Marcus Aurelius; Roma İmparatorluğu'nu peş peşe yönetmiş beş iyi imparatorun (Nerva, Trajan, Hadrianus, Pius ve Aurelius) sonuncusudur. Bu beş imparator döneminde Roma İmparatorluğu'nda uzun soluklu bir barış dönemi, Pax Romana, yaşanmıştır. Kendime Düşünceler'in büyük bir kısmı ise Germen savaşları sırasında yazılmış olup eser, yayımlanmak için değil yalnızca yazarın kendisi için kaleme alınmıştır.
Eserin incelenmesine gelecek olursak her şeyden önce Stoacılığı öğrenmek isteyenler için kesinlikle iyi bir rehber değil. Marcus Aurelius'un popüler kültürde daha fazla okunması ya da yer edinmesi bu gerçeği değiştirmiyor.
1. İmparator bir yazar olmadığı için eserin üslubu gerçekten zayıf. Pasajlar birbirini tekrar etmekle beraber imparatorun düşünceleri de dağınık.
2. Stoacılık ile ilgili sistematik bir şekilde bilgi içermiyor.
3. Eseri okuyan biri Stoacıların kaderci ve eyleme geçmeyen/pasif konumda olduğu izlenimine kapılabilir.
4. İmparatorun düşünceleri doğrultusunda kitap bir Stoa eseri değil Stoacı olmak isteyen birinin kendine hatırlattığı sorumluluklar ya da yaşama biçimidir.
Amacınız bu felsefeyi öğrenmek ya da tanımak ise Seneca ve Epiktetos'u okumalısınız. Seneca ile ilgili bir incelememi de buraya bırakıyorum. #286598731
Peki yok mu bu kadar popüler ama yerin dibine gömdüğümüz eserin iyi bir tarafı? Var. Her şeye rağmen eser, Stoacılığı teorik yönden değil de günlük yaşam koşulları altında uygulamaya çalışan bir zihnin ürünü olması bakımından önemlidir. İncelemeyi daha fazla uzatmadan keyifli okumalar diliyorum.