·116 syf.····Okunma: 28 Şubat 2018 20:17 Tolstoy'a gizli bir hayranlık beslemeye başladım. Dostoyevski'ye kıyasla daha sıcak betimlemeleri,soğuk bir kış gecesinde sobanın dibinde kitap okumak kadar ısıttı beni.
Konuları bellidir Tolstoy'un: Vicdan,ölüm,din,sevgi,çalışma,adalet.
Tolstoy'un ilk öyküsünde dünyayı atların gözünden görüyoruz.
Atlar...
Acımasız insanlar tarafından her türlü şiddete maruz kalırlar.
Atlar da anlar.Yaptıklarımızı,yapacağımız iğrenç davranışlarımızı anlarlar.Bizler gibi kendini bu davranışlara şartlarlar.Çünkü canlıdır.Canlılar şartlanır.
Empati yöntemiyle betimlemeler,rüyalara ansızın giren sakallı dedenin ki gibi öğütler.Hiçbir işe yaramayan sorgulamalar ve göze çarpan kadınlar...
"Erkekler yer,içer,zengin olur.Kadınlar ise erkeği aldatır." düşüncesi bu öyküde süregeliyor.İnsanlar çalışma,düşünme ve adaletten yoksun, "din" ise hepsinin üzerinde baskın.Açıkçası bu durumdan rahatsız oldum.Hatta Tolstoy'la tartışasım bile geldi,sonra vardır bir nedeni diyerek pek üstelemedim.Bir gün tartışacağız ama,sözünü aldım.
Tolstoy'un ölüme hayranlık duyduğunu fark ettim.Ana karakter olan at yani Tolstoy, her durumda öleceğini biliyor,ona göre davranıyor.Hatta ölümün güzelliğini açıkça belirtmese de ayrıntılara serpiştiriyor.
Benim en sevdiğim öykü,Çömlek Alyoşa idi.Öykünün kısalığı ve tamamen şartlanmış kişiliği konu alması bunda etkendi.
Hayatınızda hiç sorgu nedir bilmeyen,çalıştığı kişilerin kölesi olan birisiyle karşılaştınız mı? Bilinçli kölelik denir buna.Bu kişilere göre özgürlük,her denileni yapmaktır.Sevgi evliliktir.Ölümden sonraki yaşam,şimdiki yaşam gibi olacaktır.Bu kişilere anlam veremesem de,benden senden,ondan,bundan mutludur.Ama ben mutluluğu besi hayvanı olarak kazanmak yerine,kitap okuyarak,yaşayarak kazanmayı tercih ederim.
Keyifli okumalar.Sevgiyle kalın,mutlulukla kalın...