Yazar, kitaba İkinci Dünya Savaşı sırasında esir düştüğü toplama kampında yaşadıklarını anlatmakla başlıyor.Kampın zorlu koşullarına rağmen insanların bazılarının onurlu bazılarının onursuz,bazılarının umutlu bazılarının umutsuz davranabildiği yani insanın dışsal koşulların bir ürünü olmadığı görüşünü destekleyen olayları çoğunlukla psikoanalitik bir bakış açısıyla anlatıyor.İkinci kısımda da bu toplama kampından çıktığında geliştirdiği “logoterapi” yönteminden ve vaka-tedavi örneklerinden bahsediyor.
Yazarın insan yaşamının anlamı konusunda ısrarcılığı;nihilist,hazcı görüşlere zıt ve psikolojiye dair daha insana dönük görüşleri beni yakalayan kısım oldu.Terminolojik bi dille değil neredeyse hatta bazen dramatik denilebilecek tonda yazılmış olması okumasını kolaylaştırıyor,psikoloji seven sevmeyen herkes okumalı e sevenleri farklı etkiliyor tabi.