Güzel bir hikaye basit bir anlatıma kurban giderse..
4/10
·192 syf.··
2025 98. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2025 19:32
Spoiler yememek için önce kitabı okudum, daha sonra incelemelere göz attım. Kitap, okuyucusunu resmen ikiye bölmüş; okuyanların kimisi hiç beğenmemiş, kimisi de okuduğum en iyi kitaplardan biri diye yazmış. Ben de okuyup beğenmeyenler sınıfına ait hissediyorum şuan kendimi. Hatta hiç çekinmeden söyleyebilirim ki son zamanlarda okuduğum en basit, en klişe, en biran önce bitsede başka bir kitaba başlasam diye okuduğum bir kitap oldu. Zülfü Livaneli'nin neredeyse bütün kitapları edebi dilden yoksun, bunu biliyoruz ve yazarın okuduğum bu 6. kitabı olduğu için yine edebi bir anlatım ya da yoğun bir metafor beklentim yoktu. En azından bulduğu konular çok orijinaldi ve bir şekilde okutuyordu kendisini. Ancak şunu da iddia ediyorum ki bu kitabı Zülfü Livaneli değil de ünlü olmayan başka bir yazar kaleme almış olsaydı Can Yayınlarının kitabı yayımlama oranı %1 ihtimal bile değildi. Ortaöğretim bile değil, ilköğretim talebelerinin anlayacağı şekilde sürekli kitap; "Dün erkendi yarın geç", "Kötüler her yerde, gölgede bile varlar", "Senin yokluğun dışında hiçbir sorun yok, bekle, bekle beni geleceğim", gibi aşırı basit cümlelerin tekrarı da aşırı baydı okurken. Kitabın tek beğendiğim kısmı girişteki Konstantin Simonov'un 2. Dünya Savaşı'nda Rus cephesinde sevgilisine yazdığı şu şiir oldu: "Bekle beni, döneceğim. Bütün direncinle bekle beni. Bekle, hüzün yağmurları Gökyüzünü kaplayınca, Karakış üşütürken bekle, Sarı sıcaklar yakarken bekle. Kimseler beklemezken bekle beni." Kitabın konusu her ne kadar altmışların sonu, yetmişlerin başında geçen ve fikir ve idealleri uğruna bir insanın yapabileceği şeyleri Selim ve Leyla'nın ön planda anlatılan hikayesiyle okuyucuya yedirilmiş olsa da ülkenin güncel olarak en çok okunan ve yabancı dile çevrilen yazarlarından birisinin bu kadar basit, kitabı yazarken aynı zamanda okuyucuyu düşündürme gayesi bulundurmadan sığ karakterlerle dümdüz bir olay anlatmasının bence hiç okunabilir bir tarafı yoktu. Ayrıca bir ara Kafka'nın Dava kitabına değinince bir heyecanlandım ama cümle içinde kaldı sadece adı. Velhasıl kelam, kitabı beğenmedim. Ancak herkes klasik eser okumayı sevmiyor, bazen böyle basit, kolay anlaşılır kitapları okumakta da fayda var. Son olarak spoiler vermeden birisi açıklayabilir mi, kitabın sonunda iki yıllık bir atlama dilimi oldu. Yazar kitaptan çıkartma mı yaptı, nasıl bir anda pat diye bitiyor kitap, o iki yıllık ara dilimde ne oldu?
Edebiyat
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518,3bin okunma
·
243 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Merak ettiğim bir kitap ve incelemeni okudum. Zülfü Livaneli'yi severim yazdığın incelemeden şunu çıkardım. Yok ya düşündüm diyeyim okur oranı düşük olunca ya ne yazarsam yazayım okuyan olacak mantığıyla yazılmış. Ya da o kadar berbat okuyucular var ki elinden geldiğince olayı basitleştirip herkes anlasın diye düşündü.
Harun Gülle
Gönderi Sahibi
carpediem Alexandre Dumas gibi para karşılığı kitap yazdırıyor diyorsunuz yani. Olabilir, neden olmasın.