Yaşar Kemal'in bu kısa ama çarpıcı eseri, ilk bakışta bir çocuk masalı gibi görünse de aslında sömürü ve diktatör bir düzene karşı direnişin, esaretten kurtulmanın, baş kaldırmanın hayvanlar üzerinden hikayesidir. Bu eser aynı zamanda Yaşar Kemal'in tek distopyasıdır. George Orwell'ın 1984 distopyasından daha çok beğendim.
Filler, baskının ve zorbalığın temsilcisi; karıncalar ise ezilmiş, hor görülmüş, suskun kalmış halkın temsilcisi... Yaşar Kemal'in sömürenleri hayvanlar aleminin en iri hayvanı fillerle, sömürülenleri ise en ufak ve sayıca çok kalabalık olması sebebiyle karıncalarla simgelemesi etkileyiciydi. Bu masal, aslında bize bizi anlatıyor. Sessiz kalmayan, baş kaldıran bir karıncanın bile fillerin diktatör düzeni değiştirebileceğini görmek umut vericiydi.
Ve bir gün düşünen, sorgulayan kırmızı sakallı bir topal karınca, fillerin bu sömürü düzenini sorgulayıp baş kaldırıyor. Ama bu öyle bir başkaldırma ki karşısında tüm dev filler titriyor. Yaşar Kemal'in Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca distopyasını okumayan herkese tavsiye ederim.
Kitaba 8.9/10 Puan veriyorum..