Eğer biri benim düşündüklerimin veya yaptıklarımın doğru olmadığını ispatlarıyla ortaya koyarsa onları düzeltir ve o kişiye minnettar olurum. Çünkü hakikati arıyorum ben ve kendini kandırmada, cehalette ısrar edenler haricinde hakikatten hiç kimse zarar görmez.
Bu kadar yüksekten bakıldığında kendisini bir şey sanan insanın ve inşa ettiği tüm yapıların aslında ne kadar önemsiz olduğu gözüküyordu. İşte bu gözlemle beraber çaresizliğin ne kadar derin bir kuyu olduğunu her hücresiyle hissetmişti. Ne kadar gücünüz olursa olsun, dünya denen gezegen o kadar büyüktü ki güçsüzlüğün ne demek olduğunu size tattıracak bir şeyler her zaman olurdu.
Ölüm gerçekten tanımlanması garip bir fenomendi. Zira adamın oldukça sağlıklı görünen vücudu ve birçok organı yerinde duruyordu ama olay yerini terk eden bir şey vardı. Zaten insanlık da yıllardır vücuttan çıkıp giden bu şeyin ne olduğunu arıyordu. Tıpkı fişi çekilmiş elektronik cihazlar gibi. Her şey yerindeydi ama elektrik yoktu. İşte, ölüm tam olarak buydu. Vücudun elektriksiz hali.