Aşk Mutfağından Yalnızlık Tarifleri
8/10
·160 syf.··
2025 20. kitabı
Yekta Kopan'dan ikinci kitabı da okumuş bulundum. Bir de Baktım Yoksun'daki hikayeler beklentimin üzerindeydi. Bu eserde de yine birbirinden beğendiğim öyküler mevcuttu. Yekta Kopan'ın seslendirme sanatçısı kimleğinden bağımsız olarak oldukça başarılı modern bir edebiyatçı olduğu kanısındayım. Oğuz Atay'la birlikte artık "toplum"dan "birey"e evrilen Türk öykücülüğüne artık modernizmi de katan Yekta Kopan, edebiyata yeni bir soluk kazandırmış. Hele de "milenyum"a geçiş aşamasında hayatımıza çok sert biçimde giren yeni teknolojik gelişmelerin gölgesinde bireyi bu denli irdelemek, size edebi bir saygınlık kazandırır. Sait Faik Öykü Ödülü de cabası. Hikayeleri de teker teker değerlendirmek istiyorum: Aşk Mutfağından Yalnızlık Tarifleri: Kitaba ismini vermesin rağmen daha iyi öyküler olduğunu düşünüyorum (genelde kitaba en iyi öykünün adı verilir). Bir arkadaşını uğurlamaya havalimanına gelen kahramanımızın eski sevgilisini görmesiyle beraber geçmiş günleri yâd etmesi bir nevi. Düş Eş: Baba-oğul ilişkisi üzerinden bireyin hesaplaşması, babanın oğuldan beklentileri ve aile ilişkilerini değerlendiren bir hikaye. Duygulu ve gayet güzeldi. Baba ve oğulun birbirlerine karşı sorumlulukları açısından da iletiler mevcut. Rakı, Su ve Buz: İşine son verilen (yani kovulan) kahramanımız üzerinden ilerleyen, arkadaşlık ilişkileri gibi konulara değinilen bir hikaye. Kötü olmamasına karşın ortalama diyebilirim. Maskeli Süvari: Vaktini amcasıyla geçiren ve babasından ziyade amcasını seven kahramanımızın, amcasının ölüm haberiyle evine gitmesi ve orada anıları canlanması. Bir hayli duygu yüklü ve bu sefer amca-yeğen temalı bir hikayeydi. Oldukça beğendim. Oyun Evi: Bir günlük üzerinden ilerleyen, iş hayatı ve aşk gibi konulara değinen bir hikaye. Vermek istediği iletiyle de güzel diyebileceğim bir öykü. Elma Ağacındaki Cadı: Mezun olduktan sonra da beraber "Büyük Reis" diye anılan arkadaşları önderliğinde buluşan bir grubu konu alıyor. Tahmin edeceğiniz üzere "gerçek" arkadaşlık ve "alışılmış" arkadaşlık arasındaki çizgiyi çekerek bize bir sorgulama sağlıyor. Çıkış Noktası: Deprem gerçeğini okurken yüzümüze haykıran, kısa olmasına rağmen psikolojik bir öykü. On sayfa olmasına karşın Yekta Kopan, karı-koca ilişkisinden psikolojiye kadar gayet güzel konulara değinmiş. Kısa ama etkileyici. Mevsim Normalleri: Bir haber kameramanın kaza geçirmesi üzerine arkadaşının onu hastanede ziyaret etmesini konu alıyor. Fakat arka planda haber ahlakı, iş hayatı gibi konulara da değiniyor. Köprüden Görünüş: Köyden indim şehre temalı diyebileceğimiz, kent yaşamına uyum sağlamaya çalışan kahramanımızın arkadaşına yazdığı mektup. Kent yaşamının keskinliğini gözler önüne seren bir öykü. Yayınlanmamış Bir Söyleşi: Gayet ilgi çekici, bir nevi "uyuryazarlık" vakasına temas eden bir nevi söyleşi. Bir polisiye öyküsü gibi ilerleyen ve okuyucuyu içerisine çeken bir öyküydü. Genel bir değerlendirme yaparsam öyküleri sevdim. Yekta Kopan (benim ne haddime olsa da) edebi bir otorite olduğunu ispatlamış oldu benim gözümde. Duygulu hikâyelerinde bayağı etkilendim. Modern Türk öyküsünün zirve yapıtlarından birisi. Naçizane tavsiyemdir.
Edebiyat
Aşk Mutfağından Yalnızlık TarifleriYekta Kopan · Can Yayınları · 2013712 okunma
·
59 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.