Merhaba. Bu ayın bir diğer okuduğum kitabı Fakir Baykurt'un Tırpan adlı romanı oldu.
Yazardan ikinci okumam kurgu olarak gerçek hayatta da çokça şahit olduğumuz kanayan yaralardan biri olan küçük gelin mevzusunu göstermiş yazar. Fakat ne yazık ki önem verdiğim değerlere ithaf ve sarf ettiği aşağılama, karalama gibi hakaretlerde bulunulması zaten başlı başına huzursuz edici bir mevzuyu daha da rahatsız edici bir konuma sürükledi. Eleştiri mi, kıyaslama mı, bir art niyetle mi yazıldı hâlâ anlamış değilim. Benim için yazarla veda okuması oldu diyebilirim.
Gökçimen'deki köy kızlarının kaderi üzerine kurulmuş bu hikâyede tüm kızları temsilen Dürü'nün zorla evlendirilişi anlatılıyor.
13 yaşındaki Dürü, evinin çatısında ayva yerken Evşi köyünün ağası Musdu'nun gözüne ilişir. Hemen o anda kafayı takar ve evlenmek ister. Havana, Dürü'nün annesi bu duruma karşı çıksa da Musdu kızı almakta kararlıdır. Babası Velikul'la konuşmak için hiç zaman kaybetmez.
İşte o andan itibaren Dürü'nün hikâyesi ve çilesi başlar. Neredeyse tüm köy halkı onlara karşı birleşmiştir. Bir Uluguş nine, Koca Linlin ve köyün kızları Dürü'den vazgeçmezler. Oyunlar kurulur, Dürü saklanır ama kaçınılmaz sona doğru gider yani düğün alayının kuruluşunu görürüz. Fakat Dürü'den istenilen ve beklenilen hamle sonunda gelir. Ve Dürü, tüm Gökçimen kızları adına ve kendi kurtululuşu için büyük bir adım atarak isyanı başlatmış olur.
#heraybirşiirbirromanokuyoruz
Okuyan1fenogretmeniNeslihanGülşah OngunSena KaracaFatma KazankayaSmkKitapperverbiriŞeyma Çakıcı
#kitapalıntıları
"... İçimin samanları ateş aldı tütüyor. Karnım, göğsüm duman doldu. İnfilak edip patlayacağım şimdi!.."
"Uluguş nine, ne zormuş Gökçimen'de kız olmak!"
"Kız olmaktan kolay imiş ocaklarda köz