Kitabı Rüya Hocamın ( Rüya Özcan ) tavsiyesiyle hızlıca aldım ve aynı hızla okudum. Zaman olarak her şeyden vazgeçip köye yerleşme hayalleri kurduğum bir ana denk gelmesi epey ilginç bir tesadüf oldu. :)
Kitabın içeriğine gelecek olursak; yazarın üslubunu J. D. Salinger’e benzettim, üsluptan kastım sadece yazım dili. Hikayelerinde bir benzerlik hatırlamıyorum, belki de vardır Çavdar Tarlasında Çocuklar’ı okumamın üzerinden bayağı zaman geçti. Olayın içine girmekte hiç zorlanmadım, günlük sayılabilecek bir duruluk vardı. Okurken şunu hissettim; her erkeğin içinde bir Doppler yaşıyor, bu Doppler’in ortaya çıkıp çıkmayacağı veya ne zaman çıkacağı belirsiz olmakla birlikte yaşadığına eminim.