Kitap bana biraz Johann Wolfgang Von Goethe ‘nin Genç Werther'in Acıları ve Ahmet Hamdi Tanpınar ‘ın Huzur isimli eserini anımsattı. Bu üç eserde de karakterlerin iç dünyalarına derinlemesine iniliyor. Nitekim bu eserler psikolojik bir yapıt olarak ele alınabilir. Zaten Eylül edebiyatımızın ilk psikolojik eseri olarak ün kazanmıştır. Kitabı okuması biraz buhranlı olsa da tek solukta değil sürekli kendimi karakterlerin yerine koyarak, acaba bu durumda ben ne yapardım diye düşünerek, o zamanlardaki İstanbul sokaklarını, boğazını zihnimde canlandırarak kitabı bitirdim. Okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar dilerim.