Gönderi

Az spoiler içerir!
Puan vermedi·632 syf.··
2026 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2026 00:00
Ahmet Ümit ile tanışmam bu romanla oldu ama kesinlikle burada bitmeyecek. İstanbul Hatırası, klasik bir polisiye olmanın çok ötesinde, cinayetler aracılığıyla İstanbul’un tarihine tutulmuş etkileyici bir roman. Romanda işlenen her cinayet rastgele değil, her biri İstanbul’un farklı bir tarihsel katmanına ve simgesel mekanına bırakılmış bilinçli izler taşıyor. Sarayburnu’nda başlayan ve Kral Byzas’a uzanan ilk cinayet, İstanbul’un kuruluş mitine kapı aralarken, Çemberlitaş’ta Konstantin dönemine, Altınkapı’da II.Teodosius’a, Ayasofya’da Jüstinyen’e uzanan cinayetler şehrin Bizans hafızasını adım adım ortaya çıkarıyor. Fatih Camii–Topkapı Sarayı hattında işlenen cinayetle bu kez Osmanlı dönemine geçiliyor ve Fatih Sultan Mehmed sahneye çıkıyor. Süleymaniye’de Mimar Sinan’ın izleriyle birlikte Kanuni Sultan Süleyman dönemi anılırken, son durak Sarayburnu cinayetleriyle İstanbul’un çok katmanlı tarihi kanlı bir daire çizerek tamamlanıyor. Bu cinayetlerin kurbanları da tesadüfi değil: arkeolog, şehir plancısı, gazeteci, mimar, eski belediye başkan yardımcısı, avukat ve mütahit. Hepsi İstanbul’la, onun tarihine yapılan tahribatla ve kente karşı işlenen suçlarla doğrudan ilişkili. Bu noktada roman, kim öldürdü? sorusundan çok neden öldürüldü? sorusunu öne çıkarıyor. Katiller yalnızca insanları değil, İstanbul’un hafızasını yok eden zihniyeti cezalandırıyor. Katillerin kimliğine dair ipuçları ise oldukça ustaca serpiştirilmiş. Okur, roman boyunca birden fazla kişiden şüphelenmeye yönlendiriliyor. Kimi zaman entelektüel bir karakter, kimi zaman devletin içinden biri, kimi zaman da geçmişi yaralı bir figür olabilir hissi yaratıyor. Ancak Ahmet Ümit, beklentiyi bilinçli olarak yükseltip okuru defalarca yanlış yola sokuyor. Bu da finaldeki çözümü sıradan bir sürpriz olmaktan çıkarıp, geriye dönüp tüm parçaları yeniden düşünmeye zorlayan bir etkiye dönüştürüyor. Ahmet Ümit’in dili son derece akıcı, kurgu ise gayet başarılı. Tarihi mekanlar anlatıldığında kendimi kitap okur gibi değil, yüzyıllar arasında dolaşan bir tanık gibi hissettim. Polisiye gerilim hiç düşmezken, okur fark etmeden ciddi bir tarih dersi de alıyor. Ahmet Ümit’in okuduğum ilk kitabıydı ama kesinlikle son olmayacak. İstanbul Hatırası, cinayetleriyle sarsan, tarihiyle düşündüren ve katili bulduğunuzda bile asıl suçlunun kim olduğu sorusunu zihninizde bırakmaya devam eden güçlü bir roman…
Edebiyat
İstanbul HatırasıAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 201943bin okunma
··
2 +1'leme
·
1.027 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
İlk okuduğum kitabı Patasana idi. Polisiye okumayı çok severim, o zamanlar hep yabancı yazarlardan okurdum. Patasana'yı beklentisiz okurken kitap beni tam da incelemenizdeki nedenlerden dolayı içine aldı. Kitabı bitirince demek ki polisiye yazabilen iyi türk yazarlar da varmış, deyip diğer kitaplarından da okumaya başladım.
Ferhat Ç
Gönderi Sahibi
Ahemt Ümit, polisiye türünde gayet başarılı bir yazar gibi görünüyor. Diğer eserlerini de yavaş yavaş okuyacağım.
Ahmet Ümit en çok okuduğum yazarlardandır. Yıllar önce severek okumuştum İstanbul Hatırasını. Şimdi incelemenizi okuyunca ve bu aralar dizi olarak da yayınlanacağını öğrendiğimden bir daha okumam gerektiğini hissediyorum. Bab-ı Esrar okumanızı da tavsiye ederim. Keyifli okumalar.🌸
Ferhat Ç
Gönderi Sahibi
Ahmet Ümit okumaya devem edeceğim. Sizin de önerinizle bir sonraki okuyacağım Ahmet Ümit eseri Babı Esrar olacaktır. Teşekkür ederim.