Gönderi

Ne Sen Ne De Ben Kahramanız Dostum Burada Herkes Kötü
10/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2025 88. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2025 10:51
Çok güzel bir kitaptı ya! Vahşi 'yi okuduğuma ne kadar memnun olduğumu kelimelerle anlatamam tam Rs'nin eşiğinden beni çekip çıkardı ve o olmasa halim ne olurdu bilemiyorum. Ayrıca kendisi Victoria Schwab (V.E. Schwab) 'tan okuduğum ilk kitap olur ve yazarın kalemini de çok sevdiğimi itiraf etmeliyim. Vahşi oldukça popüler bir kitap ve son dönemde de adından sıkça bahsettirdi. Bilirsiniz bu gibi aşırı konuşulan eserler ya gerçektende iyidir ya da insanlar tarafından aşırı dercede şişirilmiştir. Benim fikrim sizi ne derece etkiler emin değilim fakat bana kalırsa bu kitap gerçekten de gördüğü ilgiyi hak ediyordu. Uzun zamandır bu kadar büyük bir keyif alarak okuduğum ilk romandı kendisi. Şimdi biraz da kitabın kendisinden; konusundan, karakterlerinden ve benim hakkındaki kişisel görüşlerimden bahsetmek istiyorum. İlk baş konusu : Şöyle bir evren düşünün bir insan ölüme yakın bir deneyim geçirdiği zaman (yani ölüpte akabinde yeniden hayata dönmüşse) o an yaşadığı travma, bireyin kendi kişiliği, iradesi ve son anında düşündüğü şeyler birleşerek onun kendine has bir özellik kazanmasını sağlıyor. Bu gücü insanlara kimin bahşettiği ise meçhul, belki tanrı belki de iblis insanlara süper güç veriyordur kim bilir. Böyle bir durumun mümkün olduğunu ve DÜ'lerin (süper güç sahibi insanların ortak adı DoğaÜstü'dür) varolabileceğini keşfeden Eliot Cardale ise üniversite tez görevi için tam olarak bu konuyu seçer. Eli ve oda arkadaşı Victor Vale zamanla bu tez üzerinde birlikte çalışmaya başlar ve kısa sürede de DÜ yaratmanın mümkün olduğunu keşfederler, ilk denekleri ise tabii ki de kendileridir. Kısacası herşeyin başlangıcı bu şekildeydi. Konusunun yanında kitabın karakterleri de çok ilgi çekici. Öncelikle bunu herkes söylüyor o yüzden duymaktan sıkılmışsınızdır belki ama Vahşi 'deki hiçbir karakter iyi ya da kötü olarak sınıflandırılamaz. Herkes hem doğru hem de yanlış olarak değerlendirilebilecek şeyler yapıyor ve neyin ne olduğu biraz da kişinin bakış açısına bağlı. Hatta kitabın bir sayfasında da Sydney Victor'ın kötü biri olmadığını söylemiş Victor'da bu senin nasıl baktığına bağlı diyerek ona karşılık vermişti, bir bakıma onlar bile kendilerinin farkında diyebiliriz. O yüzden konusunda süpergüçlü insanlardan söz edilse de bizim okuduğumuz şey iyi ve kötü arasındaki mücadele değil daha çok bir intikam meselesidir. Ana karakterlerimiz olan Eli ve Victor aslında taa en başından beri (henüz süpergüç kazanmadan öncesinden bahsediyorum yani) kuzu kılığındaki birer kurttu. İkisininde içinde doğru olmayan, karanlık bir taraf daha vardı ve normal olmak adına bunu gizlemişlerdi. Ama it ulur birbirini bulur hesabı tam da kendileri gibi birine denk geldiler ve sırf bu yüzden birbirlerinin yanında kaldılar. Çünkü ikiside karşısındakinin derisinin altındaki o ikinci kişiliği görüyor ve bunu ilginç buluyordu. Size ilerisiyle ilgili verebileceğim en küçük spoiler Eli ve Vic'in yaptıkları deney sonucunda başarılı oldukları fakat herşeyin bundan sonra boka sardığı olacaktır. İçlerinden biri DÜ'leri ortadan kaldırmayı amaç edinen bir cellata dönüşürken bir diğeriyse arkadaşından yediği kazık sonrası hayatı mahvolunca son on yılını alacağı intikam için planlar yaparak geçirmiştir. Fakat gelinen noktada taraflar bir zamanlar dostken birbirinden nefret eden düşmanlara dönüşmüş ve edindikleri yeni yoldaşlarla son savaş için hazır hale gelmişlerdi. Bana kalırsa yazarın bulduğu güç kazanma şekli oldukça yaratıcıydı, böylelikle hem ölüm gibi tek bir eylemin insanlara birbirinden farklı güçler vermesine olanak sağlamış hem de herşeyi tek bir mantığın üzerine oturtturmuştu. Ama yazarın aynı zamanda mekan konusunda biraz cimri davrandığını düşünüyorum çünkü Eli ve Victor'un geçmişteki hikayesi dışında -ve Mitch ve Sydney'in hikayesi- günümüzde yaşanan tüm olaylar Merit şehrinde gerçekleşiyordu. Bakın bunlar diğerini öldürmek için heryerde birbirini arayan insanlar ve Tanrı'nın esprisi gibi -daha doğrusu yazarın- aynı şehirde bulunmak gibi tuhaf bir duruma düşüyorlar tabii onlar bunu çok sonra öğreniyor fakat onu geçtim aynı otelde kalmaları ne demek! Victoria Schwab (V.E. Schwab) sanki dalga geçmiş burda bizimle. Aynı şehirde birbirinize denk gelmeniz zor bir ihtimaldir fakat otelde olsa yaşadığınız bina ortaksa eğer nasıl bir kudümsüzlük var ki sizde hiç gelip geçerken birbirinizi görmüyorsunuz, insan ister istemez sorguluyor bunu. Sadece bir kez Eli Mitch'i görür gibi oldu ama o zamanda daha adamı tanımıyordu, yani bir işe yaramadı bu karşılaşma. Benim bu hikayedeki tarafım kesinlikle Victor ve ekibinden yanaydı. Zaten kendisi de benim varolan karakterler içerisindeki favorim olur. Eli sende fena adam değilsin aslında fakat ben hep din konusunda bağnaz ya da yaratıcıya aşırı derecede tapan insanlara karşı gıcık kapmışımdır, sende ikinci kategoriye dahil olduğun için bizimle değilsin canım. Victor ise tamamen apayrı bir şey. Bakın Eli DÜ'leri öldürüyor ve sebebi ne olursa olsun bu yüzden onu kötü adam olarak görebiliriz fakat Eli hikayenin kötüsü olsa bile Victor kesinlikle kahramanı değil. Hatta ben onun iyi biri olduğunu bile düşünmüyorum çünkü Vic'in tek amacı intikam. Yani sonunda Eliot ölsün de gerisi hiç önemli değil, bunu yaptığı vakit DÜ'leri kurtaracak olması bile onun için sadece bir extradan ibaret. Onun dışında Mitch diye bir ağır abimiz var; büyük boy, bol kaslı, kel ve dövmeli biri fakat cüssesinden ziyade beynini kullanan tipte bir karakter. Gerçekten adamın dibi ve hikayedeki nadir normallerden de olsa kesinlikle çok faydalı bir yan karakter. Sydney ise olmazsa olmazımız hele ki yaşanan o finalden sonra. Kız neredeyse 13 yaşında ve bu yüzden benim onu Victor ile shipleme çabalarım yasal olmasa da yine güzel yazılmış başka bir karakter (şaka yapıyorum tabii ki yok shipleme falan aslında onlar olsa olsa baba-kız olur, sadece yazarken aklıma geliverdi işte böyle demek). Kendisi de tıpkı ablası gibi bir DÜ ve gücüde ölüleri diriltme. Düşünsenize takımda ölen arkadaşlarınızı geri getirebilecek birinin olması ne kadar büyük bir lütuf zaten lazım da oluyor hani. Serena ise (Sidney'in ablası) gücü bakımından en az kız kardeşi kadar zorlu biri çünkü kadın karşısındaki insana her dediğini yaptırabilme gücüne sahip neyse merak etmeyin akıllı Victor'ımız sonunda bakıyor onunda çaresine. Başka da öyle önemli biri yok. Evvet artık bu incelemeyi de yavaş yavaş bitirelim. Dediğim gibi kesinlikle çok iyi yazılmış bir kitaptı, konusu özgün, hikayesi sürükleyici ve karakterleri de tam yerindeydi. Yani herkes kendi rolüne cuk diye oturmuş. Kişilerin iç dünyası, düşünceleri ve motivasyonları da romana ayrı bir hava katmış, kesinlikle Vahşi 'yi kendine has bir yapım haline getiren başlıca etkendi. Uzun lafın kısası ben bu kitabı size şiddetle öneriyorum hatta en iyisi gidip Victor'ı çağırayım buraya da olurda eğer inat edip okumazsanız sizi acıyla bir güzel cezalandırıp fikrinizin değişmesini sağlar.
1000Kitap
VahşiVictoria Schwab (V.E. Schwab) · Pegasus · 2018607 okunma
··
566 Gösterim
5 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Merak ediyordum artık daha da cok merak ediyorum grisharverse bittikten sonra okusam mi acabaa
Firefly
Gönderi Sahibi
Karar senin ama hala hevesin varken biran önce oku bence
Bu kitapta kahraman yok maalesef 🥹 iki karakter de kötünün iyisi olabilir 🙃
Firefly
Gönderi Sahibi
Haklısın
Kitabi merak ediyordum sayende daha da artı ahshdjs kısa süre içerisinde okuyacağım
Firefly
Gönderi Sahibi
İnşallah en kısa sürede okursun ve o zamanki düşüncelerini duymayı da dört gözle bekliyorum.
Firefly
Gönderi Sahibi
★ Serinin ikinci kitabı olan Kindar'ın incelemesi → #283311862
Syney ve victor tam bir abi kardeş 😭
Firefly
Gönderi Sahibi
Peki o da olur knk