İpek Demirer Serinin o yapısını çok merak ettim şimdi. Aynı olayın her kitapta farklı bir yüzünün ortaya çıkması gerçekten ustalık işi… Justine’de kesin gibi görünen bir şeyin Balthazar’da tamamen başka bir açıklamaya kavuşması da güzel bir oyunmuş. Sanki yazar okuru sürekli ‘gerçek dediğin şey biraz da bakış açısıdır’ diye dürtüyor gibi☺️
Pursewarden konusunu da anlattığın iyi oldu; karakterleri böyle çok katmanlı kurgulayan yazarları severim. Okudukça sende hangisi daha ağır basıyor peki: atmosfer mi, yoksa bu perspektif oyunları mı?