8 Mart...
İlk iftira Havva'ya atıldı, yasak elmayı yedi diye... Sonra da bizi doğuran siz değilmişsiniz gibi 'Ademoğlu' koydular hepimizin adını... O günden bu yana tüm zorluklar katlanarak arttı sizin için. Sadece kadın olduğunuz için itildiniz, dövüldünüz, öldürüldünüz... İnsan olup olmadığınıza dair konferans bile düzenlendi Suudi Arabistan'da... Hem de daha birkaç yıl önce... Doğurdunuz olmadı, ürettiniz olmadı, yeri geldi herkesten iyi yönettiniz ama yine olmadı... Erkeklerin at-avrat-silah üçlemesinin bir parçası olmaktan kurtaramadınız kendinizi bir türlü... Sokakta, mutfakta ve yatakta belirlenen görev dağılımının dışına çıktığınız anda hemen yerinizi bir başkasıyla doldurdular... Siz eksik etektiniz. Saçı uzun aklı kısaydınız. Karı gibi gülmek, karı gibi ağlamak, karı gibi dırdır etmek gibi sayısız deyimler bulup erkekler olarak birbirimizi aşağılamak için kullandık adınızı... Çünkü sizin gülmeniz de ağlamanız da konuşmanız da dert oldu dünyaya... Kiminizi okutmadılar, kiminizi çocuk yaşta evlendirdiler. Daha elinize oyuncak bebek almadan kucağınıza canlısını aldığınız zamanlar oldu... Şimdi şöyle bir durup düşününce 8 Mart'ın, Kadınlar Günü değil de, erkekler için bir utanç günü olduğunu artık çok net görebiliyorum. Böyle bir günün var olmasına neden olan kadınlar değil, erkeklerin ta kendisi çünkü... O yüzden bu günü kutlayarak değil de utanarak geçirmeyi kendime görev biliyorum... Hakkınızı helal edin... Necip G.
··
777 Gösterim
62 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Boşuna kendini üzüyorsun Necip abi. Yazdıkların apaçık ortada. Dini hassasiyeti zedeleyecek en ufak bir cümlen dahi yok. Fakat maalesef din konusu çok hassas bir konu olduğu için insanlar hemen inciniveriyor. Onlara anlayış göster demiyorum elbette; ama cahilliklerine ver. Dini konularda referans alınabilecek nitelikli arkadaşlar görüyorum ki sana destek vermişler zaten. Seni bilen biliyor. Kimse bilmese de ben biliyorum. Her yazdığını okudum bu zamana kadar es geçmeden. Yorumların dahil… Bu zamana kadar en ufak bir dini hassasiyeti zedeleyen bir cümlene denk gelmedim. Sadece bugününe değil geçmişine de kefilim. Aksine dini konularda hassasiyetleri olan bir adamsın sen. Bir de şunu fark etmeni istiyorum. Burada birileri birilerini eleştirmeye başladı mı hemen ortaya çıkıp yanlışı bile bile savunan insanlar var. Şu an karşındaki kişiler de yanlış yaptıklarını biliyorlar hiç merak etme. Ama sana ne kadar zarar verirlerse işlerine geliyor. O yüzden, boş ver abim. Sinirlendirmişler seni ve ne kadar sinirli olduğunu inan tahmin edebiliyorum. Sakinleşince toparlayıcı bir yazı yazmanı tavsiye ederim. Takılma gereksiz şeylere. Biliyorum çok zor. Sana söylüyorum ama ben de dayanamıyorum zaman zaman. Ama sen takılma lütfen.
Necip G.
Gönderi Sahibi
Semih çok ama çok teşekkür ederim. Sen bunları yazmasan dahi yazmışsın gibi biliyorum böyle düşündüğünü... Ayrıca vakit ayırıp destek olmuşsun... Varol değerli dostum. Zaten iletinin kendisi de dahil olmak üzere bu saçmalığa dair her şey silinecek... Ama öncesinde biraz daha takip edip bu süreçten faydalanmaya çalışıyorum. 4 yıl sosyoloji okusam bu kadar faydası olmazdı bana:) Tekrar kitaplarda buluşmak üzere...
Necip G.
Gönderi Sahibi
ZORUNLU AÇIKLAMA: Arkadaşlar şöyle bir ileti için gerçekten çok acayip şekilde bazı yorum ve mesajlar aldım. Bu yorumlar daha çok yazının ilk cümlesine takılmışlar. Yani: İlk iftira Havva'ya atıldı, yasak elmayı yedi diye... Öncelikle belirtmek isterim ki, ben de kendime göre dini hassasiyetleri olan bir insanım. Aslında oradaki ifade bana göre üzerinde tartışılacak bir konu değil. Çünkü ne kastettiği çok açık. Yine de yanlış anlaşılma olmasın ve gereksiz yere kalp kırmayalım diye ufak bir açıklama yapmak zorunlu oldu. Adem'le Havva kıssasında geçen yasak ağaç ve yasak ağacın meyvesi konusu herkes tarafından bilinen bir konu... Kuran-ı Kerim, Taha suresi 121. ayette bu yasağın delinmesi hususunda Adem ve Havva'yı eşitlemişken (Bunun üzerine İKİSİ DE ondan (o ağaçtan) yediler. O zaman ikisinin de edep yerleri kendilerine açıldı. Cennet yapraklarından üzerlerine örtmeye başladılar. Ve Âdem, Rabbine asi oldu, böylece azdı) zamanla bu açık ifade bazıları tarafından sadece Havva anamıza mal edilmiştir. Öyle bir hale gelmiştir ki bu durum, sanki Havva anamız, yasak meyveyi önce kendi yiyip sonra da Hz. Adem'e yedirip, onun da günaha girmesine sebep olmuştur. Hatta bazı kendini bilmez hocalar bu durumu Hz. Havva'nın içine aslında şeytanın girdiğini ve kadının da şeytanlığının buraya dayandığını dile getirecek kadar şuursuz açıklamalarda bulunmuştur. (Bunlar benim yıllar içerisinde çeşitli yerlerde karşılaştığım açıklamalardır. Nette de zaman zaman buna benzer yorumlara denk geliyorum) Şeytan, bu şekilde kadın üzerinden metaforlaştırılmıştır. Yazıda kastetmiş olduğum iftira da, burada açıklamaya çalıştığım durumu ifade etmektedir. Bu açıklama üzerine hala konuyu saptırmak isteyen olursa onun iyi niyetinden şüpheye düşeceğim ve bu açıklama dışında başka yanıt vermeyeceğim... Selam ve sevgilerimle...
Dünden beri bakıyorum, şu iletinin altında bile dini değerler tartışılıyor. Göremiyorsunuz her zaman yaptığınız gibi, kadınlarınız da erkekleriniz de göremiyor hiç bir şeyi. Güzel bir şeye saygı gösterip susmak, ya da en azından mesajla çekincelerinizi belirtmek yerine burayı karıştırmaya çalışıyorsunuz yine. İstediğiniz kadar kadın her gün değerlidir deyin, mutlu olmasını istemiyorsunuz kadınların ya da sizinle farklı düşüncede olan herkesin.
Necip G.
Gönderi Sahibi
Siz hala konunun dışına çıkmakta ısrarcısınız. Ezberden konuşmayı bırakıp yazıda sizi neyin rahatsız ettiğini açıklarsanız ben de dilim döndüğünce yanıtlamaya çalışırım sizi. Kaldı ki, görüldüğü gibi ben kimliğimi, fotoğrafımı, kurumumu herkesin göreceği şekilde açıkça ifşa etmişim ve kendi görüşlerimi bu şekilde paylaşma cesareti gösteriyorum. Sizin gibi 40 karakterlik bir nickle, profilimi boş bırakıp klavye arkasına saklanıp üst perdeden sallamıyorum kimseye... Şu an beni çalıştığım kurum üzerinden sorgulamanız bile benim size bu bilgiyi vermem sayesinde gerçekleşiyor. O yüzden ahkam kesmeden önce kendinizi benimle eşitleyin ve o şekilde çıkın karşıma... yazıda sizi ne rahatsız ettiyse söyleyin. Burada sizinle kapitalizm ya da postmodernizim tartışmasına girecek vaktim yok... saygılarımla...
Arkadaşlar,; yazar, ki burada Necip Gerboğa oluyor, bence 8 Mart gibi bir günü Dünya Kadınlar günü olarak kutlattığımız için utanmalıyız erkekler olarak demiş. Sözde eşit olarak gördüğümüz kadınlara, mecburen pozitif ayrımcılık yapmak zorunda kaldığımız için ya da erkek cinsi olarak (tüm erkeklerin oluşturduğu kümeden bahsediyorum) istemeden ya da isteyerek psikolojik/fiziksel olarak ezdiğimiz kadınlar yüzünden utanmalıyız. " Bir gün değil her gün kadınlar günü olmalı" diye konuşarak, o bir günde bile kadına gereken değeri vermediğimiz için utanmalıyız. Eşitsizlik, ayrıştırma gibi bir durum geçerli değil, ben bunu anlıyorum yazıdan. O yüzden beğendiğimi ifade etmiştim en başta.
Necip G.
Gönderi Sahibi
Bu kadar güzel ifade edilebilirdi... Bugün size ettiğim 765. teşekkürü de bu vesileyle buraya bırakıyorum:)
Kesinlikle en çok katıldığım 8 Mart iletisi, özellikle son paragraf
Reklam
Yorumunuza tamamen katılıyorum Necip Bey. İlk cümlenize de katılıyorum. Müslümanlar olarak pek çok zaafımız var. en önemli zaafımız ise bunları zaaf olarak görmememiz... Mesela Suriye'de mezalime tabi tutulan kadın ve kız çocukları üzerinden 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nutukları atan yöneten zihniyetin, kendi ülkesinde on binlerce kadının hukuka aykırı gerekçeler, siyasi baskılarla işlerinden atıldığını, diplomalarının iptal edildiğini ve dahası hapislere atıldığını görmezden geliyor ve dahası bunları hak ettiklerini savunuyor! Tıpkı dinin değil ama din mensuplarının kadına bakışlarındaki sakatlık gibi...
Necip G.
Gönderi Sahibi
İnşallah hocam, katılım göstereceğiniz için gerçekten çok mutlu oldum. Orada görüşmek üzere... Sağlıcakla kalın...