Gönderi

《 M Ü C E L L A 》
9/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2025 54. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2025 21:56
Bazı hikayeler hiç yabancı olmadığımız kurgular anlatır. Lâkin kurguyu okurken zihnimize bıraktığı sorular,hayat yolunda yeni farkındalıklar kazandırır ya da farkında olan kişiler için hatırlatma yapar. Bu hatırlatma da kişiyi,hayat adına yeni anlamlar bulmaya iter. Yani kitaba başladığınız kişi ile bitirdiğiniz kişi aynı değildir çoğu zaman.. Kitabın kapağında yer alan şu cümle; 𝐒𝐞𝐧𝐢𝐧 𝐡𝐚𝐲𝐚𝐭ı𝐧ı𝐧 𝐛𝐞𝐧𝐢𝐦 𝐤âğı𝐝ı𝐦𝐚 𝐝üş𝐞𝐧 𝐲𝐚𝐳ı𝐬ı 𝐛𝐮... Öyle ya,herkes bu dünyaya kendi kağıdıyla geliyor. Biz o kağıda kendi hikâyemizi mi yazıyoruz, yoksa kendi istediğimiz hikayeyi bir kenara bırakarak, başkasının söylediği hikayeleri mi yazıyoruz? İşte bu noktada Mücella, sadece bir roman değildir; aynı zamanda kalemi eline alıp da kendi hayatını yazamayanların baş rolde anlatıldığı, ibretlik bir hikâyedir. Her çocuk bir aileye ,bir kadere doğar. Yetişkin oluncaya kadar, bir çiçek misali, ebeveynleri hangi öğretilerle suladıysa ,o şekilde büyür. Bu romanda Mücella, daha o doğmadan babası ölen bir çocuktur. Yalnız kalan annesinin toplumsal ahlak anlayışıyla büyüyen Mücella, bu öğretileri içselleştirir ve itaatkar bir çocuk olarak hayatına devam eder. Hayalleri bile ,toplumun kadına biçtiği rolü içselleştirmiş annesinin engeline takılır. Bunu da kabullenen Mücella, artık hayal dahi kurmaz. Annesinin namus-iffet kaygıları ve dar kalıpları, bırakın Mücella'nın okula devam etmesini,bahçede, annesinin sınır belirlediği ağacı bile geçmesine izin vermez. Bu bağlamda Mücella'nın annesi Neyyire Hanım'ı ele alırsak; ebeveynlik,bir çocuğa sahip olmak demek değildir, bir çocuğa rehberlik etmek demektir. Ebeveynlik zordur,çok zordur, işin hakkını vermek cesaret gerektirir. Ebeveynlik; çocuğun hakkının olduğu konularda ona güvenmek, yanlışına tahammül edebilmek, bitmek tükenmek bilmeden ona doğruları anlatmak gerektirir çoğu zaman.. Çocukları toplumsal dar kalıplara mahkûm ederek hakkı olduklarını da elinden almak ,esasında bir hayat çalmak demektir.. Hayata bir çocuk getirmekten ziyade asıl ebeveynlik, süreç boyunca manevi anlamda ebeveyn olabilmektir. Kitap Mücella'nın komşuları ile sosyolojik ilişkilerine de değinir. Kitapta her ev farklı bir hikâyeye,her karakter farklı bir olaya değinir. Aşk, ihanet,sadakat, çocuğu hakkıyla büyütmeye çalışan ebeveynler,komşuluk ilişkileri gibi konular kurgunun renklerini oluşturur. Yazar,yan karakterlerin hayat kurgularını da ,romana başarılı bir şekilde aktarır. Yazarın,kurguda, Mücella'nın zıttı olan yaşamlara da yer vermesi,Mücella'nın hayatını daha görünür kılmıştır. Mücella ; hayat hikayesini kendi yazabilen farklı insanların hayatlarına şahit olmasına rağmen,yine de kendi yaşamını gerektiğince sorgulamaması ,annesinden miras kalan kalıpları içselleştirdiğini gösterir. Onun için doğru olan artık odur. Taa ki annesi vefat edene kadar.. O saatten sonra sorgulamaya çalışır ama kökleşmiş ve derinleşmiş şemaların izin verdiği kadar... Burada, Nazan Bekiroğlu'nun etkileyici kalemiyle anlatılanları okuduğunuzda,insan dönüp kendine soruyor. Ben kendi hayatımı yaşıyor muyum? Seçimlerim benim seçimlerim mi? Hayatımı anlam ipliği ile nakışlıyor muyum? Hayat resmime anlam katmak için neler yapıyorum? Biliyoruz ki, bize gelen en güzel mektup olan Kur'an-ı Kerim'de ,en çok vurgulanan davranışlardan biri düşünme eylemidir. Bu soruları düşünmek ve yaşamımızdaki doğru seçim için gayret göstermek, insan olmanın görevlerindendir. Kitap aynı zamanda, 1920-1970 zaman aralığını anlatan dönem romanıdır. 2. Dünya savaşı ve etkileri, Kore Savaşı, darbeler,idamlar,vergiler,zamlar,enflasyon,hayat zorluğu ve insanların hikayelerini ustaca harmanlayan Nazan Bekiroğlu, yaşanan zaman dilimi hakkında da bilgi verir. Velhasıl kelâm, bu roman zaman içinde ,kimi insanların değişimlerini anlatırken Mücella'nın düz çizgide ilerlemesini sorgulatır. İnsanın kendisine ayna tutar. Oysa olması gereken ,zamanla birlikte bizim de değişmemiz gerektiği değil midir? Değişerek kendimizi bir üst seviyeye güncellemezsek,nasıl alay-ı illiyyine çıkabiliriz ki? Bu hikâye hüzünlü yerlerimize dokunuyor. Herkes bu dünyaya bir kere geliyor. Onda da, bir insanın kendi hayatını yaşayamaması çok üzücü.. Bir kurgu üzerinden, hayata ve yaşamınıza dair güzel sorgulamalar yapmayı seviyorsanız, Nazan Bekiroğlu kaleminden bu kitabı okumanızı tavsiye ederim. Keyifli okumalar diliyorum
Edebiyat & Roman
MücellâNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202112,8bin okunma
··
4.650 Gösterim
5 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Ne güzel anlatmışsınız Hocam bir romanın satır aralarından fazlasını, insanın içindeki çatlaklarına sızan hikâyesini… Mücella insanın yaşanmamışlıklarını, sessiz isyanlarını, ertelemelerini ve kök salmış kabullenmesiyle dolu fakat bu bir kitap incelemesinden çok daha fazlası bir farkındalık çağrısı, bir içe dönüş mektubu gibi… Emeğinize ,kelamınıza sağlık. Kaleminiz kavi olsun, daima sadrımıza işlesin ✨😇🍀👏👏
Fатма ᵕ̈♡︎
Gönderi Sahibi
Yaşanmamış hayatlar beni etkiliyor hocam günlük hayatta da.. Toplumda, özellikle kadınlar başta olmak üzere tüm insanlar adına,kendimce dertlendiğim bir konuydu,yaşan(A)mayan hayatlar... Nazan Bekiroğlu da ,maşaallah çok güzel kurgulamış ,zıt yaşamları yoğurmuş ortaya sunmuş 🤌🏻. Sürekli sorgulamaya iten bir okuma oldu benim için. Teşekkür ediyorum hocam, siz de çok güzel özetlediniz 👏🏻👌🏻 Evet, dediğiniz gibi, farkındalık çağrısı, içe dönüş mektubu👏🏻 Yorumunuz mutlu etti hocam, nezaketiniz, katkınız ve duânız için çok teşekkür ederim 🙏🏻😇 Aminnn bilmukabele inşaAllah, kaleminizin gücü kavî olsun🤲🏻 👏🏻. Keyifli okumalar diliyorum Berceste hocam ✨️🌻😊🙏🏻
Kitap yazsaydım bu platformda bazı kişilerin okuyup yorumlamasını özelikle rica ederdim. Zira bazı okur arkadaşların incelemelerini okuyunca insanda ''bu kitabı okumalıyım'' algısı oluşuyor. Burada okumaları sonrası incelemelerini takip ettiğim sayılı kişilerdensiniz ve gerçekten hakkını veriyorsunuz. Tebrikler. Kitabın incelemesine gelecek olursam, Mücella'yı ilkin kendimle özdeşleştirdim belki de her okur kadar (biraz). Zira hepimiz yaşadığımız toplumun yetişmesinde artı ya da eksileri olan kişileriz. ''Mahalle baskısı'' denen şeyi iliklerimize kadar hissederiz bazen... ''El alem ne der?'' ya da ''desinler'' putu vardır biraz da olsa hepimizin içinde olan, çoğunlukla da dediğiniz gibi aileden kodlanarak gelir bize. Bu sebeple çoğumuz kendi ''istediğimiz'' hayatı değil de ; mecbur kaldığımız hayatları yaşarız ya da ''mış- miş'' gibi yaparak verilen rolleri oynamaya çalışırız çoğu zaman... İncelemeyi okurken düşündüğüm şeylerden biri ''acaba ailemiz bizim hangi haklarımızı yedi? ya da biz çocuklarımızın hangi haklarını elinden alıyoruz günümüzde?'' ve bu mesuliyetin altından nasıl kalkarız?. Lise yıllarında buhranlı dönemler geldi aklıma , yağmurlu bir günde evi terk etmiştim ve gözyaşlarım karışmıştı damlalara... Ailemin beni anlamadığını düşünüyordum. Gençtim, ergendim, sevgimi ve sevildiğimi hissetmeye ihtiyacım vardı. Beş Sevgi Dili isimli kitabı okumuştum. Anne ve babamı karşıma alıp onlara kitaptan bahsetmiş ve bölümler okumuştum. ---''Bizden ne istiyorsun?'' demişlerdi. ---''Beni anlamanızı'' demiştim. ---''Biz seni anlayamayız, sadece para verebiliriz '' demişti babam. Gitmiştim evden. O gün bugündür belki bende insanlara olan sevgimi ve verdiğim değeri ''bir şeylerimi vererek'' göstermeye çalıştım hep. Sanırım bu ailemden aldığım yanlış bir ''sevgi dili'' yöntemi idi. Bilmiyorum. Hatırladığım o gün iki seçeneğim vardı. Okulda çok samimi olduğum iki öğretmen vardı. Biri edebiyat öğretmenim, diğeri din kültürü öğretmenim. Biri edebi yönden besliyordu beni. (Okuldaki bazı öğretmenler onunla samimi olduğum için aileme '' dikkat edin çocuğunuz ileride dağa çıkar'' demişti. Diğeri manevi ve ruhi gelişimim için destek oluyordu. O gün nasıl oldu hatırlamıyorum ve ben ikinci öğretmeninin yanına gittim. Geç saatlere kadar süren sohbetlerimiz sonucu ben ,''ailem beni anlasın'' diye beklerken ; ''ailemi anlamam '' gerektiğine karar vererek geç saatte eve dönmüştüm. ''Bu saate kadar neredeydin?'' azarını yediğimi de hatırlıyorum kalbim onlara karşı anlayış ile doluyken bile. O zamanda aklıma kazınan bir cümle vardı ,'' okumamış olsalar bile hiçbir anne-baba evladının kötülüğünü istemez.'' O zamandan kulağıma küpedir. Anne babamla o zamandan beri büyük sorun yaşadığımı hatırlamıyorum. Zira onların beni anlamasını beklemek yerine ben onları anlamaya çalışıyorum. Artık yaş kemale erdi sayılır. Şimdi onların yapmak istediklerini anlıyorum. Çünkü benimde evlatlarım var. Bilmeseler de, yanlış da yapsalar anne- babalar gerçekten evladının kötülüğünü istemiyor. Kitapsız bir evde büyümüş, liseden beri ''içmediği sigaranın'' bile parasını kitaba yatıran biri olaraktan evlatlarıma gerek karakterleri, gerekse diğer gelişimleri konusunda sıklıkla kitap okumalarını salık veririm. Mümkün olduğunca da bu hususta seçici olmaya çalışırım. Çünkü bazen bir kitap okursun tüm hayatın değişir. Fakat anne babaları da suçlamak çözüm değil, zira ''bilmiyorlar , bilselerdi yapmazlardı.'' Ayrıca hepimiz anne babamızdan ileri, evladımızdan geriyiz. Ve son olarak , incelemenizi okuduktan sonra kitabı okumaya karar verdim. (diğer incelemelerinizde olduğu gibi) Çünkü hepimizin sorgulamaya ihtiyacı var!. Mücella gibi olmamak için. Ve burada okumasını istediğim kıymetli kitap dostlarım var. Nasipse onlara da hediye etmeyi düşünüyorum. Okumanız ,idrakiniz ve incelemeleriniz daim olsun. Kitapla kalın İyi okumalar. Fатма ᵕ̈♡︎
Fатма ᵕ̈♡︎
Gönderi Sahibi
Öncelikle bu samimi yorumunuz için çok teşekkür ederim İnceleme yazarken niyetim;okuduklarımdan istifade edebilmek, hayatıma öğrendiğim güzellikleri tatbik edebilmek.. Rabbim muvaffak etsin inşaallah. Bununla birlikte, okuyup yorumlandıkça daha bir bereketleniyor inceleme, farklı bakış açıları kazanıyorum. Öğrenmeye sevdalı biri olarak, bundan da çok mutlu oluyorum,her daim katkınız çok değerli sağ olun 🙏🏻 Kafamda düzenleyip cümleye dökemediklerimi siz çok güzel açıklamışsınız burada, yine ve yeniden incelemeyi zenginleştirdiniz, Allah cc razı olsun 🙏🏻 Bahsettiğiniz samimi anınız ile hepimize,istifade ve kendimizi sorgulama adına alan açtınız, Allah cc razı olsun, Rabbim gönlünüzde olanı hakkınızda hayırlı eylesin inşaallah her daim 🤲🏻 Burada farklı bakış açıları ile zenginleşirken, insan insana şifa da oluyor. Bu anlamda da yorumlarınız çok değerli . Kaleminiz daim olsun, vaktinize bereket, emeğinize yüreğinize sağlık yazdığınız ve paylaştığınız için. Kitabı okuyacak olmanız, hediye etmeniz beni motive ve mutlu etti. Güveniniz için teşekkür ederim, umarım beğenirsiniz, okuduğunuzda yine fikir alışverişi yaparız inşaallah. Siz de kitapla kalın, huzurlu okumalar, güzel günler diliyorum ✨️ Okuyan us
Okumamak ayıp olur bu incelemeden sonra 🤌🏽 ya nasıl da insanı çekiyor kendine...🗝️🫰🏽 Harika bir dokunuş... Satırların her biri şûledir bu gecemde 🌑🫶🏽 kaleminizi seviyorum 🌻tadında okumalar diliyorum ruhefza hocam ☺️
Fатма ᵕ̈♡︎
Gönderi Sahibi
Senâ☼ amaa ben de seni çok seviyorum inci çiçeğim♥️🌹,bilmukabele birlikte inşaallah 🌹🥰 sarıldım 🩵🫂🤗
Kara yemişin gölgesinde geçen bir ömür...