Sevgili Kitap Dostlarım,
Yeni KAFA dergisinin Eylül 2025 sayısını, yani sayı 132’yi okuduktan sonra içimde dönen düşünceleri sizlerle paylaşmak istedim. Keyfini çıkarmışsam, sizin de merakınızı kamçılar; eleştirilecek yönleri varsa beraberce üzerinden geçeriz.
132. sayı, başlıca sadakat, ihanet ve güven gibi insan ilişkilerinin en kırılgan, en tetikleyici kavramlarını merkeze alarak geliyor. Kapak görseli bile bu temayı tek bir cümleyle güçlü biçimde özetliyor: “Gün gelir ihanet eden sadakat ister.”
Derginin dili ve üslubu yine yılların tecrübesini, kültür-sanat odaklı bir duyarlılığı taşıyor. Edebiyat, deneme, şiir, güncel kültür yazılarının dengesi, okuru düşünmeye — hatta rahatsız olmaya — itiyor; sıkıcı olmaktan kaçınıyor. Tasarımı, görselliği de estetik bir bütünlük sunuyor; sayfalar arasında gezinirken görsel olarak da tatmin oluyorsunuz.
Beğendiklerini
Tema seçiminin güncelliği ve derinliği: Sadakat, ihanet, güven… Bunlar yalnızca bireysel ilişkilerin konusu değil toplumsal bağlara dair de çok şey söylüyor. Dergi bu yönüyle tartışma başlatacak metinler sunmuş.
Duygusal bir etki: Bazı yazılar iç burkucu, bazısı ise hayatın gerçekliğini onaylamamıza sebep oluyor; kimi zaman öfke, kimi zaman umutla kapanışı yapıyorsunuz. Bu çeşit duygusal spektrum varlığı, derginin salt “bilgi” değil “deneyim” de sunuyor olduğunu gösteriyor.
Estetik & düzen: Görsel bütünlük, kapak seçimi ve fotoğraf / illüstrasyon kullanımı genel etkide büyük rol oynuyor. Okuyucu olarak sadece metinle değil, görsel atmosferle de dergiyi deneyimliyorsunuz.
Eleştiriler ve Eksikler
Tekrar hissi: Bazı yazılar daha önce işlenmiş temalara yakın geliyor. Sadakat, ihanet gibi kavramlar çok zengin ama zamanla benzer açılardan ele alındıklarında etkisi azalabiliyor.
Derinlik farklılıkları: Bazı metinler oldukça güçlüken, bazıları biraz yüzeyde kalmış gibi. Bazı denemelerde ya da yazılarda “evet, bu konu önemli” dedirtiyor, ama daha fazla girilseydi dedirtiyor da.
Çoklu bakış açıları: Temaya dair farklı kültür, farklı toplumsal kesimlerden seslerin daha da çoğaltılması okurun perspektifini zenginleştirirdi. Örneğin sadakat kavramı, farklı kuşaklar ya da farklı coğrafyalardan nasıl algılanıyor, daha fazlası olabilirdi.
132. sayı, KAFA’nın edebiyat-kültür dünyasındaki konumunu yine hatırlatıyor: yalnızca nostaljik bir dergi değil; düşündüren, sorgulatan, okurla yüzleşen bir yayın.
“İhanet eden sadakat ister” kapağıyla bizi bir durumla karşı karşıya bırakıyor:
Kime, neye sadakat?
Ve ihanet nerede başlar?
Eksikleri var ama bütün olarak oldukça güçlü bir iş çıkarılmış.
Sevgilerimle,
Miroslava AngelovaChuckyninGelini
@1_Nikbin
@QaMzE_
Semra YAPALKültür EbesiMüberraBast ı zaman Tayy ı mekânArzuTuğba SaydamCuma BozkurtP.KübraBetülKafa Dergisi - Sayı 132 (Eylül 2025)