Filozoflar gerçeklik üzerine düşünmede iyi oldukları için Platon onların sorumlu olmaları ve politik gücün tamamını ellerinde bulun­durmaları gerektiğine inanmıştır. En ünlü ese­ri olan Devlet'te, hayali bir mükemmel toplum betimledi. Filozoflar en tepede olacak, özel bir eğitim alacaklardı; buna karşılık yönet­tikleri yurttaşlar uğruna kendi zevklerini bir yana bırakacaklardı. Onların altında, ülkeyi korumak üzere eğitilmiş askerler, onlann da altında çalışan kesim olacaktı. Bu üç grubun mükemmel bir denge içinde olacağını düşü­nüyordu Platon; akılcı kısmının duyguları ve arzulan kontrol altında tuttuğu dengeli bir zi­hin gibi. Ne yazık ki onun toplum modeli son derece anti-demokratikti ve insanları yalanla­rın ve gücün birleşimiyle kontrol altında tu­tuyordu. Platon çoğu sanatı, gerçekliği yanlış temsil ettikleri gerekçesiyle yasaklardı. Ressam görünüşleri resmeder, fakat görünüşler Formlar hakkında aldatıcıdır. Platon'un ideal devletinde yaşamın her yönü, yukarıdan sıkı kontrol altında olacaktır. Bugün bizim totali­ter devlet olarak adlandıracağımız şeydir bu. Platon insanların oy vermesine izin vermenin, yolcuların geminin dümeninde olmasına izin vermekten farksız olduğunu düşünmüştür. Dizginleri, ne yaptıklarını bilen insanlara vermek çok daha iyiydi.