Merhaba arkadaşlar. Tanrı ve Politika yan yana gelirse ne olur? Çok iyi bir soru ve eminim ki muhteşem cevaplar da çıkacaktır. Ancak yazarla ilerlediğimizde kitabın tartışmaların odak noktası olduğunu görüyoruz. İlk tartışma bu kitabın yazara ithaf edildiği ancak yazara ait olmadığı yönünde. Bunun sebebi ise ilk olarak 1670 yılında kitabın isimsiz olarak basılması gösteriliyor. Neden bazı yazarlar bazı eserlerini isimsiz olarak yayınlamış bunu da algılamakta zorlanıyorum. Ayrıca Teolojik – Politik İnceleme ile Tanrıbilimsel Politik İnceleme kitapları ve içerikleri tamamen aynı. Merak eden arkadaşlara iki farklı isimdeki aynı baskıları hazır olarak gönderebilirim de. Yeter ki sizler okuyun.
Diğer yandan 20 bölümden oluşan kitapta bahsedilen her bir konu ayrı ve özel diyebiliriz. Belki bizim ya da başkasının dile getiremeyeceği konularda çekinmeden bu şekilde konuşmanın kendi özgürlüğüne ve yaşamına bir kısıtlama getireceğinden korktuğu için bu eseri yazar isimlendirme yapmadan yayımlamış da olabilir. Böyle bir durum da söz konusu. Ancak içerik ve anlatım şekli ben bir Spinoza kitabıyım diyor zaten. Başka biri bile onu taklit ettiyse artık yapacak bir şey yok bizler bu eseri Spinoza kitabı olarak anacağız.
Peygamber, İbraniler, Tanrı Yasası, Mucizeler, Tanrıbilim, Devletin Temelleri, Özgür Devlet isimli konular ise kitapta dikkatimi özellikle çeken konular oldu. Batının Bâtıl inancının perde arkasını çekinmeden bu denli sertçe konuşabilecek çok az insan vardır diye düşünüyorum. Bizler en baştan itibaren bu inançların kaynağına ulaşmaya çalışıyoruz. Aslında burada ahım şahım bir durum da yok. Yani şöyle yok bugün kırsal kesimlere gittiğimizde bir köyde bile bazı evler yıkılacak hale gelmiştir ancak insanlar oraya asla yaklaşmazlar. Sebep ise çoğu kez ruhanidir ama bir şey diyemiyorum. Bu ne ki? Bu tarz şeyler günümüzde askerlikte de karşımıza çıkan durumlardır. Mesela vardı askeriyede bir nöbet meselesi. Yeni boyanmış kimse oturmasın diye bir bankın başına asker dikiyorlar nöbete. Yıllardır o bankın orada açıklanamaz biçimde bir asker nöbet tutuyor. Bu olayı o kadar kimse sorgulamıyor ki bu iş yıllar sürüyor. Bunlar daha ufak batıl inançlar. Bir de bunu Tanrısal olaylarda nasıl görüyoruz ve nelerle karşılaşıyoruz bu gözle okuyacağız. En basit bir insan saçmalığında bile insanların nasıl uzak durduğunu gördükten sonra tahmin edersiniz ki Tanrısal olaylarda durum çok daha ciddidir.
Net olarak gördüğümüz kısım ise aslında çok önemli bir kısım ki o da insanları batıl inançtan ve dini otoriteden kurtarmaktır. Sözüm ona biz Müslümanlar da bu konuyla alakadar olmalıyız. Şimdi günümüzde en basit olaylar bile ‘Dinde Bu Yok’ şeklinde uzatılıp gidiyor. Ve insanlar korkuyorlar. Hadi size biraz özelimi açayım. Mesela İslam’da 4 kadın meselesi almış başını gidiyor değil mi? Hatta alnı secdeye değmemiş insanlar bile bunun arkasında duruyor. Ama 4 tane hakkımız var gibisinden aptalca, ahmakça ve hatta salakça yorumlarına. Geçenlerde bunun tartışmasını yaşadığımızda yıllardır savunduğum tezi bu defa öne sürdüm. Ve dedim ki madem 4 tane kadın hakkımız var bunlar ‘Anne, Kız Kardeş, Eş ve Kız Çocuk’ olarak da düşünülebilir. 4 kadın olacaksa hayatınızda bunun da toplamı 4 ediyor. Bazılarının işine gelmedi. Gelmesin. Şimdi soruyorum, onların düşüncesi mi batıl oluyor yoksa benimki mi?
Ancak burada özellikle ve ısrarla karşımıza çıkan batıl inanç ve dini otorite meselesi her daim üzerine eğilmemiz gereken meselelerden. Yazar ise Eski Ahit özelinde bir birleşim yapmaya çalışıyor. Devlet ve Din özelinde en iyi modelin ne olması gerektiğini de tek tek anlatıyor. Spinoza ise bu durumu özellikle bozuk din adamlarına karşı bir mücadeleye dönüştürdüğü için onlar da bunu bir savaş ilanı olarak alıp önce cemaatten atıyor sonra da onu dışlıyorlar tabi. Bir de o dönem için Hristiyanlığın adeta bir tekele dönüştürüldüğünü düşünelim. Bu öyle basit bir konu değil. Mesela bizler Müslüman bir yaşam dışında yaşasaydık, sözüm ona mesela Katolik olarak yetişseydik şu an çoğumuz aynı dinde kalamazdık. Katolik Hristiyan öğretileri ve yaşantısı o kadar ağır ve kesin kurallara bağlıdır ki bunun altından çoğumuz kalkamazdık. Ve bunu bir tekele, ticarete dönüştüren Avrupa’nın nasıl bir durumda olduğunu hep beraber görüyoruz. Bu mesele özelinde.
Diğer yandan yine bizler kendini ifade etmenin önemini ve aklı kullanmanın gerekliliğine şahit oluyoruz. Kendi inancımızın da ilk emrini (Oku!) göz önüne aldığımızda her söylenene körü körüne inanmak yerine aklımızı kullanarak bunu bir araştırmayı ve ona göre değerlendirmeyi daha uygun buluyorum. Bunun bir gereklilik olduğu Avrupa’da bile yaklaşık 130 yıl sonra gerçekleşti ki en sonunda halk Fransız Devrimini yaşadı. Not, bu bir isyan yahut devrim çağrısı değildir. Olsa olsa kişisel bir aydınlanma çağrısıdır. Kitapta bir diğer çağrı ise Demokrasiye ve onun gerekliliğinedir. Çok uzaklarda aramaya gerek yok. Yaşadığımız evin içinde bile bir demokrasiden söz edemiyorsak, yalnızca tek bir kişinin söylediği ve düşüncesi kabul ediliyorsa, diğerlerinin fikri bile sorulmuyorsa bunun sağlıklı bir yaşantı olduğundan söz edilebilir mi? Demokrasi önce bireyin içinde, sonra çevresinde ve sonra ülkesinde meydana gelebilecek ve asla basit olmayan bir kavramdır. Sadece bilmek yetmez, uygulamak da gerekir. Yoksa bir anlamı olmaz.
Kitabın zararlı olmadığını, bağnazca yazılmadığını da tekrar hatırlatalım. Bu kitabı zararlı görenler hoşgörü sahibi olmayan bağnaz din adamları, din tüccarları ve engizisyon mahkemesi idi. Eğer bunların dışındaysanız ve 300 yıl geride yaşamıyorsanız sizin için bir sorun yok demektir. Üstelik bu eseri okuyan ve okutanların günümüzde bile dünyanın Batı kısmında değil Doğu kısmında yaşayanların ağırlıklı olduğu bölgelerde olması bile iyi bir aydınlanma, iyi bir durumdur diyebiliriz. Hem de çok net biçimde.
İncelemeler:
#43955427#134291176#134354648#134376323#281284356#281477192#281624483
Okumalar:
1. Anlama Yetisinin Düzeltilmesi Üzerine İnceleme (Aklın Islahı Üzerine Bir İnceleme)
2. Descartes Felsefesinin İlkeleri ve Metafizik Düşünceler
3. Ethica (Geometrik Yöntemlerle Kanıtlanmış ve Beş Bölüme Ayrılmış Ahlak)
4. Kısa İnceleme
5. Kötülük Mektupları
6. Mektuplar
7. Politik İnceleme
8. Tanrıbilimsel Politik İnceleme
Hepimize iyi okumalar dilerim..