İnsanı Çıldırtan Sessizlik
7/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2024 5. kitabı
Ödüllü yazarımız Orhan Pamuk'tan okuduğum ilk roman olan Sessiz Ev'i iyi bir başlangıç olarak görüyorum. Yazarın ilk kitabı hacim ve Thomas Mann'ın gölgesi nedeniyle hep gözümü korkutmuştur. Biraz da arka planda kalan bir kitabından başlamak istedim sanırım. Orhan Pamuk’un 1983 yılında yayımlanan bu romanı, İstanbul yakınlarındaki Cennethisar adlı hayali bir kasabada geçiyor. Roman, üç kardeşin babaanneleri Fatma Hanım’ı ziyareti sırasında yaşananları ve geçmişe dair anıları anlatıyor. Eser, beş farklı karakterin (Fatma Hanım, Recep, Hasan, Faruk ve Metin) iç monologlarıyla ilerliyor. Bu anlatım tekniği, karakterlerin iç dünyalarını derinlemesine keşfetme imkânı sunuyor. Bu karakterlerin yanında evin beyi olan doktor Selahattin ise bambaşka bir temsili sunuyor. Her ne kadar diğer kitaplarını okumamış olsam da yazarın Doğu- Batı çatışması, modernleşme konuları üzerine fazlaca düşündüğünü ve eserlerinin ana izleğinde yer verdiğini biliyordum. Hatta yazar bu anlamda Ahmet Hamdi Tanpınar - Oğuz Atay 'ın devamı olarak bile görülüyor. Bu kitabında da bu izleği belirgin şekilde görmek mümkün. Yazar bu temayı Doktor Selahattin Bey ile eşi Fatma arasındaki çatışma üzerinden veriyor. Selahattin bey oldukça pozitivist ve Batı’ya hayran bir figür olarak, geleneksel değerlere karşı çıkıyor. Eşi Fatma Hanım ise geleneklerine bağlı, dini değerlere önem veren bir karakterdir. Bu ikilik, Türkiye’nin modernleşme sürecindeki toplumsal gerilimleri yansıtıyor. Eserde bu iki karakterin evliliği üzerinden yeni kurulan bir Türkiye Cumhuriyeti de anlatılıyor. Kitabın 1983 yılında yayınlandığını düşünürsek kitapta sağ-sol çatışmasının olmaması tabiki mümkün değildir. Bu çatışmayı bir kadın erkek üzerinden, hatta saplantıya varan bir aşk üzerinden anlatıyor yazar. Devrim yanlısı, cumhuriyetçi Nilgün ile ona saplantılı şekilde aşık olan ve devrim karşıtı Metin üzerinden de dönemin bir resmi çiziliyor. Bu iki karakterin arasındaki çatışmanın son noktasını 80 Darbesi gibi bile görebiliriz bence. Öte yandan bu sağ-sol çatışması dışında bir de liberal görüşler taşıyan, zengin olma hayalleri kuran, içi boş özgürlük nidaları tutturan bir Metin'imiz vardır. Abi Faruk ise alkolik bir tarihçidir ve dedesi gibi o da kitabını bitirmek için hayatını harcamıştır, eşi onu terk etmiştir ve geçmişe takılı halde arşivlerde gezmektedir. Kitabın en dramatik kısımlarından biri ise roman ilerledikçe ortaya çıkıyor ve dışlanmış bir karakter olan Recep'in hikayesi okura veriliyor. Tonton huysuz teyze olarak okuduğumuz bir karakter olan Fatma Recep'e neler etmiştir. Aslında bu karakterlerin hepsinin üzerinde Doktor Selahattin Bey'in gölgesi dolaşır, karakterler onun yaşamının günahlarını taşır. Ezcümle, özellikle Fatma karakterinin aklımdan çıkmadığı bu romanı öneriyorum. Dönemin ve yaklaşık 60 yıllık cumhuriyeti ucundan okumak için iyi bir eser. İyi okumalar. "…Kendine hakim olan, kendini her an sorguya çeken bir insan Türkiye’de sahici olmaktan çıkar, mutlaka çıldırır. Türkiye’de çıldırmamak için insan koyvermeli kendini…" (sayfa 192) Sessiz Ev Orhan Pamuk
Sessiz EvOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 20248,6bin okunma
·
42 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.