Gönderi

10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2018 42. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mart 2018 23:46
Bundan aylar öncesinde tanıştım sevgili Toptaş ile. Biraz hızlı ilerledi samimiyetimiz, bir anda onun evreninde son sürat ilerlerken buldum kendimi. En son sekizinci kitabını okurken farkına vardım, okunacak çok az kitabı kaldığının. Özlediğimde ne yapacağımı bilemedim. O nedenle biraz ara vermiştim ki özlem ağır bastı. Üstelik Ölü Zaman Gezginleri ile başladığım bu yolculukta cümlelerine tutulmuştum ben sevgili Toptaş'ın. Haliyle Kuşlar Yasına Gider'de sadeliğe sürüklenen dil ile birlikte büyük bir hüzün kaplamıştı içimi. Şimdi o baş döndüren büyülü cümleler evrenine girdim ya yine; ne desem boş. Belki lafı dolandırıp sizi oyalayabilirim sözgelimi ya da çok güzel bir masaldan çıktım diyebilirim. Ben bunu derken siz de Hansel ile Gratel'i düşünebilirsiniz sözgelimi bir ormanda kaybolmuşken, belki de kırk haramiler ile karşılaşırsınız o ormanda ama karşılaşırsanız da korkar mısınız bilmiyorum. Bildiğim bir şey varsa o da başınızın döneceğidir. Toptaş'ın gerçek hayatta bir olayı anlatırken nasıl anlattığını çok merak ediyorum. Ya da hayaller dünyasını. Çünkü bu kadar hiçliğin üzerine bu kadar bir kitap oturtmak hiç kolay iş değil. Nasıl desem, müthiş bir yetenek bence. Olay kurgusu kurmak zordur belki ama koca bir kitabın içinde olayları yakalayabilmek için müthiş dikkat gerektirecek kadar betimlemeye boğulması size sıkıcı gelir mi bilmiyorum. Ben çok seviyorum. Postmodern kavramını daha yeni öğrendim. Bu konuda emeği geçen Pınar Kara Soysal Hocam'a da teşekkür etmem gerekiyor sanırım bu kısımda. :) Postmodern kavramına dair okuduğum her bilgide Toptaş geldi aklıma. Onunla bağdaştırdım tüm kavramları. Ve bu türü ne kadar sevdiğimi ve Toptaş'a niye bu kadar tutkun olduğumu fark etmiş oldum. Bu da bu alanda ne kadar başarılı olduğunu gösterir değil mi? Bu kavramı hiç bilmeyen birine onun kitaplarını örnek verseniz yetiyor ya sonuçta. Fakat özellikle bu kitap için oldukça zor bir kitap olduğunu söylemeliyim. Tam neyin ne olduğunu anladım, işte tamam şimdi belli oldu derken bir bakmışım kendi kuyruğumu kovalıyormuşum diyordum ki Murat Sezgin imdadıma yetişti. Kitabı bitirdikten sonra okumam üzerine gönderdiği makaleler ile birlikte taşlar yerine oturdu. O makaleleri de kitabı okumuş olanlar için alta ekliyorum. Ben birçok terime aşina olmadığım halde oldukça bilgilendirici oldu benim için de. Demem o ki arkadaşlar, dostlar; Hasan Ali Toptaş'ı sevin. Bırakın içindeki o kelime şelalesi dolu dolu aksın. Size akmasına izin verin. Bırakın karıştırsın kafanızı, bırakın nerede olduğunu unutacak kadar şaşırın. Bazen rüzgarların çıkardığı fısıltıları duyacak, bazen dünyanın dönüşünü hissedecek kadar dumura uğrayın. Emin olun iyi gelecek. Hiç bakmadığınız pencerelerden bakacaksınız dünyaya. Masmavi titreyişler içinde, sırf şaşırmadan oluşmuş bir insan olarak bakacaksınız. Peşinden maceralara atıldığınız kişinin siz olduğunuzu bile bilmeden ne masallar yaşayacaksınız. İzin verin, sizi de alsın evrenine. Orada her şey mümkün. *tr.scribd.com/document/212639... *okaraburgu.com/indirmeler/OKar... *turkishstudies.net/Makaleler/41372...
Edebiyat
Bin Hüzünlü HazHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 20194,926 okunma
··
57 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.