10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2018 46. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 15 Mart 2018 07:03
Sabahtır boğazımda düğümlenip duran birkaç çift söz vardı. "İnsanlar niye bu kadar kötü" diye bağırmak isterken, boğazımdan yukarı çıkan yalnızca derin bir soluma oluyordu. Ben "anlayışsız insanlara katlanamıyorum" dedikçe, "sakin ol Meltem, bu kadar kızacak bir şey yok" diyorlardı. Oysaki tek bir şey değildi benim kızdığım. Olamazdı da zaten. Şarkı söyleyerek çıkmıştım evden, bulutların güzelliği ile mest olmuştum. Tek bir insan nasıl olur da sömürebilirdi bütün o yaşama enerjisini? Bütün insanlığın birikimi olmalıydı bu. Bu insan dediğim insanlar, umutları ve zamanımızı çalan ve bunları kendinde hak gören; bunun için maaş aldığını sanıp bize eziyet etmeyi görevleri sanan mahluklar. Parmağında yüzüğü var üstelik, demek ki bir yuvası var. Yuvasında ondan sevgi bekleyen bireyler de var. Bizden çok daha fazla yaşamışlığı var bu dünyada ya yine de yaşamak mıdır bu bilmem. Genç insanların umutlarını kıran, onlara birey olarak değil maaşının karşılığında katlanılması gereken görevler olarak gören insanlar ile yaşına bakmaksızın bir gece yarısı gelip ağaçları kesen insanlar birbirinden farklı olamazlar bence. Bir şekilde dönüşüyorlar birbirine. Toptaş tutuyor ağaçları kesen canileri anlatırken umutları baltalayan nicelerini anlatıyor aslında. Korkuyla bekleyen o çamlar, gürgenler de biz gençlerden başkası değil. Kaçma şansımız var mı ki o canilerden? Onların canı ne isterse o olmuyor mu eninde sonunda? Eziyet dediğimiz, taciz dediğimiz sadece fiziksel olmaz. Sen bir ormanın içinde çiçekleri umursamadan ezip geçip "bugün sıra kime gelecek" diye bekleşip duran ağaçlara dönüp bakmaz, seslerini duymazsan daha büyük eziyet mi olur? Tahteravalli olmayı dileyen bir ağacın en büyük korkusu ne olabilir? Bu kadar umut dolu bir ağaç en kötüsü olarak ne dileyebilir ki? Başına gelecek olanı hiç düşlemediği kesin. Ama bitmeyen umudun hikâyesi ise bu; bizlerde de hiç bitmeyen bir umut var! Bu böyle bilinsin. Bazen eğilip bükülüyor, kesilip toprağımızdan uzaklara taşınıyor, en kötü hayallerimizde bile düşünmediğimiz durumlarda kalabiliyor, her şeyi bizden başkalarının insafına bırakıyor gibi görünsek de direniyoruz! Direneceğiz. Bu içsel bir direniş. Sizin biçtiğiniz kalıplara girmeyi reddeceğiz. Sonuçta herhangi bir şeye karşı direnmek güzelleştirecek bizleri. Biz, bir rüzgarda ağaçların çığlığını duyabilenler, baltalamaya çalıştığınız ağaçlar olmayacağız! Siz kestikçe daha çok güçlenecek daha çok açacağız yaprak yaprak. Saygılarımla, bir gürgen dalı.
Edebiyat
Ben Bir Gürgen DalıyımHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 20197,5bin okunma
··
114 Gösterim
4 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Yazarı listeme ekledim. Kitaplarına yaptığın her incelemeyi okudum. Meraklıyım, hatta heyecanlı. Teşekkürler.. Direnmek güzeldir :)
Meltek
Gönderi Sahibi
Toptaş çok özeldir. Umuyorum ki seversiniz :) Postmodern romanları seviyorsanız Gölgesizler'le başlamanızı önerebilirim. Daha sade bir dil tercihiniz ise Kuşlar Yasına Gider olabilir başlangıç kitabınız:)
Meltek
Gönderi Sahibi
Öyle sinirli çıkmıştım ki dersten. Doğrudan eve gelsem Erkek Doğrama Cemiyeti Manifestosu başlayacaktım.. Neyseki kitapçıya uğramışım :)
Açıkçası ismi o kadar hoşuma gitti ki içeriğine bakmadan Kuşlar Yasına Gideri aldım :)
Meltek
Gönderi Sahibi
Keyifli okumalar şimdiden:)
Teşekkürler