Gönderi

Gerçek Kötü Sizce Nedir, Kimdir?
8/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2025 127. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2025 22:09
Bildiğiniz üzere Kindar Vahşi 'nin yani Kötüler Serisi'nin ikinci kitabı. Vahşi 'yle kıyaslayacak olursam eğer ilk kitabı daha heyecanlı ve güzel bulduğumu söylemem gerekir ama bu Kindar kötü demek değil elbette. Onu da yine çok beğenerek okudum ve şu 4 günlük okuma sürecimde de büyük keyif aldım ama hislerim diğerine kıyasla biraz daha sönük kaldı gibi. Victor, Sydney, Mitch ve Eli gibi halihazırda tanıdığım karakterleri yeniden görmek çok güzeldi (her ne kadar Eli için duygularım biraz karışık olsa da) ama onlara ek olarak yeni isimlerde vardı elbette: Marcella ve June. Marcella hikayenin yeni kötüsü, June ise dostla düşman arasındaki o ince çizgide bulunan bir yan karakterdi. Şahsen benim bu kitabı okumamdaki en büyük etken tabii ki de Victor'du, o yüzden sırf onun için bile devam edebilirim seriye ama hikayenin de hala güzel olarak ilerlemesi büyük bir artı oldu benim için. Çünkü bazen ilkinde harikalar yaratılan bir eser devamında gelenlerde aynı başarıyı yakalayamaz, bu oldukça büyük bir hayal kırıklığıdır. Vahşi bence ortalamanın üstünde bir kitaptı, Kindar ise derece olarak biraz daha aşağıda olsa da hala ortalamanın üstünde kalmaya devam etti bakalım çıkacak olan üçüncü kitabında durum nasıl olacak? Kitabı en kısa zamanda okumak için sabırsızlanıyorum çünkü finalde yine okuyucuyu merakta bırakacak bir takım aksiyonlu olaylar yaşandı bu da okuyucuyu biran önce devam ettirmeye itiyor, harika bir pazarlama taktiği bence işe de yarıyor hani. Neyse şimdilik üçüncü kitabı boş verip Kindar 'a odaklanalım. İşte en son Eli yakalanmış, Victor ise onun tarafından öldürülmüştü ama eh Victor'ın ölü kalmak konusunda ne kadar başarısız olduğunu hepimiz biliyoruz zaten. Sonuç olarak cesedini yakıp bu ölümün kalıcı olmasını sağlayacak öngörüden yoksun polisler sayesinde Sydney, Victor'u yeniden hayata döndürdü ve ekibimiz bir kez daha toplanmış oldu. Ama bu kusursuz bir diriltme değildi elbette. Victor'un güçleri onunla birlikte kaldı kalmasına ama bu güçler artık sahibine de zarar veriyordu gerçi onları daha az veya daha fazla kullanması da bir fark yaratmadı çünkü Victor ne olursa olsun yeniden ölmeye devam etti. Ölüp ölüp yeniden diriliyor anlayacağınız. Bu ölümlerin arasındaki süre her seferinde kısalıyor, aldıkları vakit ise giderek artıyordu. Bu da onu kurtulamayacağı eşiğe giderek yaklaştırıyordu, sonuçta beden en fazla bir kaç dakika ölü kalmaya dayanabilir fazlası ise geri dönüşü imkansız kılar. Victor kendisini iyileştirecek birini ya da en azından semptomları hafifletebilecek bir şeyi bulmaya muhtaçtı ve bu da onun yeni amacı haline geldi. Mitch her şeyi biliyordu elbette ama Victor sevgili Sydney'imizi üzmemek için durumunu ondan saklamaya karar verdi ve böylelikle yeniden yollara düşmüş oldular. Bu arada ilk kitaptan tanıdığımız bir başka karakter olan polis memuru Joseph Stell tüm bu Eli, Victor ve DÜ olayları ve kendisinin bu olaylardaki payından dolayı pişmanlık duymuş olacak ki DGN adında bir örgüt kurmaya karar verdi. DGN, DoğaÜstüleri Gözleme ve Nötrleştirme'nin kısaltması bu arada, amaçlarını da anlamışsınızdır. Ele geçirebildiklerini geçirip güçlerinin yetmediklerini de imha ediyorlar işte. Eli ise oranın ilk müdavimlerinden. Hatta Stell diğer DÜ'leri bulabilmek için yine onun yeteneklerinden yararlanıyor falan. DGN hikaye boyunca bizimkiler için bir engeldi ama asıl düşman bir başkasıydı tabii ki de; Oldukça fiyakalı bir güce sahip olan çılgın mafya eşi DÜ Marcella. Marcella'nın kötü kadın olma hikayesini sevdim ama bir noktadan sonra tek amacı ve hırsı güç kazanmak oldu. Gerçi onun pozisyonundaki biri için pek fazla seçenek olmasa da kitabın bir noktasında DÜ'lerin saklanmaları yerine ortaya çıkıp karşılık vermeleri gerektiğini söylerken bana Magneto havası verdiği için keşke o yönde devam etseydi diyorum. Mesela DÜ'leri insanlara karşı kışkırtsa ya da onları bir araya toplayıp içlerine özgürlük fikrini aşılasa çok daha heyecanlı olurdu her şey. Gerçi Marcella'nın kendinden başkasını düşünmeyeceği ortada ve bu rol onun doğasına ters olurdu o yüzden zorlamanın da bir faydası yok. Bu arada Eli'in sonradan başımıza dert olması da yarayı kaşıdığın takdirde yeniden açılacağı kadar bariz bir durumdu, Victor'ın hayatta olduğunu öğrendiği vakit dursa hata olurdu zaten. Böylece de kahramanlarımız her taraftan kıstırılmış oluyor, Victor'ın zamanının ve seçeneklerinin giderek azalması da cabası. Müttefik olarak ise sadece elde var bir adet June. Gerçi onun da Sydney'den ne istediğinden tam olarak emin olamadım yani arkadaş olarak mı görüyor kızı yoksa ne bileyim benim falan diyor ya arada hani romantik bir ilgi mi söz konusu mu ortada acaba merak ediyorum. Biliyor musunuz Kindar 'da bizim ekip iyice aile kıvamına geldi: Mitch anne, Victor baba, Dol pet, Sydney çocuk, Dominic ise uzaktaki amca gibi bir şey olmuştu. Çok da güzellerdi ya ama sonunda her şey b*ka batmasa olmazdı zaten. Victor'ın bir ayağı çukurdaydı ve kitap boyunca ha öldü ha ölecek temelli diye kendimizi yedik burda, hala düzelememesi bir yana bu ailenin yıkılması da pastanın üstündeki kiraz gibi oldu, kaos dolu bir pasta tabii benim kast ettiğim. Ayrıntıya girmeyeceğim bu olaylara ama zaten mutlu bir son yaşanmadığını da çoktan fark etmişsinizdir diye düşünüyorum. Kitap boyunca başka neler oldu derseniz; işte dediğim gibi yeni kötü karakterimiz olan Marcella'nın nasıl DÜ olduğu, güçlerini kazandıktan sonra neler yaptığı ve hangi karmaşalara imza attığı vardı. Yani hiçbir şey yaşanmasa bile mutlaka Marcella'nın bir vukuatı oluyor ve hikaye renkleniyordu. Eli başta hapsedilmiş olduğu için fazla hareket imkanı yoktu ama yazar burada da onun geçmişinden bahsederek hem bizim kendisini daha yakından tanımamızı sağladı hem de olay çeşitliliği yaratmış oldu. Diğer bir yan karakter olan June ve onun yaptıkları ile Dom ve DGN tarafı da vardı. Çünkü Dominic Victor'ın emriyle bir ajan olarak o örgüte girmişti. June ise hem bizimkileri gözlüyor hem de alttan alttan Sydney ile arkadaşlık kuruyordu falan. En çok da Victor'ın çaresizliğini okuduk ama. Çok üzüldüm ona, Victoria Schwab (V.E. Schwab) sen ne cüretle benim favori karakterime bu kadar acı çektirirsin dava edeceğim yeminle seni. Lütfen artık ona bir kurtuluş yolu ver yoksa Victor fanlarıyla beraber kapına dayanmamız içten bile değil. Yine de Victor gibi hesapçı ve sadece mantığıyla hareket eden bir insanın Sydney, Mitch ve Dom'a değer vermeye başlaması kitapta en hoşuma giden şey oldu sanırsam. Son olarak da Eli ile Victor'ın nihai mücadelesi vardı, o sahne bayağı bir güzeldi ve nihayet iki taraftan biri kalıcı olarak ölebildi. !!! SPOİLER !!! Eh, yazmasam olmaz, duramazdım burayı zaten. Şimdiiiii Dom'a çok üzüldüm ya, ne güzel Victor sayesinde toparlamıştı hayatını mutlu mutlu yaşıyordu. Ama Victor'ın da kurtarılması lazımdı DGN'den ve oradaki ajan olarak da bu rol Dom'a kalıyordu ne yazık ki. Marcella sonunu hak etti, kesinlikle ona gram üzülmedim. Ölümü de yaşarken yaptıkları kadar ihtişamlı oldu. Bir tek Jonathan'a acıdım çünkü kurunun yanında yaş olarak yandı garibim. Eli... Öldürülemeyen karakter olarak öldürülmesi şaşırtıcıydı en başta ve bunu yapanın Sydney olması da epey bir sürpriz oldu. Ama düşünüyorum o gittiğine göre üçüncü kitapta kim kötü karakter olacak acaba diye, bekleyip görmekten başka seçeneğimiz yok ne yazık ki. Çılgın doktorun daha önce ölmesi gerektiğini düşünsem de onun o manyak çabaları olmasa Eli ölemezdi o yüzden görmezden gelmeye karar verdim. Sinir bozucu bir yan karakter olsa da en azından gebermeden önce bir işe yaradı. Kitabın sonunda Victor'ın bizimkilerle yollarını ayırması ise çok kırdı beni. Bakın ben de biliyorum Eli ve Marcella gibi büyük balıklar aradan çekildikten sonra DGN için geriye kalan en büyük tehditin Victor olduğunu ve sırf bu yüzden de Sydney ve Mitch'i bıraktığını çünkü onları korumak istiyor adam. Ama beynim bunu anlasa da aynı şeyi kalbim için söyleyemiyorum işte. Of en azından Sydney'in ona ulaşmak için hala bir yolu var yani elbet yeniden bir araya gelecekler tek tesellim o şu anda. !!! SPOİLER İS OVER !!! Sonuç olarak geneline baktığımda gene sevdiğim bir roman oldu, tabii ilk kitabı hala gözümde daha iyi ama Kindar sayesinde de son kitabını büyük bir merakla bekliyorum. Önerir miyim kesinlikle öneririm, Kötüler Serisi bana kalırsa hala muhteşem bir seri çünkü ve dediğim gibi sırf Victor için bile okunabilir. O zaman başka incelemelerde görüşünceye dek hoşça ve kitaplarla kalın dostlarım.
1000Kitap
KindarVictoria Schwab (V.E. Schwab) · Pegasus Yayınları · 202493 okunma
··
588 Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
kitap bitti ben geldim 🫡 victor' ın sydney ile mitch'i ailesi olarak görmesi çok güzeldi. sydney'in başını okşadığı sahne çok tatlıydı, onun babasıymış gibi o evden kaçınca peşinden gitmesi aslında ona ne kadar değer verdiğini gösteriyor o yüzden sonraki sahne için beynimi ikna ettim artık, kalbim kırılmış olsa da 💔 dom'a artı olarak dol'a da çok üzüldüm ben, yeniden dirilse de hayvan kaç kez öldü sayamadım artık. Eli olmadan yazar ne yazacak çok merak ediyorum, umarım onu yakmışlardır 🙏🏻 umarım serinin finalinde artık tamamen aile olmuş syd, vic, mitch görürüz aralarından biri ölmez (çok zor)
Firefly
Gönderi Sahibi
Amin 🙏
spoi falan var diye gectim alip okumayi planliyorum
Firefly
Gönderi Sahibi
Spoiler lı yer sadece sonda var ve belirttim onda da zaten kalan kısımları rahatça okuyabilirsin ☺
Firefly
Gönderi Sahibi
★ Serinin ilk kitabı olan Vahşi'nin incelemesi → #275843886