Hwang Bo-reumHyunam-Dong Kitabevi
Bazı kitaplar vardır; kapağını kapattığınızda odanızın içine taze demlenmiş kahve kokusu ve huzurlu bir sessizlik bırakır. Hyunam-dong Kitabevi benim için sadece bir roman değil, bir pazar sabahı uyanıp en sevdiğim çizgi filmi izlerken hissettiğim o çocuksu ve saf güven duygusunun yetişkin haliydi.
Yeong-ju’nun Cesareti ve Min-jun’un Kahvesi
Okurken kendimi Yeong-ju’nun yerine koydum; onunla birlikte kitabevinin kapısını açtım, rafları düzenledim.
Edip Cansever’in dediği gibi:
"Gökyüzü gibi bir şey bu çocukluk, hiçbir yere gitmiyor." İşte bu kitap da o gitmeyen huzur arayışını tetikliyor.
Min-jun'un o sabırla kahve çekirdeklerini öğütmesini, suyun sıcaklığını ayarlamasını okurken sanki kahvenin aroması benim de burnuma geldi.
Ama beni en çok etkileyen, Yeong-ju’nun bir patron gibi değil, bir dost gibi özenle hazırlayıp Min-jun’a ikram ettiği o meyveler oldu. O meyvelerin tadını, o nezaketin sıcaklığını kalbimde hissettim.
"İyi Bir Kahve Sabır İster"
Kitapta kahve üzerine olan bölümler aslında birer hayat dersi gibi.
Tıpkı Fernando Pessoa 'nın dediği gibi:
"Önemli olan yaşamak değildir, önemli olan hissetmektir."
Yeong-ju ve Min-jun arasındaki o ince bağ, bize modern dünyanın unutturduğu "birine gerçekten değer verme" inceliğini hatırlatıyor.
Kahve çekirdekleri ezilirken aslında ruhumuzdaki o sertlikler de yumuşuyor.
Son Söz
Hyunam-dong Kitabevi, "başarı" ve "hız" tutkunu dünyaya verilmiş en güzel mola. Eğer siz de hayatın koşturmacasından yorulduysanız, Yeong-ju’nun hazırladığı o meyvelerden tatmak ve Min-jun’un elinden bir kahve içmek için bu kitabın sayfaları arasına sığının.