Yeraltı edebiyatı denilince akla ilk gelen isimlerden olan Hakan Günday ,bu kitabında da yine hayatın ve insanların tüm kirli çamaşırlarını ortaya sert bir şekilde dökmüş.
Kitap, aynı isme sahip ama hayatın farklı yüzleri ile karşılaşmak zorunda kalan iki çocuğun/yetişkinin hikayesini anlatıyor. İki bağımsız hayat hikâyesi okuyoruz ama kitabın sonunu yazar o kadar usta bir şekilde örmüş ki hikâyeleri Oğuz Atay sayesinde birleşiyor.(Bu kitabı bu kadar çok sevmemin sebebi Oğuz Atay üzerinden hikâyenin bağlanmış olması.)
Farklı bir kitap okuyayım ve sonunda da baya şaşırayım derseniz bu, tam size göre. Alın,okuyun ,okutun...