Tarihsel Üçlü: Hayyam, Nizamülmülk, Sabbah.
10/10
·318 syf.··
Beğendi
·
2025 44. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2025 02:45
Aynı çağda, aynı topraklarda, ama farklı ideallerin temsilcileri: Hayyam: Akıl, Bilim, Özgürlük Nizamülmülk: Devlet Düzeni, Otorite, Sistem Hasan Sabbah: İnanç, Fanatizm, Mutlak İktidar Roman, bu üç figür üzerinden İslam uygarlıklarının kader çatışmasını anlatıyor. Amin Maalouf ’a göre Doğu dünyasında akıl ve hoşgörü yenildi. Bilim geri çekildi, fanatizm galip geldi. Hayyam’ın yolu kayboldu, sadece rubaileri kaldı. Maalouf yalnızca tarihi anlatmaz. Günümüz dünyasındaki hoşgörüsüzlük, ideolojik sertlik ve düşünce özgürlüğüne yönelik tehditleri ima eder. "Geçmişte kaybettiklerimizi bugün hâlâ arıyoruz" fikrini işler. Lübnanlıdır ve Doğu’nun iç çatışmalarına doğrudan tanıklık etmiştir. Doğu’nun potansiyelini ve trajedisini birlikte anlatır. Semerkant, onun kimlik, tarih ve medeniyet üzerine kişisel sorgulamasıdır. İşte bu temel yapı üzerine kurulu roman, yalnızca bir dönemin olaylarını değil, aynı zamanda insanlık tarihindeki tekrar eden döngüleri de önümüze seriyor. Kitabın başındaki yazmanın Titanik ile batışı; bilginin, aklın ve uygarlığın kırılganlığını simgeler. Hayyam’ın bilgeliği bir daha ele geçirilemeyecek şekilde kaybolur. Modern dünyanın kibirli ilerleyişi ve çöküşüyle örtüşür. Kısa özetle: Semerkant, bir bilgelik mirasının kayboluşunu, uygarlıkların seçimlerini ve bunların bugünümüze yansıyan gölgesini anlatan büyük bir tarihsel ve felsefi romandır. Ömer Hayyam’ın el yazması Titanic ile birlikte battı… çünkü insanlığın bilgeliği koruyacak olgunluğu hiçbir zaman tam oluşmadı. — Titanic'te Rubaiyat! Doğu'nun çiçeği, Batı'nın çiçekliğinde! Ey Hayyam! Yaşadığımız şu güzel ânı görebilseydin! S:265 Zamansız Bir Coğrafyanın Hikayesi Semerkant ’ı okumaya başladığınızda sizi 1050’li yılların Orta Doğusu’na götürüyor. Bugünkü adıyla İran olan bu topraklarda, daha önce farklı isimlerle, farklı devletlerle, farklı başkentlerle tarih sürekli yeniden yazılmış. Devletler kurulmuş, yıkılmış, şehirlerin önemi değişmiş; ama gerilim hep aynı kalmış. Ömer Hayyam, Nizamülmülk ve Hasan Sabbah’ın yollarının kesiştiği ilk bölümde, o yüzyılın siyasal ve düşünsel çatışmalarını izliyoruz. Roman burada yalnızca kişisel hikayeleri değil; aynı zamanda fikirlerin, inançların ve iktidar arzularının nasıl birbirine çarpıştığını gösteriyor. Bu üçlü çekişme, eserin ana eksenini oluşturuyor. Sonraki bölümlerde, 1800’lü ve 1900’lü yılların İran’ına geliyoruz. Aynı coğrafyada, bu kez farklı güçler ve farklı figürlerle iktidar mücadeleleri sürüyor. Geçmişteki çatışmaların izleri, yüzyıllar sonra farklı oyuncularla ama benzer dinamiklerle devam ederken, Maalouf tarihin sürekliliğine işaret ediyor. Kitabın son bölümünde ise modern dünyanın büyük kırılmalarına uzanan, geçmişin izleriyle şeklenen bir başka hikaye karşımıza çıkıyor. Bu bölümde, bugünkü İran rejiminin mollaların iktidara gelişinin hikayesini de izliyoruz. Ama dikkat çekici olan şu: Hangi yıla bakarsak bakalım, sorunlar hep aynı yerde dönüp duruyor. İnanç, iktidar ve özgürlük kavgası hiç eksik olmuyor. 1050’li yıllarda başlayan hikaye, aslında bugün de devam ediyor. Ve belki de Maalouf'un asıl vurgusu burada gizleniyor: tarih ne kadar değişirse değişsin, insan doğasının temel çatışmaları baki kalıyor. Ben bu kitabı okurken tam da İran’daki mollaların baskıcı yönetimi, özgürlük kısıtlamaları ve aynı günlerde başlayan İran-İsrail savaşıyla bu çatışmaların günümüzdeki yeni yüzünü izliyordum. İsrail’in binlerce yıldır vazgeçmediği hayalleri de bu kavgayı sürdürüyor. Bin yıl geçmesine rağmen değişmeyen bir döngüyü, tarihsel kırılmaların tekrar eden yüzünü okumak… İşte bu, Semerkand’ın zamanlar üstü asıl anlamını benim için daha da derinleştirdi. Not: Bir önceki okuduğum kitap Fedailerin Kalesi Alamut idi. Bu yüzden ister istemez benzer tarihsel figürlerin anlatıldığı bu iki roman arasında doğal bir kıyaslama yapma ihtiyacı doğdu. Özellikle de aynı tarihsel üçlünün Hayyam, Nizamülmülk ve Hasan Sabbah’ın farklı yorumlarla ele alınışını karşılaştırmak anlamlı oldu. Fedailerin Kalesi Alamut romanı doğrudan tarihten değil, faşizm ve totaliter rejimlerin psikolojisini anlatmak için yazılmış bir alegoridir. Hasan Sabbah burada daha çok gücün mutlak doğası, inanç ve itaatin manipülasyonu ve bireyin özgürlük yapısı üzerinden kurgulanır. Bu yüzden Maalouf'un anlatımı tarihsel gerçeklik zemininde ilerlerken, Alamut ise daha çok birey-iktidar-inanç-psiloloji ilişkisinin evrensel boyutlarını sorgulayan bir kurgu olarak öne çıkıyor. Bu iki eserin yaklaşımı arasındaki fark, hem tarih anlatımı hem de günümüz dünyasına sundukları bakış açısından okunmayı hak eden farklı derinlikler yaratıyor. İktidar tutkusu, din savaşları, aşk, ihanet ve kibir bilgeliğin önüne geçer.
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,8bin okunma
··
13 +1'leme
·
7,1bin Gösterim
5 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Abi beni kitabı okumaya aşırı ikna ettin zaten İlber Ortaylı önerdiğini görğnce okumak istemiştim bu alıntı ile de emin oldum .( hasan sabbah tarikatçılığı çıkartan dayı mıydı?)
Alper Turgay
Gönderi Sahibi
Okumaya karar vermene sevindim. Hasan Sabbah’tan öncede tarikatçılık vardı ama o çok başka bir seviyeye çıkaran bir “dayı” 😊. Eğer bunu beğenirsen ve “dayı” neler yapmış daha detaylı kurgulanmış şekilde okumak istersen #275486280 bu incelemeye göz atmanı tavsiye ederim.
Çok güzel bir inceleme olmuş elinize sağlık, bende okunacaklar listemde vardı ve açıkçası konusunu bilmiyordum 10 gün kadar önce başlamıştım tam da İsrail saldırıları başladı bir anda kendimi yıllarca aynı labirentte dolaşan biri gibi hissettim , maalesef Ortadoğu bir labirente dönüşmüş durumda...
Alper Turgay
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim. Sizinle aynı dönemde okumamız tesadüf etmiş. Gerçekten de aynı labirentte dönüp duruyoruz. Sanki her yüzyılda farklı isimler, farklı bayraklar ama aynı senaryo. Bu kitapta beni en çok etkileyen şeylerden biri de buydu zaten. Binlerce yıl önce yazılmış bir kaderin bugün hâlâ güncelliğini koruması. Ortadoğu sadece bir coğrafya değil, aynı zamanda bir tekrar mekânı. İşte biz de o döngünün tanıklarıyız.
"YKS Sonrası Okunacak Kitaplar" listesine eklendi. Kaleminize sağlık, teşekkürler.
Alper Turgay
Gönderi Sahibi
Rica ederim, çok teşekkür ederim. Umarım sınavda gönlünüzden geçen sonucu alırsınız. Şimdiden başarılar diliyorum. Kafanız rahatladığında, kitabı keyifle okumanızı dilerim.
💯 🙏🙏
Alper Turgay
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim 😊🙏.