Gönderi

Puan vermedi·266 syf.··
2018 48. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2018 21:48
Kitabın arka kapağını kapattı. Düşündü. İçi daralmıştı. İnsan her zaman bir Cenkte miydi? Yaşamla ,ölümle, başkalarıyla, kendisiyle, geçmişiyle, geleceğiyle, töreyle, ait olduklarıyla, ait olduklarına yakınlığıyla, uzaklığıyla, vuslatıyla.. Cenksiz yaşam olur muydu? Cenk dediğin her zaman mücadeleydi. Hayat mücadeleydi. Mücadelesiz hayat olmazdı. Herkesin mücadelesi başkaydı, herkes kendi cenkini en büyüğü sanırdı başkalarınınkini bilmeden. Herkes kendi cenkine ayrı isyan ederdi oysa bilmezlerdi ki hayatın manası bu mücadelededir. Mücadele dışı olanlarda vardı. Kendini bu mücadele dışında tutanlar. Tam teslimiyet halinde olanlar. Mücadeleden yorulanlar. Cenkinin olması mı daha iyiydi yoksa cenksiz olmak hayata karşı bir duruş muydu? Hikaye nelerden beslenir, nerelerden ilham alır, neleri işler, diye düşündü. Hikaye hayata dair her şeyden beslenir. Edebiyat hayata dair her şeyden beslenir. Sanatta. İnsanları besleyen yine insanın, insanların, farklı coğrafyalarda yaşayanların yada kendi coğrafyasında yaşananların hikayeleridir, yaşadıklarıdır. Her zaman yaşanmışlar da değildir elbet. Bazen mitostur bazen efsanedir bazen mistik hikayelerdir ne olduğunu bilmediğimiz. Edebiyat benimdir, sizindir, çocuklarımızındır, torunlarımızındır. Edebiyat hayattır, insanın ta kendisidir. Geleceğe kalandır geçmişten gelendir. Mungan kimdi, insana ait duygulara nasıl bu kadar bilebiliyordu, kelimelere nasıl bu kadar hakimdi, diye düşündü. Mungan, nesirciye göre kadim bir hikayeci, şiir düşkünlerine göre duygulara hakim bir şair, tiyatroculara göre bir nirvanaydı. O bir entellektüeldi bir aydındı. Türk toplumunun son zamanlarda yetiştirdiği en büyük aydınlardan. Bu kadar kadim hikayeyi nereden biliyordu, İran kültürüne nasıl bu kadar hakimdi, töreleri nasıl bu kadar iyi biliyordu, diye düşündü. O bir Mardinliydi. Sema Kaygusuz da bir Dersim’li değil miydi, o da işlememiş miydi kadim hikayeleri, yaşadığı coğrafyanın kültürünü? Demek ki doğu insanı kültürüne daha hakim, onların içine daha bir işliyor, kültürü, töresi. Biz Çanakkaleli, İzmirli olarak daha mı az sahip çıkıyoruz kültürümüze? Ninemin anlattığı hikayeler vardı ama onlar hikaye sayılmaz daha çok masal. Büyüklere saygı, küçüklere davranış, düğünlerdeki alışılmışlar kültür sayılmaz mıydı? Sayılsa da içimize işlememişti. Ucunda ölüm yoktu, hiçbir zaman kültürümüzden korkmadık. Korkmadığımız için töre olmadı. Töre korkulan bir şey miydi? Bize yansıtıldığı kadarıyla öyle, bildiğimiz kadarıyla. Yaşamadığımız için bilemeyiz. Belki de gidip yerinde yaşamalı. Yabancıya ne kadar töre olursa. Belki de biz her zaman bir geçiş coğrafyasıydık, rahatına düşkün. Ne Pers dik ne Eski Yunan. Biz sadece kendimizi yaşadık. Bugünümüzü. Bilmek ister miydim, törem olsun, kültürüm olsun? Belki ama hiçbir zaman ölüm korkusu, başkalarının elinden öldürülmek korkusu yaşamak istemezdim yada ya öleceksin ya öldüreceksin seçimi. Herkese keyifli okumalar dilerim.
Edebiyat
Cenk HikayeleriMurathan Mungan · Metis Yayınları · 2020919 okunma
··
398 Gösterim
12 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Bir kültürü anlatmak sanırım orda yaşanmışlıkları ilk elden duymak ile daha mümkün oluyor, emeğinize sağlık
Şuna inanıyorum ki, insan dıştan gelen her şeyle mücadele etmeli ama kendisiyle olan cenke bir son vermeli artık. Kendimizle savaştığımız sürece daha da zorlaştırıyoruz işleri. Anladığım kadarıyla Mungan şiirlerinde olduğu kadar hikayelerinde de çok başarılı. Güzeldi. Eline sağlık :)
İbrahim Sisifos
Gönderi Sahibi
Hayat vuracağı kadar vurdu şimdi sıra bizde :))
kitabın arka kapağını kapatacağına ön kapağını kapatsaymış daha isabet olurmuş!!!! kocaman bir PİS HERİF lafı döküldü sabah sabah!! bi arkadaşımın bu adamın kitabını başkaları okumasın diye yırtıp çöpe attığı günü hatırladım nedense!!! iğrençliğin ve edepsizliği aleni yazmanın dozajı neyse artık bu eylemi yaptıracak kadar..
İbrahim Sisifos
Gönderi Sahibi
Yazdığım yazıya eleştiri yapabilirsiniz, yazımın kötü olduğunu, Türkçe'den bir haber olduğumu, duygu namına bir şey taşımadığı, düşüncelerime katılmadığınızı söyleyebilirsiniz. Bunların hiçbirisi sıkıntı değil. Yalnız bir şart ile düşüncenizi açıklayarak. "Bu adam da kim ya!!! Pis herif!! Yaksaydın kitabı!!" şeklinde bir düşünce ifade şekli yok dünyanın hiçbir yerinde. Bu bir saygısızlıktır, kim kime yaparsa yapsın saygısızlıktır. Ya ben anlatamıyorum derdimi yada siz anlamak istemiyorsunuz.