Gönderi

7/10
·172 syf.··
Beğendi
·
2025 63. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2025 19:58
Merhaba arkadaşlar. Aralık ayı hepimize başta sağlık olmak üzere maddi ve manevi zenginliklerini bağışlasın. İstanbul’un sevgilisi olan bu değerli -ve nadir- Fransızlardan Pierre Loti ile 5 kitaplık (6 kitap yapacaktık lakin ‘Bezgin Kadınlar’ adıyla okuduğumuz öykü aynı zamanda sonradan okuma listemize eklediğimiz ‘Hayal Kadınlar’ ile aynı eser olduğu için maalesef 5 kitaba düştük) çok hoş bir yolculuğun beşinci ve son durağını geride bıraktık. Hep birlikte Türkiye ve Türkler hakkında dar bir pencereden bakmak yerine objektif bakmaya çalışan, bu sebeple bizlerin sıcak kanlı olduğunu öğrenen, öğrendikten sonra buradan kopamayan bu değerli insanın (kimilerine göre yalnızca bir subay) bu kitabında neleri kaleme aldığını hep beraber inceleyelim. Pierre Loti’nin her zaman Türk dostu olduğunu yinelemesi yalnızca lafta da değildir. Bunu 6 incelemenin de başına tutturacağım. O hem Balkan Savaşları hem 1. Dünya Savaşı hem de İstiklal Savaşımızı yapacağımız Anadolu işgalinde kolay olan güçlü tarafı savunmak yerine her daim sıcak karşılandığı ve kimseye zararı olmayan aziz Türk milletini savundu. Milli mücadele dönemlerimizde kendi devleti de dahil işgalci olan ve hata yapan Fransa’ya karşı çıkarak bizimle aynı safta yaşadı. Bu ise ona yaşadığı Eyüpsultan’daki Pierre Loti Kahvesinin bulunduğu tepenin hatırına Pierre Loti Tepesini kazandırdı. Ayrıca bir de Nazım Hikmet’in ona sataştığı bir bölüm var ki, Nazım Hikmet şiirleriyle gönüllerde taht kurmuş bir insan olsa da benim için en değerli şahıslardan birine ‘Burjuva Kemal’ ve ‘Köpek’ dediği için gözümde zerre değeri olmayan biridir. Pierre Loti’nin yanından geçemez. Şiir yazan çok insan var. Ancak bunların neye ve kime hizmet ettiğini iyi bilmek lazım. Her ekrana çıkıp dostluk & kardeşlik türküsü söyleyenlerin aslında ne istediklerini de iyi bilmek gerek. Sanırım kimden bahsettiğim anlaşılmıştır. Her türlü zorluğa ve koşula rağmen Osmanlı topraklarında seyahat edenlerin can ve mal güvenliklerinin nasıl sağlandığını okuduğumuz bu eserde bizler ‘Hac’ ibadetini yerine getirmek için Kudüs yolculuğuna çıkan Pierre Loti’nin yaşadıklarına hep birlikte şahit oluyoruz bu eserde. Osmanlı’nın hakim olduğu bu kutsal topraklarda (Yahudi, Hristiyan ve Müslümanlar için ortak olarak en kutsal bölge Kudüs’tür) bizler her dinden inananların oluşturduğu bu coğrafyada mükemmel ve barış içinde bir zamanın konuğu oluyoruz adeta. Ve tasvirler aslında yabancı da gelmiyor desem yeridir. Barış içinde bir Kudüs hayali kuralım. Çıkardan uzak ve 3 büyük dinin gerçek inananlarının orada olduğu bir dünya hayal edelim. Bir tarafta Müslümanlar olacak Mescid-i Aksa da bulunacaklar. Türkler olarak orada olacak ve şehrin koruma gücü olacağız. Hristiyanlar Hac ibadetlerini gerçekleştirmek için oradalar. Yahudiler için zaten Kudüs demek kutsal topraklar demek. Diğer yandan Araplar oradalar ve satılabilecek her şeyi bir çerçi edasında satıyorlar. Diğer yandan hiçbir amacı olmadan gezmek için gelenlerle karşılaşıyoruz. Bizim şimdi hayal olarak gördüklerimiz aslında o dönemin gerçekleri. Aynı zamanda oradaki Filistin halkının bir kısmını yazar sanırım din değiştirmiş yerli Hristiyanlar olarak görüyordu. Burada bir yanlışlık olduğu açık ama anılarını olduğu gibi alıp kağıda aktardıklarına göre bunca tasvir ve anlatım arasında böyle ufak -bilmediği için- hatalar elbette olacaktır. Hangimizin hatası yok ki sonuçta. Ayrıca tam manasıyla inançlı biri olmamasına rağmen Pierre Loti’nin buraların manevi havasından etkilendiğini söylemesi de beni memnun etti. Bizler de nasip olur da kendi inancımızın ‘Hac’ vazifesini yapma şerefine erişebilirsek anlatırken bu şekilde bahsedeceğimiz aşikar bir durum. Çünkü insan ne olduğunu bildiği ve gitme hayali kurduğu bir yere ulaştığında buradan etkilenir. Etkilenmemesi garip olurdu zaten. Ve etkilendiğini de tıpkı Loti gibi belli eder. Gelecek belli mi olur bilmiyoruz tabi ama hepimize bir de dua edelim. İnşallah bizler de Hac ibadetimizi yerine getirebilecek durumlara kısa zamanda kavuşabiliriz. Bu arada atalarımızla ne kadar övünsek azdır. Kanın, sudan fazla akıtıldığı Orta Doğu bölgesinde ne yazık ki tarihten günümüze kadar huzurun hakim olabildiği tek dönem Osmanlı dönemi. Bu gurur verici olsa da ne Osmanlı’nın öncesinde ne de sonrasında başka hiçbir dönem huzur bulmayan Orta Doğu için ne yazık ki sıkıntılı süreçler devam edecek gibi görünüyor. Barış ve kardeşlik içinde yaşamak varken; Batı’nın çocukları rahat içinde yaşasın diye Doğu’nun çocukları ölmeye devam ettikçe bu huzursuzluk nihayetinde bütün dünyayı saracaktır. İncelemeler: #44440973 #134561659 #134580752 #289462151 #289557847 #289636575 #289714957 Okumalar: Aziyade Bezgin Kadınlar (Mutsuz Kadınlar - Hayal Kadınlar - Umudunu Yitirmiş Kadınlar) Can Çekişen Türkiye - 1914 Doğu Düşleri Sona Ererken Doğudaki Hayalet Ermenistan’daki Katliamlar ve Türkler İzlanda Balıkçısı Kudüs Hepimize iyi okumalar dilerim..
KudüsPierre Loti · Lotus Yayın Grubu · 201164 okunma
·
259 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.