·448 syf.··Beğendi
···Okunma: 20 Mayıs 2025 21:51 Bazen diyorum ki bu seriyi okuyarak kendime ne büyük bir iyilik etmişim diye. İlk kitabını severek okumuştum ve ikinci kitabına kavuşmayı da dört gözle bekliyordum; sonunda okudum, bitirdim ve buradayım; bir tıkta rahatsızım aslında çünkü kitap öyle bir yerde bitti öyle arafta bıraktı ki okuyucuyu okumak için bekleyenlere tavsiyem ancak ve ancak üçüncü kitabı edindikten sonra başlama kararı alın yoksa zira sizde benim gibi böyle can çekişirsiniz sonra.
İkinci kitapta ne mi oldu dersiniz: Artık Citra Tırpan Anastasia adını alarak tam teşekküllü bir Tırpan haline geldi ve hem ciddi anlamda insaflı bir devşirme yöntemi kullandığı hem de sırf varlığı sebebi ile diğerleri arasında tartışmalara sebep oldu. Rowan her ne kadar biz eylemlerini pek göremesek de Tırpan Lucifer lakabıyla bir anti-tırpan oldu, özellikle yoldan sapmış olan bazı cübbeli şahsiyetleri elden geçiriyor bir nevi haşere temizliği yapıyor diyebiliriz. Tırpan Curie hala Citra'yla takılıyor, Faraday ise yeni asistanıyla birlikte hazine avcılığı oynuyor. Fırtına Bulutu için dağları bile yerinden oynatabilen gariban bir Greyson'ımız var, sonra bir parti oğlanının dramını okuyoruz. Benim en nefret ettiğim malumumuz hamamböceğinden hallice kötü adamlarımız var elbette. Nahoş ve Tonist yaşamlarından kesitler de serpiştirilmiş böyle aralara, en sonundaysa büyük bir katliam eşliğinde yazarın okuma hevesimizi, arşa çıkmış merak duygumuzu ve yerinden hoplayan sinirlerimizi kursağımıza tıkayarak bizi ölüp ölüp dirilttiği bir finalimiz mevcuttu.
Bir an bu deli gene ne saçmalıyor diye düşündünüz değil mi, şimdi ben bu yukarda dediklerimi tek tek açıklayacağım aslında da o kısımlar spoilera girer o sebeple henüz oralara girmeden okumamış kesim için birşeyler daha yazmak istiyorum. Ben okudum onlarda okusun ama önce akıllarını çelmeliyim değil mi, ben ve benim hain planlarım işte.
Neyse olaya daha profesyonelce yaklaşmam gerekirse eğer yazarın kalemi her zamanki gibi akıcı ve keyifliydi, puntosu sebebi ile de okumak bir hayli kolay oldu. İlk kitapta ki devşirme günlüklerinden kesitlerin aksine bu hikaye boyunca Fırtına Bulutu'nun düşüncelerinin ve hislerinin yazılı olduğu kısımlar okuduk ki bunlar da anlık yaşanan olaylarla alakalıydı çoğunlukla yani birşey yaşandığı vakit o büyük yapay zekanın da neler düşündüğünü öğrenmiş olduk böylelikle.
Bu sefer Citra'yla Rowan'a ek olarak Greyson Tolliver adında yeni bir karakterimiz daha vardı, bir yere kadar Tygar Salazar'ın bölümlerini de okuduk; temel olarak 3 ana karakter vardı diyebiliriz. Neden 3 tane sormayın söyleyemem işte...
Bayağı tempolu ve bol aksiyonlu bir kitaptı ayrıca, insan hiç sıkılmıyor ve anında okuyup bitirmek istiyor. Düşman tarafı bayağı bir sinir bozucu okuyanı hasta ediyor orası ayrı tabi, hani bazen bir filme ya da kitaba girip oradaki bir karakteri böyle evire çevire dövmek istersiniz ya hah işte o duyguyu yüzle çarpın, düşmanın kim olduğunu söylemeyeceğim ama görür görmez anlayacaksınız zaten sebebini.
Yani demem o ki serinin ilk kitabını okuyan bir kişi zaten hayli hayli sever bunu da, henüz hiç yanına yöresine yanaşmamış insanlar ise eğer bilim-kurgu, teknoloji, ütopya/distopya türlerine ilgi duyuyorsa kensinlikle okumasını öneririm. Bilim-kurgu gözünüzü korkutmasın çünkü bu seri daha çok bilim-kurguya giriş gibi birşey kesinlikle aşırı değil ve hikayeyle mükemmel bir uyumu var ben mesela fantastikçiyimdir ama ona rağmen Tırpan ve Fırtına Bulutu kitaplarına bayıldım bence sizde bir şans verin. Puanımsa 10/10 olur.
!!! Gel Gelelim Spoiler'ın Faydalarına !!!
Şimdi hikaye çok güzeldi ve buraya gelinceye kadar da sevmemin nedenlerini elimden geldiğince sıralamaya çalıştım fakat şimdi de bana kötü yahut sinir bozucu gelen bazı kısımlarına geldik, maksat ibnelik olsun demiyorum ama bunlardan da bahsetmek istedim elbette. Bu şikayetleri spoiler kısmında işlememin tek sebebiyse elbette ki iyice içimi dökerek yazardan hıncımı çıkarmak.
1) Citra yani nam-ı diğer Tırpan Anastasia kesinlikle iyi bir karakter ama yok Fırtına Bulutu yok Constantine gibi bazı Tırpanlar sürekli olarak "Sen özelsin, çok güzel işler başaracaksın, diğerlerine öncülük edeceksin." falan gibi söylemler edip onu yüceltiği için bir tık kıza sinir olmuş olabilirim, karakterle bir derdim yok oysa ki ama diğerleri yüzünden böyle oldu hep. Aslında Citra'da benim gibi napacağını bilmiyor ama elinden geleni de yapmaya çalışıyor.
2) Rowan güya Tırpan kesiyor ya hani hatta şimdiye kadar bir 13 kişiyi temelli olarak öldürmüş, zaten bizim bunları göremememiz başlı başına üzücü bir de ne hikmetse tam bize denk gelen kurbanda -Tırpan Bhrams- çocuğun merhameti var olduğunu hatırlıyor ve adama ikinci bir şans tanımaya karar veriyor. Bak insan hak ederde ona bir şans verirsin anlarım ama diğerlerinde olmayıp bu adamda olan neydi bilmiyorum, Bhrams'da ne gördün de kendine çeki düzen versin diye adamı salıyorsun. Ne yalan söyleyeyim o heriften bir b*k olmaz zaten Rowan da sırf onu hayatta bıraktığı için başına gelmedik kalmadı, iyilikten maraz doğuyor işte.
3) Faraday çok sevdiğim bir karakterdir ama ne yazık ki bu kitapta hiçbir işe yaramadı, tek yaptığı var olmayan bir yeri aramaktı, bir nevi hazine avına çıktı adam. Tamam bende biliyorum sonunda bulduğu şeyler üçüncü kitapta eminim bizimkilere çok yardımcı olacak(hemde ne oluyor 3'ü bitirdikten sonra buraya bunu yazmasam olmazdı ve gerçekten de herşeyi nihayete erdiren şey bu olacak) , hatta belki Goddard'ın sonu getirecek şey o bile olabilir ama o kadar şey kaybedildikten sonra buna değecek mi orası tartışılır. (değiyor değiyor no problem)
4) Yeni karakter Greyson'ın varlığı güzeldi hem o hem de aradaki kısımlar sayesinde Fırtına Bulutu'nu daha çok tanımış olduk ama benim anlayamadığım birşey var. Devlet-Tırpan arasında bir birbirine karışmama politikası sürdürülüyor bu yüzden Tırpanlarla ilgili mevzularda Fırtına Bulutu'nun eli kolu bağlı fakat madem sen yinede onlara yardım etmek istiyorsun o zaman Greyson Tolliver'dan başka adam mı bulamadın yani çocuk zaten çok genç bari yanına işini bilen bir iki kişiyi daha yollayaydın sen bu kadar önemli bir mevzuyu nasıl tek bir kişinin üstüne yıkarsın az mantık ya, hiç mi başarı şansının ne kadar düşük olduğunu hesaplayamıyorsun birde aşırı zeki bir yapay zeka olacaksın.
5) Şimdi beni diğerlerinden daha fazla rahatsız eden bir konuya geldik ki o da kitaptaki kötü karakterler, hatta bu işin ucu sonuna çok üzüldüğüm Tyger'a da dokunuyor. Yahu adam -Goddar'dan söz ediyorum burada- sen ilk kitapta ölmedin mi ne halt yemeye geri dönüyorsun kontenjanda açık mı var, yazar senden başka kötü yazamıyor mu anlamadım. Bir de hadi diyelim ki Tırpan Rand bir şekilde hayatta kaldı ,ki o bile şüpheli, senin nasıl diğer her tarafın meftayken beynini sağ kurtarıyor bu kadın tövbe tövbe şimdi bişey diyeceğim olmayacak. Senin yüzünden gül gibi parti oğlanımız gitti insafsız onunla kalsa iyi adam o kitabın sonunda yaptığı ibnece plan yüzünden kaç kişinin ölümüne sebep oldu it, köpke git de kendini devşir.
Mızıkçılık yapma kısmı bu kadardı ama dediğim gibi kitap iyi sadece şu yukarda belirttiğim hususlar beni ayar etti o kadar, ama bunlar benim küçük düşüncelerim sizin için herhangi bir önemi yok şimdi artı yönlerine dönecek olursak: Rowan'ı tekrar görmek bile beni çok mutlu etti, sonra Greyson vardı -yeni eleman- onun sayesinde Fırtına Bulutu'yla yakınlaştık, sonra bu oğlan görev icabı Nahoşların arasına karışınca onları daha bir tanımış olduk en son gidecek yeri kalmayınca Tonist oldu falan ama nihayet finalde Fırtına Bulutu ile yeniden konuşabildi ya dünyanın geri kalanının aksine o beni aşırı sevindirdi işte. Sonra oldlardan Tırpan Curie ve Faraday vardı sevdiğim kimselerdir onları da bu vesileyle yeniden görmüş olduk ama dediğim gibi keşke Faraday bu kitapta daha çok işe yarasaydı mesela Marie şimdi gg oldu ya adam ne yapacak kesin kendini suçlar gerçi onlarla birlikte gitseydi bile en fazla boğulurdu ya da harakiri yapardı.
!!! Spoiler İs Over !!!
Evvet daha değinilebilecek çok şey var da bu spoilerlı kısımları birilerinin okuyacağından şüpheliyim o yüzden burada noktayı koyuyorum. Bana kalırsa kitabı okuyun hemde hemen çok güzeldi çünkü ama bana kalır mı bilemem neyse yeni kitap incelemelerinde buluşuncaya dek görüşürüz.