Gönderi

BM'nin son İnsani Kalkınmışlık Raporu'nda, en tepedeki 358 "küresel milyardere" ait toplam servetin en yoksul 2.3 milyar insanın (dünya nüfusunun yüzde 45'i) toplam gelirine denk olduğuna dikkat çekmiş bulguları yorumlayan Victor Keegan, dünya kaynaklarını karan mevcut dağılımı "eşkıyalığın yeni formu" olarak adlandırmıştır. Doğrusu, küresel servetin sadece yüzde 22'si sözde "gelişmekte olan ülkelere" aittir ve bunlar da dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 80'inine tekabül etmektedir. Yine de bu, kesinlikle mevcut kutuplaşmanın ulaşmasının muhtemel olduğu sınır değildir çünkü şu an küresel gelirin yoksullara dağıtılmış payı hâla küçüktür: 1991'de dünya nüfusunun yüzde 85'i dünya gelirinin sadece yüzde 15'ini almıştır. Otuz yıl önce en yoksul ülkelerin yüzde 20'lik diliminin küresel servet içinden aldıkları yüzde 2,3 gibi korkunç derecede ufak payın, bugün daha da düşüp yüzde 1,4'e gerilemesinde şaşılacak bir yan yoktur.
Sayfa 89 - Ayrıntı Yayınları·Kitabı okudu
Sosyoloji
·
640 Gösterim
1 Yorum
Öne Çıkan Yorum
Bauman, “Azınlığın Zenginliği Hepimizin Çıkarına Mıdır?” adlı kitabını doğrudan bu bilgilerin açıklamasına hasretmiştir.
Okuma listeme ekleyeyim, teşekkür ederim.
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.