Gönderi

9/10
·750 syf.·
2020 42. kitabı
“TAK TAK TAK…! İncelemeyi tıklattım açtım girdim! Gece sessiz… Aaa… tren gidiyor. İstasyon yakın Çufçufçuf! Dıııııtttt! Dur bakalım gökyüzüne hava açık mı? Hay Allah! Bacağım masaya çarptı. Morarır şimdi. Eyvah! Kardeşim uyandı. --Abla yatıp zıbarır mısın artık? --Derya kes çeneni işim var sen uyu… “ Diye girdim incelemeye, şimdi biraz ciddiyet. Neden böyle girdim? Çünkü kitap bu şekilde ilerlemekte genel olarak. James Bey çok farklı bir yazım kullandığı için, çevirisi baya zor olmuş başyapıtımızın. Hatta örnek veriyorum bunu aceba hangi kafa ile nasıl çevirdi?: “ Fifofom. Buynuma biy İylandalıyın kan kokusuy geliyoy.”(sayfa 75-YKY) Yorumsuz kaldım. Devam edelim James Joyce ile tanışma kitabımdı. Yanlış bir seçim oldu. Siz ilk bu eserden başlamayın. Ama pişman olmadım. Ön hazırlık yapıp gelmiştim. Nedir bu ön hazırlık? Baya abartanlar var ama bence yapılması gereken ilk başta Kitabı Mukaddes hakkında bilgi edinilmeli, Odysseia ve Hamlet okunmalı. Bunlar yeterli mi? Hayır değil ancak ben şöyle düşünüyorum: Az bilgi ile bu kitap okunup daha sonra okunması gereken kitaplar okunup, araştırılması gereken tüm bilgiler toplanıp, tekrardan okunmalı ki ben, çocukken okuduğum klasikler dışında, başka bir kitabı ikinci kez okumam. Sıkılıyorum çünkü. Ama Ulysses’i ikinci kez okuyacağım. Okunmalı ki tam olarak oturtulabilsin. Peki böyle yapılsa da tamamen anlaşılabilir mi ki? Hayır sanmam. Nitekim buyrunuz kitapla ilgili bazı sözler: Umberto Eco, Ulysses’i ilk defa okumasını “zahmetli” sözcüğü ile tarif ederek, kitabın zor okunduğundan bahsediyor. Ayrıca Eco, Ulysses hakkındaki ilk düşüncelerini şöyle aktarıyor: “Kitabın ilk, zahmetli okumasından sonra, aradan fazla zaman geçmeden hemen söyleyelim, Ulysses bir sanat eseri değil. Joyce romanın uygulamalarında bir tür psikolojik ve stilistik noktacılık uygulamış ama bir türlü senteze ulaşamamış…” Virginia Woolf: “Bazı bölümleri yeniden okumalıyım. Belki de eserin nihai güzelliğini asla çağdaşları yakalayamıyor; ama bence çağdaşları şaşırtmak gerek; ve şaşıran ben değildim.” edebiyathaber.net/james-joyceun-u... Yani dostlar, anlamaya çok fazla çalışmayın., yapılamaz zaten. Yazarın kendisi de bunu dile getirmiş: "Profesörlerin üzerine tartışacakları, gerçekten ne demek istediğimi anlamaya çalışacakları birçok muamma yarattım, zaten bu da ölümsüz olmanın tek yolu" İçeriğe birazcık değinirsem; Kitap bilinç akışı tekniği ile yazılmış. Ben bu tekniği bilmem öyle diyorlar ama. Benim bildiğim ise bilinci hapseden bir kitap olduğu. Uykusuz gecelerim oldu sayesinde düşünmekten. Birçok isim var kitapta, yüzlerce hatta. Ama oturmuş iki karakter var: Stephan ve Blomm. Neyse ki her yerde varlar, yoksa kafayı yememek elde değil. Ayrıca tekrar benim girişe dönersek; Mahallenin delisi diye adlandırılan insanlar vardır ya hani, kitap sanki o şekilde yazılmış. Akıldan ne geçiyorsa cümle, sözcük hatta ses yazılmış ve aktarılmış. En büyük hata ise benim için; İtalyanca cümle ve kelimelerin çevrilmemiş olması. Bu çok can sıkıcı. Neyse ki İtalya sempatim olduğu için es geçiyorum. Konulara gelirsek neler neler yok ki: Aşk, ölüm, mahkeme, müzik, şarkılar hatta notalar, gösteri, şiir vs. vs. Bölümler halindeki eserde her bölümde ayrı bir tat var. Bazı bölümlerde kahkaha atarken, bazı bölümler bitsin artık diye ilerledi. Kitapta müstehcen yerler var evet, ama beni çok rahatsız etmedi. Kitap ilk yazıldığında bazılarını çok rahatsız etmiş. Yeri gelmiş yasaklanmış, yeri gelmiş yakılmış. Tabiki bu sadece müstehcenlikten değil. Dinle dalga geçilip, hakaret edildiği gerekçesiyle yapılmış bunlar. Neyse ki sonradan tekrar kazandırılmış bizlere. Ekleyeceklerim arasına; Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar ile benzerlikleri olduğunu, hatta Joyce’den etkilendiği bile söylenmekte diye de ekliyorum. Kardeşim mışıl mışıl uyurken sıra benim uyumama geliyor dostlarım. yeri gelmişken bu esere ek tam da o etkide aynı gruptan iki parçayı da bırakıyorum. Sağlıcakla kalınız. youtube.com/watch?v=0fsLJPx... youtube.com/watch?v=KVyWc7p... NOT: Bu incelemeyi gece 01:30'dan sonra yazdığım için böyle yoksa şu anda yazmadım. Henüz o kadar delirmedim:)
UlyssesJames Joyce · Norgunk Yayıncılık · 20151,461 okunma
··
2.054 Gösterim
10 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Sema hanım gece saat 1:30 sonrası candır:) Bakın ne güzel cümleler peş peşe sıralanıvermiş... Çok keyif aldım incelemenizi okurken... Zor kitapların incelemeleri çok yaratıcı oluyor:) Bu da benim bu sitede vardığım küçük bir tespit:)) Kaleminize sağlık...
Esther. Sema
Gönderi Sahibi
Kesinlikle öyle zor kitaplar daha çok etki bırakıyor teşekkür ederim:)
Haha çok merak ettim ya, inceleme böyleyse kitap nasıl, kitap böyleyse çevirmen nasıl? :) Seni çok etkilediği belli, 10 gün nedir yahu? Korkutuyorsun beni. :))
Esther. Sema
Gönderi Sahibi
Düşün ben ve 10 gün:))
Ben Norgunk'tan okuyacam. 60 lira etiketi vardı ama kırmızı kırmızı havalı bişey. Ulysses'i anlamak önemli değil madem, en azından havamız olsun :)
Esther. Sema
Gönderi Sahibi
Tabiki 60 dan sonra:)
Hunharca kahkahalar attığım tek yazın eseri ULYSSES romanıdır. Roman dememde bir sakınca yoksa... Armağan Ekici idi değil mi Sema Hanım Türkçemize çevireni okumuş olduğunuz kitabın?
Esther. Sema
Gönderi Sahibi
Semih Oktay Tabiki. Zaten genel itibariyle öyle bir etkisi var.
Ullysses e de böyle bir yorum yaraşırdı sevdim, denemek için küçük bir güç arıyordum onu da buldum yola devam edeyim..
Esther. Sema
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim.:) Kesinlikle devam etmelisiniz. Farklı bir eser farklı bir bakış açısı.
Reklam
Himmm Hamleti de okuyayım o zaman ..Tiz alına!
Esther. Sema
Gönderi Sahibi
Ben biraz bodoslama daldım ama pişman olmadım:) Ben teşekkür ederim:)