Kökler, toprak mülkiyeti sonucu, taşınmaz mülkler sonucu gelişmiştir. Bu açıdan bakıldığında kısa ve pek de yaygın olmayan bir kök salma tarihi olan hareket meraklısı bir türüz. Belki de köklerin psikolojik bir ihtiyaç olduğu düşüncesi biraz abartılıdır. Belki başka bir yerde olma isteği, açlığı çok daha derin ve kadim bir ihtiyaç, daha güçlü bir dürtüdür. (s.96)
Pulitzer ve Nobel Edebiyat Ödüllü John Steinbeck , Köpeğim Charley ile Amerika Yollarında kitabında ülkesini yeniden duymak, koklamak, hissetmek için seyahatname tadında bir yolculuk kaleme alıyor. Bu seyahatnamesinde Amerika’nın dört bir yanını keşfederken, Steinbeck karşılaştığı insanları, onların gündelik yaşamlarını ve toplumun ruh hâlini dikkatle gözlemleyerek sosyolojik dokusunu insan hikayeleri üzerinden anlatıyor. Köpeği Charley eşliğinde yaptığı gezi boyunca insan ilişkilerini ve kültürel dönüşümleri gözlemliyor.
Bu yolculuğa çıkarken yazar kimliğini geri planda tutuyor. Karavanına Don Kişot ’un atı Rocinante ismini veriyor. Steinbeck eserinin olay örgüsünü klasik bir roman kurgusundan ziyade seyahatname formunda tasarlıyor. New York’tan yola çıkarak kuzeye, oradan batıya ve güneye doğru geniş bir rota çiziyor.
Steinbeck’in başkahramanı olduğu bu yolculuk romanı, küçük kasabalarda, yol lokantalarında ve kamp alanlarında insan manzaralarını topluyor. Yazar, bu gözlemlerini samimi, denemeci ve dikkatli bir anlatım diliyle aktarıyor. Dış dünyayı betimlerken, bu betimlemelerin arasına yer yer felsefi sorgulamalar da yerleştiriyor. Belgesel nitelikli bir yol anlatısını ve kişisel bir iç konuşma formunu ustalıkla bir araya getiriyor. Okurken diliyle karavanında yolculuk ettiriyor.
İnsanın yaşadığı topluma ve coğrafyaya yabancılaşmasının ancak doğrudan temasla, yeniden bakışla aşılabileceği, köklerine doğru yapılan bir yolculukla hem bireysel belleğin hem de toplumsal hafızanın yeniden canlanabileceği vurguluyor. Bu tür bir yolculuk, insanın kendisini çevreleyen dünyayı yeniden duymasını, anlamlandırmasını ve aidiyet duygusunu tazelemesini sağlıyor.
Kitapta değinilecek bir çok evrensel mesaj var ve Steinbeck bu mesajları aktarırken hem bir seyyahın duyarlılığını hem de bir yazarın incelikli bakışını ustalıkla ortaya koyuyor. Alttaki alıntının anlattıkları insanın kendine, diline, toplumuna ve dünyaya yeniden bakmasını sağlayan bir düşünce yolculuğuna dönüştürüyor.
Kelimeleri ve kelimelerdeki sonsuz olasılıkları seven biri olarak bu kaçınılmaz son beni üzüyor. Yerel lehçeyle birlikte yerel tempo da kaybolacak. Deyimler, dili zenginleştiren, belli bir yerin ve zamanın şiiriyle dolduran farklı kullanımlar ortadan kalkacak. Onların yerini derli toplu paketlenmiş, standart ve yavan, milli dil alacak. Yerellik tümüyle kaybolmamış ama kaybolmaya yüz tutmuş.” s.98
Kitabında vurguladığı bu dil meselesi, bizim zengin coğrafyamızda da benzer bir şekilde yaşanıyor. Türkiye’nin dört bir yanında yüzyıllardır varlığını sürdüren ağızlar, şiveler, deyimler ve yerel söyleyişler yalnızca iletişim aracı olmanın ötesinde birer kültürel hazine niteliği taşıyor. Her bölgenin kendine özgü sözcükleri, seslenişleri ve ritimleri, o coğrafyanın tarihini, yaşam biçimini ve ruhunu dile taşıyor.
Steinbeck’in duyduğu endişe, aslında evrensel bir kaygının ifadesi. Dilin standartlaşması, yerelliğin ve kültürel çeşitliliğin gerilemesi. Bizim coğrafyamızda da bu süreç, yerel dillerin, ağızların ve deyimlerin yaşatılması için bilinçli çabalar gösterilmezse, geri dönüşü zor bir kayba dönüşebilir. Okumayı ve kelimeleri sevenler toprağımızdaki zenginliğe sahip çıkacaktır diye ümit ediyorum.
Yolculuk kitapları arasında okuduğum müstesna eserlerden biri olarak yerini aldı. Steinbeck’in Charley’le kurduğu samimi diyaloglar, insanın bir canlıyla duyguyu saygıyla harmanlayarak yol arkadaşlığı yapmasının ne denli derin bir deneyim olabileceğini hissettiriyor. Karavanında anlattığı hikayeler okurken yolculuğun yanında samimi bir sohbetin içine de davet ediyor. Onun anlatımını okurken, sanki karşısında oturup bu konuları dinliyormuş gibi bir his uyanıyor… düşündürürken keyifli bir yolculuk atmosferi kuruyor.
Herkese keyifli okumalar…