Gönderi

Aşkın ve Hırsın Rüzgarları…
8/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2025 34. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2025 21:36
Herkese selamlar 1K ailesi! Günümüzün Nişantaşı sokaklarında başlayan, sonrasında sizi alıp bambaşka zamanlara, diyarlara götüren; simyacıların, dervişlerin, Rus askerlerinin, Bolşevik Katliamının ve büyüleyici bir aşk hikayesinin olduğu bir roman olan Butimar ‘ı inceleyeceğim bu akşam… İlk olarak Butimar’ın anlamı ile başlamak istiyorum çünkü kitabı elime aldığımda ilk yaptığım şey merak edip Butimar’ın ne demek olduğunu araştırmak oldu.. Butimar, Pers mitolojisinde efsane bir kuşun ismidir. Bu kuş, su ihtiyacını deniz suyu ile gideren bir türdür. Deniz kıyısında yaşar ve denize aşıktır. Hem de ne aşk… Aşkının kıyılarında oturup saatlerce onu izler, hayranlıkla bakarak geçirir ömrünü… Yaşaması için gereksinim duyduğu suyu; denizin bitmesinden, aşkını kurutmaktan korktuğu için tek damla içmez… Ve sonunda ise susuzluktan ölür… Daha kitaba başlamadan Butimar efsanesi ile mest oldum… Aşk, sevgi gibi kavramların kelimenin ötesine gitmediği, içinin boşaltıldığı, aldatmaların normalleştirildiği, insanların değil sevgisi için fedakarlık yapmak, en ufak bir emek göstermeden ilişkisini sürdürmek istediği, sürmeyince de yedekte beklettiği bir başkasına gittiği çağımızda, kitabına böyle bir isim verip bu mit ile tanışmamı sağlayan yazarımız Kaan Murat Yanık ‘a teşekkür ediyorum. Kitabımız mesleğinde çok başarılı ünlü bir psikiyatristin hikayesi ile başlıyor. Mesleğindeki başarısının tam aksine, iç dünyasında paramparça bu karakterimiz, antidepresanlar ile ayakta duran birisi.. Çağımızın maddeci dünyasına bir türlü ayak uyduramıyor. Hastalarından, arkadaşlarından, insanlardan öyle sıkılmış ki kimseyle görüşmek bile istemiyor. Kimliğini belli etmeden kenar mahallelerdeki çocuklarla maç yapıyor rutin olarak.. Kâh çarşaf giyip Bebek semtinde dolaşıp insanların tepkilerini ölçüyor, kâh dilenci kılığına girip dilenerek sosyal gözlem yapıyor… Bu arada bu Kaan Murat da kitabı yazmaya hazırlanırken çarşafa girip Bebek’te dolaşmış, ve dilenci kılığına girip dilenmiştir.. Yazarın diğer kitaplarına yaptığım incelemelerde kendisinden çok bahsettiğim için detaylara girmeyeceğim yazar ile ilgili. :)) Devam edelim… Psikiyatristimizin en büyük amacı ise kendi rüyalarını tasarlamak ve orada yaşamak… Neden mi? Çünkü rüyasında gördüğü Butimar isimli bir kıza aşıktır!! Ve tek amacı Butimar’ına kavuşmaktır… Bir gün eline büyük büyük amcası Yusuf’tan kalma bir mektup geçer ve amcasının Butimar isimli birisi ile evli olduğunu öğrenir. Bunun üzerine de günlerce bu hikaye üzerine düşünüp uykusuz kalıp sonrasında derin bir uykuya dalar ve beklediği rüyayı görür.. Böylece kitabımızın asıl kısmı başlar ve bizler de Yusuf ile Butimar’ın hikayesinin içinde adeta kayboluruz… Günümüzde Ermenistan’ın başkenti olan Erivan’da geçiyor olay. O zamanlar Revan deniyor buraya. Yusuf, rüyalarında gördüğü Butimar adlı kızı gerçek hayatta bir düğünde görünce adeta nutku tutulur ve kızı babasından ister fakat babası vermez. Sonrasında ise olaylar gelişir. Spoiler vermemek için çok detaylandırmayacağım olayın gelişimlerini fakat değinmek istediğim noktalar var… Romanda birçok farklı tema birlikte işlenmiş. Aşk, tarih, dostluk, hırs gibi birçok konuda çok güzel mesajlar veriyor biz okurlara.. Olay Rus İşgalinin, Bolşevik Devrimi’nin gölgesinde yaşanıyor. İnsanların inançları, ırkları, kültürleri yüzünden nasıl işkence gördüklerine, katledildiklerine tanıklık ediyoruz. Yusuf’un köyüne gidip de vahşet ile karşılaştığı kısımlar baya etkileyiciydi. Dönem çok güzel yansıtılmış arka planda.. Yusuf ile Behzad’ın dostlukları da yine kitaptaki etkileyici şeylerden birisiydi. Bu ikili ile hocaları Ali Garbi arasında geçen sohbetleri çok seveceksiniz.. Aşk bir insana hangi çılgınlıkları yaptırabilir? Para hırsı insanın gözünü ne derece döndürebilir? Peki ikisi çakışırsa, birinden birini seçmek zorunda kalırsa insan, o zaman ne yapar? Yusuf’un hikayesi, iç çatışmaları üzerinden bunları sorgulatıyor kitap. Yusuf öyle bir kuyuya düşüyor ki çıkmak için çabalamak yerine kuyuyu kaza kaza kendini daha da dibe itiyor adeta… Kendi kuyusunu kendi kazıyor anlayacağınız… Son okuduğum kitaplardaki karakterler hep hırs kurbanı oldular. O yüzden ben çok korktum bu toksik duygudan.. Allah bizleri bu tarz obsesifçe hırslardan korusun diyelim… Her Kaan Murat kitabında olduğu gibi büyülü gerçeklik yine kendini buram buram hissettiriyor. Rüyalardan tutun da geçmişten gelmiş insanlara kadar birçok mistik öge var yine.. Simya gibi bir konu da güzel yedirilmiş kitaba. Yazarın okuduğum bir önceki kitabı olan Uzakların Şarkısı ‘nın ilk bölümü de postmodern bir tarzda yazılmış, modern insanın iç çalkantıları ile doluydu. Butimar’da da ilk kısımdaki psikiyatrist üzerinden günümüz dünyasını ciddi şekilde sorgulamış, insanların üzerindeki etkisini güzel bir dil ile irdelemiş Kaan Murat. Kendisini bu tarzda da başarılı bulduğumu bir önceki incelememde de dile getirmiştim. Bir okur olarak kendisinden bu tarzda bir kitap okumayı çok isterim. Umarım bir gün böyle bir eser ile karşımıza çıkar. Özellikle ağır okumaların arasında size nefes aldıracak, farklı dünyalara götürecek bir eserdi. Kafanızı dağıtmak istediğinizde okumanızı tavsiye ederim. Çağdaş Edebiyatımıza ve böyle yetenekli yazarlarımıza destek olmak açısından da her okur mutlaka okumalı diye düşünüyorum… Kitap ile kalın okur dostlarım.. Keyifli okumalar diliyorum herkese…
Edebiyat
ButimarKaan Murat Yanık · Ketebe Yayınları · 20226bin okunma
·
1 +1'leme
·
2.303 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kitabı okudum ama o zamanlar odaklanma sorunum vardı.Bu sene nasip olursa bir daha okuyacağım.Bu güzel incelemen için kendi adıma teşekkür ederim kankam .Spoilersiz çok iyi yazmışsın eline, yüreğine ve zihnine sağlık 🙂
Emine İnen
Gönderi Sahibi
Yücel Ünal Tarık Tufan’a kesiinnn gidelimm amaa 🤩🫠💃