Friedrich Nietzsche nin her kitabını okuduğumda diyorum ki tamam en güzel kitabı buydu, ama her başka kitabını okuyup bitirdiğimde anlıyorum ki bu döngü kırılmayacak. Gerçekten bir kitap okuduğumu yalnızca Nietzsche'yi okuduğumda hissediyorum, bunu itiraf etmeliyim. Bir insanın her sözü, her fikri nasıl var olan bir durumu sorgulatabilir? Bunu kaçıncı kere düşünüyorum bilmiyorum ama kendini sorgulatan bir filozof. Çağının ötesinde ve bunun o kadar farkında ki ba-yı-lı-yo-rum!!
Putların Alacakaranlığı Yaşamının sonlarında yazdığı bir eser dolayısıyla sağlığını kaybetmeye ve aklının da bulanıklaşmaya başladığı dönemler. Etkisini kitabın sonlarında görebiliyoruz. Eksiltili cümleler, bazı anlaşılmayan ve tanınmayan isimlere atıfta bulunmalar vs.
Nietzsche'nin kitaplarında genel olarak bildiğim ve fikrini önceden okuduğum konularda ince ince ve kısaca notlarını paylaşmış. Kendisinin de dediği gibi, başkalarının bir kitapta açıkladığı gerçeği kendisi 10 kelimede açıklayabiliyor.
Yer yer başka filozoflara ve yazarlara olan karşıt fikirlerini okuyoruz. Çoğunu eleştirmesindeki ana sebepler basitlikleri, yüzeysellikleri, konularına göre değişse de bazı olguları çok göz önünde yaşamaları gibi değişkenlik gösteriyor. Zaten Nietzsche'nin genel fikirlerine katılan biriyseniz filozofumuz düşüncelerini kesin bir dille ifade ederken siz sadece okuyup hayranlık besliyorsunuz. Neyse çok övdüm kendisini, diğer okuduğum kitaplarına göre daha anlaşılır bir dile sahipti bence. Mükemmeldi.