Bir zamanlar bu platform, kitapların dünyasında kaybolmayı seven insanlar için sade, samimi ve odaklı bir platformdu. Ancak son zamanlarda bu atmosfer hızla değişiyor. Platform, sosyal medyanın yüzeyselliğine ayak uydurmak adına yönünü şaşırmış durumda.
Peki, sorun nedir? Sorun şu: Her platform sosyal medyaya benzemek zorunda değildir. Kitap okuyan insanlar, zaten bu hızlı ve yapay akıştan uzaklaşmak için kitaplara sığınıyor. 1000Kitap gibi platformlar da bu sığınaklardan biri olmalıydı. Ama şimdi o da bir “içerik pazarı”na dönüşüyor. Oysa edebiyat, içerik değil; iç dünyadır. Görsellik değil, anlamdır.
1000Kitap ’ın bu yeni hali, “daha çok kullanıcı, daha çok etkileşim” mantığıyla büyümeye çalışırken özünü yitiriyor. Oysa büyümek her zaman iyi bir şey değildir; bazen sadelik, gerçek derinliği getirir. Kitaplarla kurulan o samimi, sessiz bağ; algoritmalarla şekillenen, dikkat ekonomisine kurban edilen bir şeye dönüşmemelidir.
Kendi hedef kitlesine uygun, kitap kültürünü ve edebi düşünceyi destekleyecek türde yenilikler getirilmeli. Örneğin yazar-okur buluşmaları için dijital etkinlikler, tartışma panoları, kitap kulübü öneri sistemleri gibi içerikler gerçekten işlevsel olurdu. Ama ne yazık ki bunun yerine popüler olanı taklit etmeyi tercih ettiler.
Belki artık şu soruyu sorma zamanı gelmiştir: Biz kitapları mı paylaşıyoruz, yoksa kitaplar aracılığıyla kendimizi mi pazarlıyoruz? 1000Kitap
Yaklaşık 6 yıldır sosyal medya kullanmayan biri olarak (tek sosyal medya hesabım bu) eleştirine sonuna kadar katılıyorum. Çok güzel açıklamışsın ancak 1000kitap ın bunu dikkate alacağını pek sanmıyorum. Daha fazla para kazanma/güç elde etme arzusunun önünde kimse duramaz. Naçizane tavsiyem beğenmediğiniz gönderilerin sağ üstündeki ... noktaya basın ve ilgilenmiyorum a tıklayın bu şekilde belki algoritmayı bi tık istediğiniz hale getirebilirsiniz.
Önüme düşen akıştaki saçmalıklarla elbette ilgilenmiyorum, söylediğinizi de yapabilirim o ayrı bir mevzu ama sonuçta bu sığlığı görmüş, buna maruz kalmış ve bunu yaşamış oluyoruz. Dikkate alınmayacağını biliyorum elbette, diyorum ya para konuşur!
Katılıyorum. 1000Kitap 'a Hacı Seydaoğlu 'na bu konu çok kereler iletildi. Ben de, kitap okuyanları birleştirme amacıyla kurulmuş bir sitenin vizyonundan bu derece uzaklaşmasını değişik kereler eleştirdim. Konu dönüp dolaşıp kullanıcı sayısını ve dolayısıyla gelirleri arttırma hedefine kilitlendi ve yozlaşma bir nevi yok sayıldı. Getirilen çözüm "görmek istemiyorsanız size özel geliştirme yaptık, sadece kendi takip ettiklerinizle bağlantıda kalabilirsiniz." seçeneği oldu.
Halbuki bizim -eskiden olduğu gibi- yeni tanışlar edinmemiz, ortak zevkler, yeni dostlar bulmamızın yolu tüm gönderileri görmek. Artık bu mümkün değil. Eş arayan, iyi akşamlar-iyi geceler-hayırlı cumalar dileyen, tebliğ yapan, öfke kusan, garip anketler düzenleyen, takipçi sayısını arttırmak amacıyla "beni takip edenlere kitap dağıtacağım" gibi değişik numaralar çekenleri aşıp; gerçek okurlara ve paylaşarak gelişmeyi arzulayan yeni kalemlere rastlamak çok zaman alıyor; bu süreç de keyifsiz ilerliyor.
Velhasıl ben kendi adıma pes ettim. Arada sırada, o da sevdiğim dostlarımın geri bildirimini alabilmek için, paylaşım yapıyor ve burayı bir nevi arşivim olarak kullanıyorum. Eski keyfi ve heyecanı almıyorum. Bugün, 3-4 yıl önceki 1000kitap'a benzer bir site kurulsa sevinir ve tüm arşivimle oraya taşınırım. Nitekim Goodreads'de de bir hesabım var ve sitenin tüm eksiklerine ve kullanım zorluğuna rağmen oradaki incelemeler ve paylaşımlar bana artık daha keyifli geliyor.
Uygulamayı instagram ve twitter gibi kullanma çabasında olmak bana garip geliyor. Her taş yerinde ağırdır. Her uygulamanın bir kullanım amacı vardır. Burası kitap özelindeyse eğer öyle olmalı ve kalmalı. Bu tür yerlerden kaçarak geldiğimiz kitap uygulamasında gene aynı şeyleri göreceksek ne anlamı kalıyor...
1000Kitap yetkilileri ( Her kimlerse, kendilerine ulaşmak pek mümkün olmuyor)
"daha çok kullanıcı(!), daha çok etkileşim" mantığı ile bu tavrını sürdürmeye devam ederse uygulamanın ipini çekeceğinin farkındadır umarım... Çok yazık gerçekten