Jonathan Franzen, Auster ve Rooney arasında bir yerlerde geldi bana, okurları ne düşünüyor merak ediyorum. Auster’ı daha felsefi ve postmodern buluyorum. Franzen, Rooney’in ise büyümüş hali gibi:) Benzer bir sınıfın sorunlarını odaklarına alıyorlar; üst orta sınıf, entelektüel karakterleri var. Onların şehir hayatında yaşadıkları, aileleri, ilişkileri ve arka planda çağın sorunları. Aile tarihi üzerinden değinilen göçmenlik, sınıf atlama, Auster ve Franzen’da Amerikan rüyası.. Karakterleri hayatın içinden gibi ve eylemlerini anlamlandırma süreçlerini de yakın buldum.
Özgürlük’ün odağında bir aile var. Her karakterin detaylıca anlatıldığı klasik yapıda bir roman. Aileyi her açıdan kurcalamış; kardeş rekabeti, evlat sevgisi-ayrımı, evlilik kararı, beklentiler, ihanetler, sırlar vs. Özgürlüğün artıları eksileri, bu başlı başına bir yazı konusu olur. Birinin özgürlüğünün diğerinin hayatını nasıl da mahvettiği, ya da özgürlüğün kişiye verdiği zararla faydalar. Sadece insanlar için değil hayvanlar için de durum aynı. Kapakta da yer alan soyu tükenmekte olan bir kuş üzerinden irdeliyor bu meseleyi. Gezegene verdiğimiz zarar, nüfus artışı, ekolojik yıkım ekseninde genişletiyor.
Özgürlük’ün şu an baskısı yok, umarım yayımlanır. Büyük beklentilere girmeden okursanız bence keyif alacağınız bir yazar Jonathan Franzen. Belki kendi gerçekliğime yakın bir kurmaca okuduğum için ilgiyle okudum. Bazen dertsiz dertlerimizi de okumak gerek :) Paul AusterSally Rooney