Hay bin Yakzan, İbn-i Sina , İbn Tufeyl
Selamünaleyküm 1000Kitap ailesi.
Hay bin Yakzan iki eserin tek bir kitapta birleştiği, felsefe ve tasavvufun bir arada olduğu, insan, tabiat ve Allah arasındaki ilişkilerin bilincine varılması konusunda paha biçilemez bir eser. Bu ilk "Felsefi roman" ve ilk "Robinsondan" Tanpınar'ın deyişiyle "Müslüman âleminin tek romanı", 14.yüzyıldan başlayarak bellibaşlı Avrupa dillerine çevrilmiştir. Bu şaheser bir çok İslam düşünürünün yapıtlarına da kaynaklık etmiştir. Aynı zamanda bir çok Batılı düşünüre de ilham kaynağı olmuştur.
Bazı insanlar felsefeyle, soru sormayla, sorgulamayla, inançlarımızdan, maneviyatımızdan uzaklaşacağımızı düşünür ve bu sorgulamaya yaklaşmaz, taklidi olandan memnun bir şekilde devam eder. O halde bugün size bu düşünceyi yıkacak, bunun aksini kanıtlayabilecek harika bir eser olan Hay bin Yakzan ile geldim.
- İnsanın varoluş amacı nedir?
- İnsan kendi başına hiçbir eğitim ve öğretim görmeksizin doğayı inceleyerek düşünme yoluyla "insan-ı kamil" (yetkin insan) aşamasına ulaşabilir mi?
- Hiçbir dinden, inançtan, insandan, varlıktan ve hiçbir yöntem yol yordam bilmeden insan gerçek ve ebedi varlığa ulaşabilir mi?
Bu ve benzeri soruların cevabına ulaşmak üzere yazılan ilk felsefi roman ve Müslüman aleminin tek romanı, insanın aklına hiç gelmemiş sorular üzerine düşünmesi, sorgulaması kısacası varoluş amacının bilincine varılması üzerine yazılmış paha biçilmez felsefe ve tasavvufun iç içe geçtiği harikulade bir eser Hay binYakzan. İki bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm İbn Sina'nın Hay bin Yakzan'ı, ikinci bölüm ise İbn Tufeyl' Hay bin Yakzan'ı anlatılmaktadır.
~~~ İbn Sina ~~~
Evvela kitabın ilk bölümüne baktığımızda İbni Sina'nın Hay bin Yakzan eseri bir gün arkadaşlarıyla gezintiye çıkan bir filozofu konu alarak başlar. Bahsi geçen kişi burada yaşı ilerlemiş üzerinde yıllar geçmesine karşın çökmemiş dinçliğini koruyan ve üzerinde yaşlılığın olumsuz bir etkisi görülmediği ve şaşılacak kadar dinçtir. Filozof, kişi ile tanışarak adının Hay bin Yakzan olduğunu öğrenir. Hay bin Yakzan ona tüm evrenleri gezdiğini, tüm gerçekliği kavradığını ve her nesneyi bildiğini söyler. Aralarında geçen ilk sohbet konusuna bakıldığında ise feraset ilmidir. Bu ilim insanları tanımada ve onlara karşı tanınacak doğru tavra ulaşmada çok önemli bir yol gösterisi olduğunu vurgular. Hay bin Yakzan'ın verdiği ilk tavsiye ise ayak bağı olan kişilerden, arkadaşlardan kurtulmaktır. Bunun yanı sıra Hay bin Yakzan, tabiatta ve hasta tabiatlı insanların özelliklerine dair kimi tavsiyeler, bilgiler aktarmakta ve baş etme yollarından bahsetmektedir.
~~~ İbn Tufeyl ~~~
Eserin ikinci kısmına baktığımızda ise bir ceylan tarafından beslenip büyütülen Hay bin Yakzan, elli yıl içinde duyulur dünyanın yalın gerçeklerinden, adım adım, en yüce gerçekliğe Tanrı'ya ulaşır. Bu uzun süre içerisinde Hay Tanrı'nın "dıştaki âyetleri", göstergeleri olan evreni, varlık kitabını gözleme ve deneylerle, kıyaslamalar ve akıl yürütmelerle çözer, varoluş nedenlerini, anlamlarını, Tanrı ile olan bağlantılarını kavrar aklın imkanlarını sonuna kadar kullanmasından, sıkı bir riyazette kalbini arıtmasından sonra müşahedeye, yetkin insan aşamasına ulaşır. Yetkin insan aşamasına ulaşan Hay uzlette çekilmek amacıyla adasına gelen Absal ile karşılaşır. Absal, sofi eylemli olmakla birlikte vahye dayalı inancı, dini simgelemektedir. Hay'ın konuşmayı öğrenmesinden sonra birbirlerine serüvenlerini, sahip oldukları bilgileri anlatırlar. Hay Absal'ın aktardığı bilgileri onaylar, dinin emir ve yasaklarıyla kendilerini yükümlü kılar. Çünkü, iki bilgi arasında bir ayrılık yoktur. İki bilgi, aynı gerçekliğin farklı iki formundan başka bir şey değildir.
Üçüncü tezin kanıtlanması Hay'ın toplumsal bir sınavdan geçmesini gerektirmektedir. Absal, yaşadığı ada halkının durumundan söz edince Hay, oraya giderek insanları uyarmaya, çalıştığı gerçekleri onlara aktarmaya karar verir. Birlikte Absal'ın adasına giderler. Hay insanlara dünyanın gerçek yüzünü, dünya hayatının bir oyun ve eğlenceden başka bir şey olmadığını, asıl olanın öte dünyaya hazırlanmak, bu dünyada Tanrı meşahedesine ermek olduğunu anlatmaya çalışırsa da, bütün emekleri boşa gider. Çünkü insanların yapması, yaratılışı, yetenekleri farklıdır ve ayrıca gerçekleri ancak az sayıdaki üstün yaradılışlı insan ulaşabilir. Bu gerçeği anladıktan sonra Hay, Absal ile birlikte adasına döner ve hayatlarını kendi dilediklerince sürdürürler.
İbn Tufeyl, Hay bin Yakzan ile zamanında büyük tartışmalara yol açan üç ana sorunu çözümlemeyi amaçlamaktadır:
1. İnsan kendi başına hiçbir eğitim ve öğretim görmeksizin doğayı inceleyerek düşünme yoluyla "insan-ı kamil" (yetkin insan) aşamasına ulaşabilir, başka bir değişle insani nefs ( nefs-i insanî), etkin akılla (akl-ı faal) birleşebilir.
2. Gözlem, deney ve düşünme yoluyla elde edilen bilgiler, vahiy yoluyla gelen bilgilerle çelişmez, yani felsefe ile din arasında tam bir uygunluk vardır.
3. Mutlak bilgileri ulaşmak, bütün insanların üstesinden gelebileceği bir şey değildir. Yüce gerçekliklere ulaşmak, bireysel bir olaydır.
Tüm bunlardan yola çıkarak Hay bin Yakzan, insanın kendi başına " insan-ı kamil" aşamasına ulaşabileceğine kanıtlamaktadır.
Roger Graudy, " İslâm'ın Vadettikleri " kitabında Hay bin Yakzan'ın anlam ve önemini şöyle dile getiriyor: "Felsefe ve tasavvufun, bütünlüğü içinde düşünceyle hayatın, ilimi ile imanın birliğini gösteren İbn Tufeyl 'in felsefi romanı insan, tabiat ve Allah arasındaki ilişkilerin bilincine varılması ve yaratılması hususunda felsefeye Heraklit ve Empedokles'den bu yana 16 asırdan beri Batı'da kaybetmiş olduğu bütün boyutları iade ediyor.
Hay bin Yakzan'ı okumaya ve anlamdırmaya ihtiyacımız var. Her yeniden okuma ve anlamlandırma Hay bin Yakzan'ı aramızda dolaştırmaya ve derinleştirmeye devam edecektir. Karanlıkların içinden değil, kendi iç yolculuğuna çıkılan bir hakikat arayışı...
Felsefe ve tasavvufun bir arada olduğu kitapları okumayı seviyorsanız Hay bin Yakzan tam size göre bir kitap. Bu muhteşem eseri mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Bu şaheseri okumak insana kendi öz benliğini ve varoluşun anlamını çok iyi hatırlatıyor, sorgulatıyor ve insanı adeta diriltiyor. Okuma boyunca ve bittikten sonra da kendi iç dünyanızda bir yolculuğa çıkacaksınız...
Herkese Keyifli Okumalar Diliyorum.
Kitapla kalın...
Kitaba puanım 10/10