Kitap, baş kahramanın çevresinde gerçekleşen olaylara karşı müthiş bir kayıtsızlık ile dahil oluşunu ele alır. O sadece vardır ve o varoluşun içinde bir yaprak misali rüzgar nereye eserse oraya doğru savrulur. Kitap insanın duygu, düşünce, hislerden arındığında ne kadar da anlamsız bir kabulleniş içerisinde olduğunu gösterir. Duygularımızdan ayrılabilir miyiz ? Sevmek, acı çekmek, korkmak, heyecan. Tüm bu duygulardan arınmış bir karakter okuduk. Felsefenin varoluşçuluk akımının hiçlik konusu ile açıklanabilir. Hiçlik, anlamsızlık olarak da bilinir. Roman boyunca anlamsızlık içinde süzülen karakter ancak ve ancak öfkesini kendi benliğinde açıkladığında özgürlüğe kavuşur ve yaşadıklarını anlamlandırır. İnsan kendi ölümüne bile kayıtsızca kabullenebilir mi ?
Etkiyelici ve düşündüren bir kitap. Albert CamusYabancı