·152 syf.··Beğendi
···Okunma: 28 Haziran 2025 00:00 …kibir ve vakarın, yumuşaklık ile miskinliğin, tevazu ile tenezzülün sınırını kim kesin olarak tayin edebilmiş ki?”
Edebiyatımızın ilk kadın romancısı Fatma Aliye’nin kaleminden enfes bir eser daha… Zor şartlar altında hayatta kalabilmeye, okuyup kendi ayakları üzerinde durabilmeye çalışan bir kadının, Refet’in öyküsü…
Babasının vefatından sonra zengin akrabaları olmasına rağmen kendilerine sahip çıkmadıkları için annesiyle Refet yapayalnız kalırlar. Tek hayali Darülmuallimat’ı bitirip öğretmen olabilmek ve annesinin rahat bir hayat yaşamasını sağlayabilmektir Refet’in. Bunun için de birçok zorluğun üstesinden gelmeye çalışacaktır.
Yazar, Osmanlı toplumunun 19. yüzyıl sonlarındaki sosyal, kültürel yapısını, kadınların eğitimini ve aile hayatındaki konumunu başkarakter Refet üzerinden anlatmakta. Dili, üslubu, kurgusu itibariyle tam anlamıyla bir Osmanlı havası taşıyan eser, aynı zamanda dönemin toplum eleştirisini de ince bir şekilde biz okuyuculara göstermekte. Ayrıca ilk kadın öğretmen başkarakter olarak bilinen Refet’in, aynı zamanda Çalıkuşu’na da ilham olduğu düşünülmekte.
Ben Refet’in bütün zorluklara göğüs germesini, gururlu, vakur tavrını, azmini çok sevdim. Açıkçası kitabı okumadan önce bu kadar beğeneceğimi düşünmemiştim, ancak enlerim arasında yerini aldı Refet. Türk klasiklerini sevenlere, klasik okumaya başlayacaklara tavsiyemdir; okuyun, okutun. Keyifli okumalar.