Vay be İnce Memed...
10/10
·438 syf.··
2025 44. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Kasım 2025 18:21
Selamlar millet!! Uzun zamandır aklımda kitap okuma etkinliği yapmak vardı ve ilk kitabımız bu oldu. Evet, kalın bir kitap seçmişim belki ama pişman değilim açıkçası :) Nereden kafama esti de bu kitabı seçtim, önce kısaca onu özetleyeyim. Geçen haftalarda telefon kurcalarken karşıma TRT arşivinden bir Yaşar Kemal röportajı çıktı ve dedim ki ben bu adamın kitaplarını kesin okumalıyım. Bunun hakkında yazdığım iletiyi şuraya bırakıyorum #287444966 Gelelim şimdi kitabaaa. Öncelikle kitabın en sevdiğim yönü kesinlikle "akıcılığı" oldu. Yazarın o kadar sade ve akıcı bir dili var ki okurken "ben ne ara 60 sayfa okudum ya" diyorsunuz. Ben dedim yani :) Cengiz Aytmatov okuduysanız bilirsiniz, uzun uzun betimlemeleri vardır ve herkese hitap etmez. Onu sevmeyenler de genelde bu betimlemelerden sıkıldıkları için okumazlar. Neyse konuyu dağıtmayayım, sadede geliyorum :) Yaşar Kemal de betimleme yapıyor ama bu sizi hiç sıkmıyor. Anlattıkları direkt gözünüzün önünde canlanıyor. O dikenler, karakterlerin görünüşleri, Çukurova, acı... Anlatım ne kadar iyi olsa da içerik boşsa pek bir işe yaramaz değil mi, kitap bu konuda da sizi hüsrana uğratmıyor. İlk açılış olduğu için spoiler olmayacak. Kitap İnce Memed'in çocuk yaşta evden kaçmasıyla başlıyor. Merak etmeyin sadece bu kadarını söyleyeceğim. Kaçıyor çünkü Allah'ın belası bir Abdi Ağaları var. Kendisi 5 köye hükmediyor ve zulümden başka bildiği yok. Sürülen ekinin bile 3/4'ünü alacak kadar zalim. Yaşlı bir kadını halkın gözü önünde dövecek kadar cani ve şeytanın aklına gelmeyecek yalanlar uyduracak kadar pislik. Evet, dikkatli bakarsanız bu karakterden nefret ettiğimi görebilirsiniz ve bunun sebebi yazarın karakterleri çok başarılı şekilde işlemesi. Bu kadar zulüm gören biri ne olur, ya evliya ya eşkıya. Bizimki ikisini de oluyor halkın gözünde :) Daha baştan belli ki Memed'in insanlardan da hayattan da çekeceği var. Anlatım hakkında birkaç şey daha söylemek istiyorum. Kitapta sürekli bir olay oluyor. Özellikle sonlara doğru bölüm uzunlukları da kısalıyor ve acaba n'olacak deyip devam etme ihtiyacı hissediyorsunuz. Diyaloglar ve karakterler çok ustaca kurgulanmış. Her türlü duygu size geçiyor. Hele sonda... Bi' durup nefes alıyorsunuz "vay be ne maceraydı ama diyerek" :) Kitapta en sevdiğim yerlerden biri de karakterlerin gri olması. Mesela Memed iyi adam diyerekten eşkıya olmasına rağmen onu melek gibi göstermiyor. Siz anlıyorsunuz onun asıl halini, nedenlerini ama eşkıyalığın da bir raconu var sonuçta :) Bu arada Memed'in en sevdiğim yönü de adaleti ve vicdanı oldu. Kendi bulunduğu taraf haksızlık yaptığında gözünü yummuyor ve karşı çıkıyor. Eşkıya oluyor ama "bazıları gibi" insanlığını kaybetmiyor. Bunun yanında halkın ikiyüzlülüğü, bir haberin bile ne büyük umut ya da umutsuzluk olabileceğini, çaresizliği, aşkı, özlemi, yoksulluğu ve o dönem şartlarında ağalar tarafından halkın nasıl ezildiğini açıkça görüyorsunuz. Adaşım olması sebebiyle Hatçe'nin yaşadıkları da bana çok dokundu... Şunu da eklemek isterim: Türklerdeki misafirperverlik geleneği de çok güzel ve başarılı yansıtılmış. Şimdi başka bir yere değinmek istiyorum. Yaşar Kemal, küçüklüğünden itibaren halkın ağzından çok fazla hikaye dinlemiş gerek ağıt şeklinde, gerek masal, gerek destan, gerek mitolojik, gerek de aşıklık geleneğiyle ilgili. Ve bunun sonucunda kitaplarına da özellikle destansılığı ve mitolojiyi çok güzel yansıtmış. Bazen konu bazense anlatım açısından. Okurken hem gerçekliğin dibine vuruyorsunuz hem de anlatım sayesinde biri size masal veya destan anlatıyor gibi geliyor. İzlediğim röportajda yazar kitap hakkında bitirdikten sonra takla attım diyor. Onun ve Türk edebiyatının gözbebeği olması boşuna değil yani. 4 ciltlik bir eser ve 39 yılda tamamlanmış. Ayrıca 40'tan fazla dile çevrilmiş. Acaba biz böyle bir esere ve yazara gereken değeri yeterince veriyor muyuz, bir düşünmek lazım... Bitirmeden şunu da eklemek istiyorum buraya: "Siz hep Çukurova'yı mı yazacaksınız?" sorusuna cevabı "Ben mi yalnız Çukurova'yı yazdım, öyle mi sanıyorsunuz, bakın size söyleyeyim, şu dünya yazarları içinde Çukurova'yı yazan tek kişi ben değilim ki Kafka da Joyce da Tolstoy da Dostoyevski de Çehov da Balzac da Stenhal da... Herkes herkes Çukurova'yı yazdı. " olmuştur. Son olarak şunu da söylemeden geçmeyeyim, okuduktan sonra ya da okurken karakterlerin aldığı kararları kendi içinizde bir değerlendirin. Acaba şu karakter şurada haklı mıydı, doğru mu yaptı diye... Bu kadar yeter herhalde. Derste bize "hala bir İnce Memed okumadıysanız size yazık" deyip beni gaza getiren edebiyat hocama da çok teşekkür ediyorum buradan. İyi ki daha fazla geciktirmemişim okumayı. Gözümün korkmasına da hiç gerek yokmuş. Benden tavsiye yukarıda bahsettiğim iletiye ve oradaki röportaja bir bakın :) Velhasıl hala okumadıysanız okumanızı şiddetle öneririm. Hoşça kalın, kitapla kalın, yalnız kalmayın millet!!
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,3bin okunma
·
867 Gösterim
7 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
ÇUKUROVA'DA GEÇTİĞİNİ BİLMİYORDUMM.. yarın başlıyorum kalemine emeğine sağlık 🫂🫂
s.âye.
Gönderi Sahibi
Bir Adanalı için çok önemli bir detay hsjhs teşekkür ediyorum efenim, umarım faydalı olmuştur 🫂🫂
40 dile çevrildi.. acaba o diyaloglar, ağız farklılıkları nasıl çevrilmiştir. Kitabın bir kısmında aklıma çok dile çevrildiği geldi ve bunu düşündüm
s.âye.
Gönderi Sahibi
Dimi, özellikle o ağız farklılıkları nasıl işlendi acaba..
Kalemine sağlık kardeşim her zamanki gibi faydalı güzel olmuş.
s.âye.
Gönderi Sahibi
🫂💞
"Herkes herkes Çukurova'yı yazdı." Acaba nasıl bir mânâ taşıyor, ne demek istedi
s.âye.
Gönderi Sahibi
Herkes kendi vatanının yaşadığı gerçeği yazdı ve her yerde zulüm vardı demek istiyor bence..
İsmini de öğrendik dhdhd, emeğine sağlık efenim:)
s.âye.
Gönderi Sahibi
Sorsanız söylerdim sır değil ya jshsjh şaka bir yana teşekkür ediyorum :)
Reklam
Okursam spoiler yer miyim 🫠🫠
s.âye.
Gönderi Sahibi
Yok yok, özellikle dikkat ettim. Zaten olursa mutlaka belirtirim :)