırken vuslat'ın 25 yaşında üst düzey yetkili mit ajanı gibi lanse edilmesi. selim (28): üniversitede dinler tarihi asistanı sümerolog. doktorasını tamamlamak üzere olan ve derslere giren bir asistan (!). doktorasını tamamlamadığına göre eski tabirle yrd. doç. dr olamaz, yani araştırma görevlisidir diye düşünüyorum. "..çünkü bugüne kadar hiçbir dersine civcivlere talimi terk etmedi." normal şartlarda üniversitelerde araştırma görevlileri derse girip ders anlatmaz ama kitapta yılların hocası gibi bir anlatım var. selim karakteri öyle bir anlatılıyor ki adamın en az 60-70 yaşında olması lazım çünkü her alanda uzman, her şeyi biliyor maşallah. alperen (28): emniyet istihbaratında komiser. güya komiser ama çok üst düzey yetkileri var bu karakterin de. aynalı özel bölmeli odalar, izinsiz kafasına göre ülke değiştirmeler, suçluyu yakalamak yerine gitmesine izin vermeler.. aynı zamanda vuslat ile evli ama bu nasıl bir evlilik? kitabın en vasat kaldığı konu bu olsa gerek. ayrıca bu karakterin de en az 35-40 yaşında olması lazım anlatıma göre. ***diğer karakterlerin yaşları ile ilgili bir sıkıntı gözüme çarpmadı ancak selim-zara ilişkisi oldukça başarısız işlenmişti. zara tehlikeli bir kız, iyi eğitilmiş bir ajan. kızdan her şeyi bekleyebilirsin ve en önemlisi suçlu, zanlı. alperen'in zara'nın elini kolunu sallayarak gidişine izin vermesi ve kitabın son bölümlerinde zara'nın da nemrutta buldukları gizli geçide gelmesine izin vermeleri anlaşılabilir bir durum değil, kız ajan ya bu ne güven böyle. zara'nın yanında bir şeyler konuşmak bile tehlikeliyken adamlar alıp yerin altındaki labirente götürüyorlar. *** "maskarası rimelinden fazla dikkat çeken koyu gözlerini tekrar kevin'a çevirdi." bu cümleyi 2-3 kere okudum ve anlamaya uğraştım. zira maskara ve rimel aynı şey ( malzemenin asıl adı maskara iken rimmel londonmarkanın adıdır). yazar burada maskara ve göz kalemi veya eyeliner demek istemiş olsa gerek. "kevin'e" olarak yazılması gerekiyordu kısmı var bir de... erkek bir yazarın makyaj malzemesine dikkat etmemesi normal bir durum aslında, abartmaya gerek yok ama ilgimi çekti belirtmek istedim. ***bazı sayfalarda selimler, zaralar ve vuslatlar birbirine giriyor. kim kime ne demiş ayırt etmek zorlaşıyor. böyle hatalar olmasaydı keşke. ***grup kardeşliğin "gizli" toplantısının olduğu odanın güvenlik tedbirlerinden yoksun olması gözüme çarpan diğer detay. kevin paravanın arkasına bakmaya gidiyor bir anda üyeler içeri giriyor, toplantı başlıyor ve çaylak cıa ajanı "gizliliğin" ortasında kalıyor. enteresan. ***kitabın sonu hiç tatmin edici değil. o kadar zorluğa göğüs gerdiler günlerce, tehlikeli olduğunu bile bile vıp minibüsle üstelik türk plakasıyla ülke değiştirdiler, kurşun yağmuruna tutuldular, şifreleri takip edip çözdüler, gizli geçidi de buldular, metan gazı tehlikesine karşın korkusuzca yerin altındaki labirentte ilerlediler.. ancak finalde diski kırıp hazineyi açmadan geri döndüler. neden uğraştınız ki o zaman? bunca çabaya ne gerek vardı? uğraş didin zaman ayır son anda fikir değiştir, anahtar rolündeki diski kır at üstelik diski altı parçaya bölüp (selim-zara-kevin-maasaki-vuslat-alperen) herkese bir tane vermesi son derece mantıksız, ne alaka yani? ***aranan listesindekilerin istedikleri gibi uçağa binmelerini geçiyorum. ***gelelim maasaki'ye..japon emniyet görevlisi. kitaptaki en minnoş karater bence. ancak bu adama da sonsuz güven duyup her yere peşlerinde götürmeleri mantıksız. her türlü ajanın cirit attığı ortamda kabul edilebilir bir durum değil. ayrıca bu arkadaş zaten alması gereken bilgileri aldı neden hala ortalarda dolanıyor? üstelik iki kişiyi de öldürüyor. öldürmesi kendince haklı sebeplere dayanabilir ancak kitapta güven konusunda ciddi açıklar var. ***daha önce de dediğim gibi polisiye olarak değil ancak araştırma kitabı olarak iyi. kurgu ve karakter iyi işlenmemiş ve özensiz. sadece verdiği bilgiler ilgimi çekti. keşke salt araştırma kitabı olsaydı.
1000Kitap
Abum Rabumİskender Pala · Kapı Yayınları · 201812,3bin okunma
·
92 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.