Gönderi

SONUNDA BİTTİ
2/10
·272 syf.··
2025 25. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2025 10:49
Nereden başlayacağımı bilmiyorum; o kadar yorucu bir kitaptı ki sanırım ömrümde bu kadar sıkıcı bir kitap daha okumadım. Zaten okuyamadım. 8. bölümden itibaren sesli kitap şeklinde dinlemek durumunda kaldım. Sadece şunu söyleyebilirim ki kitabı herhangi bir sayfadan itibaren okusanız da olay örgüsü yine değişmeyecek; kendinizi Necip karakterinin kafasında kurduklarıyla bulacaksınız. Romanda üç farklı karakter baz alınıyor: Suat (kadın), eşi Süreyya ve onun kuzeni Necip. Necip, evlilik istemeyen, bu konuda çok fazla önyargısı olan biri. Kadınlara yönelik düşünceleri ve aşağılamaları kitap boyunca beni çok sinirlendirdi. Günümüzdeki “prenses erkek” kavramına çok yakın tavırları vardı ve gerçekten yorucuydu. Suat ile Süreyya’nın evliliğini gördükçe onlara özenip Suat gibi bir eşi olmasının hayalini kuruyor ve arzuluyordu. Ama bunlar o kadar ağır ve sıkıcı betimlemelerle aktarılmıştı ki artık yeni bir bölüme geçmektense yeni bir paragrafa geçmeyi hedefler oldum. Sonrasında dayanamayıp sesli kitap şeklinde dinledim; onda da durum farksızdı ama yine de daha katlanılır olduğunu söyleyebilirim. Süreyya’ya gelince; yalı sevdalısı, tek aktivitesi tekneyle gezmek olan ve etrafında yaşananlara karşı kör ve akılsız bir karakter. Metin boyunca Suat’a çok bağlı gibi lanse edilse de kitabın sonunda bunların hiçbir öneminin olmadığını anlamış olduk. Korkak ve sefil birisi. Suat daha naif görünse de pek akıllı olduğunu düşündüğüm bir karakter değil. Necip’in ona olan ilgisini fark ettikten sonra saf duygularla karşılık verse bile, en ufak olayda nem kapacak birisi. İlk psikolojik roman olduğu söyleniyor ama en çok Necip’in buhranlarına şahit oluyoruz. Kitaptaki üç farklı karakterin de düşüncelerinin yansıtılması daha mantıklı olurdu diye düşündüm. Belki kitabın sonlarına doğru olduğu gibi, bir olay örgüsü içerisine Necip’in hisleri ve düşüncelerine yer verilseymiş, daha az sıkılarak okurdum. 18. bölümden itibaren olan kısım, geride kalan bölümlerden çok daha keyifliydi. Konu yasak aşk, evet; Aşk-ı Memnu ‘dan da aşina olduğumuz bir durum bu. Hatta orada yaşananlar daha sindirilemez türdendi fakat bu kitap beni daha çok rahatsız etti, bunu da söylemeden geçemeyeceğim. Son olarak, sadece bitirdiğim için ve yarım bıraktığımı söylemem gerektiğinde anmak dahi istemediğim bir kitap olduğu için bitirdim. O kadar yorucu ve sıkıcıydı ki kapağını bile görmeye tahammül edemiyorum. Belki severek okuyanlar olmuştur ama beni inanılmaz irite etti. Okuyacak olanlara geçmiş olsun.
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202150bin okunma
·
331 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Resmen düşüncelerimin aynısını yazmışsınız.
b
Gönderi Sahibi
yalnız olmadığımıza sevindim 🫠
güzel bir paylaşım olmuş, kaleminize sağlık.
b
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim