Gönderi

- Öykü Külliyatının İlk Cildi -
8/10
·614 syf.·
2026 4. kitabı
Yazmak onun için oyun oynamak, eğlenmek, çocukların ya da delilerin keyfiliği, serbestliği, fantezisi ve sorumsuzluğuyla yaşamı organize etmekti. Ama bu şekilde oynayarak ortaya çıkan Cortazar edebiyatı, daha önce görülmedik kapılar açtı, insanlık halinin bilinmeyen özelliklerini göstermeyi ve transandantale dokunmayı —eminim ki asla böyle bir niyet taşımadan— başardı.” [Kasım 1992 – Mario Vargas Llosa] << Julio Florencio Cortázar (26 Ağustos 1914 – 12 Şubat 1984), Arjantin asıllı romancı, öykü yazarı, denemeci, şair ve çevirmen olarak 20. yüzyıl Latin Amerika edebiyatının en önemli isimlerinden biridir. Hem Arjantin hem de daha sonra edindiği Fransız vatandaşlığıyla edebiyat dünyasında köprü kuran bir figür olmuştur. >> Ötekinin Rüyası, Julio Cortazar’ın kısa öykülerinden oluşan 3 ciltlik külliyatının ilk kitabı. Bu ilk cilt, 1930-1967 yılları arasında kaleme aldığı öykülerinin bir derlemesi. Cortazar’ın öyküleri birçok edebiyatçı tarafından “algı eğitimi metni” olarak da kabul ediliyor. Öyküler çok geniş ve deneysel bir alanda gerçekliğin olağanüstü unsurlarla harmanlanarak sunulmasıyla sınırları zorlayan bir konumda yer alıyor. Bilinçakışı tekniğinin görüldüğü, büyülü gerçekçilik izleri taşıyan (fakat bu yapı üzerine inşa edilmemiş) öykülerin her biri, yazarın temel meselesinin “olağanüstüyü anlatmak” değil, olağan kabul edileni sorgulanır hâle getirme amacını taşıdığını gösteriyor. Kitabın başındaki öyküler, genel olarak gerçeklikle başlayıp fantastik öğelerin öyküye dahil olmasıyla okuru karşılıyor. Bu öykülerde rüya unsurunun da dahil edilmesi, tam da o gerçeklik algısının sınırını bulanıklaştıran bir detay. Öykülerin başıyla sonu öyle ustaca bağlanmış ki, yazar hem hikaye içinde insani bir durum anlatırken, olağanüstü unsurlarla zamanda bir boyut açmış gibi hissettiriyor; ki, bu boyut bir nevi insanın bilinçaltına açılan bir kapı görevi görüyor aynı zamanda. İlk sayfalardaki, fantastik ağırlıklı öyküler sonları itibariyle de müthişti. Kitaba ısınmamda etkili olan o sıradışı deneyimleri yaşatacak güçteydi. Cortázar’ın öykülerinde fantastik unsur, geleneksel anlamıyla doğaüstü bir olay olarak değil; “gerçekliğin içindeki bir sapma, bir kayma” olarak beliriyor. Örneğin normal bir anın içine birden vücudu olmayan bir elin dahil edilmesi gibi; ya da karakterin ellerinin devasa boyuta ulaşarak yaşadığı hadiseleri anlatması gibi.. Ya da gerçekte var olmayan canlılar -ki bir öyküsünde zeki ve kötü niyetli hayvancıklardır- dahil ediyor. İnsan uzuvlarını birer karakter gibi kullanması en fazla ilgimi çeken çok enteresan özelliklerinden biriydi. Öykülerinde bilinmezliğin etkisi de rahatsızlık verecek türden olabiliyor. Metinlerdeki bu “kararsızlık anları” diyebileceğimiz belirsizlikler karakterle birlikte okurun da anlatılanın gerçek mi yoksa zihinsel bir kırılma mı olduğuna karar veremediği algı krizleri yaşamasına neden oluyor. Bu yüzden öykü bittiğinde sonu açık kalıyor ve zihinde devam ediyor. Bu noktada, Calvino’daki etkiyi yaşadığımı söyleyebilirim. Yazar, okuru öykünün içine dahil edip tüm boşlukları kendisinin doldurması için muazzam bir alan açıyor. Gerisi okurun hayal gücüne, onda oluşan çağrışımlarla yorumlamasına kalıyor. Bu anlamda her okurun öyküden ya da romandan beklentisini yerle yeksan eden bir durum ortaya çıkıyor. Okuru “belirsizlikle baş başa bırakmayı bilinçli bir estetik tercih hâline” getiriyor. Öykülerin çoğu o kadar orijinal ki, asla ne okuyacağınızı tahmin edemiyorsunuz. Kitabın yarısından sonrası, fantastik unsurların etkisinin daha az görüldüğü, bilinçakışını daha net hissettiğim öykülerinden oluşuyor. En önemli öykülerinden kitaba ismini veren Ötekinin Rüyası, Takipçi, Annenin Mektupları, Bir Sarı Çiçek, Aksolotl, Geceleyin Sırtüstü ve Oyunun Sonu bana göre en iyi öyküleriydi. Bu en beğendiğim öykülerinde fantastik unsurlar nispeten daha az; fakat imgeler ve hayal gücünü zorlayan ve daha derin anlatımlar, psikanalitik yapıya da işaret etttiğini düşündüğüm detaylarıyla yazarın edebiyatçı kimliğinin ne kadar uçlarda ve zengin olduğunu göstermiş oluyor. Zamanda bir boyut açmak gibi bir etkisini net olarak hissettiğimi ifade edebilirim. Bu, kişide oluşturulan algının kırılma noktasının yaşandığı anı tanımlıyor. Öykülerin bazılarında yaşanılan gerçekliğe alternatif bir gerçeklik arayışı ya da yaşanması gereken ama yaşanamayan için de hayalde oluşan bir gerçeklik gösteriliyor (Telefon Çalıyor, Delia öyküsünde halüsinasyon gibi gösterilen, karakterin oluşturduğu alternatif gerçeklik gibi). Ötekinin Rüyası, Cortázar’ın edebiyatın sınırlarını zorladığı ve aslında kapsamının genişliğini de kanıtlar nitelikte başarılı bir eseri. Gerçekliğin güvenilirliğini bir kenara alan, okuru metnin ortağı hâline getiren ve anlamı "daima ertelenmiş bir deneyim" olarak sunan, fakat oluşturduğu mana ile sonsuz da bir kapı aralayan etkileyici bir kalem. Öyküleri, Cortázar’ı yalnızca Latin Amerika edebiyatının değil, modern dünya edebiyatının da merkezî figürlerinden biri hâline getirmiş. Kitabı her okura tavsiye edemem. Bu yazara, hayal gücüne güvenen ya da bu güce hitap etmesini isteyen, klasik anlatılardan farklı bir deneyim arayan, keşif yapmayı seven ve bunu sıradışı bir şekilde tecrübe etmeyi isteyen okurlar mutlaka şans vermeli. Kitap bana lunapark benzetmesi yaptıran bir etkideydi. Rengarenk görünen, fakat içine girmeden ne yaşayacağınızı asla tahmin edemediğinizden tedirgin hissettiren; bazılarını tecrübe etmekten keyif alamayacağınız, bazılarına şaşıp kalacağınız; çoğunda kendi dünyanızla hareketlendirebileceğiniz geniş bir oyun alanı gibi düşünebilirsiniz. :) Anlatıcı ile okur ilişkisini özel hissettiren, radikal bir hale getiren yazarlardan görünüyor şu an için. Külliyatı zevkle, keşif duygusu olabildiğince yüksek şekilde tamamlatacağını düşünüyorum; Pablo Neruda'nın sözünü de dikkate alarak: "Cortazar okumamış bir insan kader kurbanıdır." :) Herkese iyi okumalar..
Edebiyat
Ötekinin RüyasıJulio Cortazar · Can Yayınları · 2016342 okunma
··
1.077 Gösterim
4 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Vay gidiii, alın ve okuyun demişsiniz özetle 😅 Çok ilgi çekici, ustalıkla kaleme alınmış bir tahlildi... Vaktinize bereket, zihninize sağlık🌹👏
Hatice ℘ ֶָ֢⋆
Gönderi Sahibi
Eylül Türk 😅 Şimdi Cortázar düşünsün 🤭😁 Kitaplar çok pahalı hocam, o yüzden lanetlenmek istemem 😂
Hatice ℘ ֶָ֢⋆
Gönderi Sahibi
Benim fantastik öykülerim çoğu zaman rüyalardan, özellikle de kâbuslardan doğmuştur. Eleştirmenlerin üzerinde en çok kafa patlattığı, sonsuz yorumlar getirmeye çalıştığı öykülerimden biri "Ele Geçirilmiş Ev" adındaki kısa öykümdür. Benim ilk öykü kitabımın ilk öyküsü, bir yaz sabahı gördüğüm bir kâbustan doğdu.•• 🪄✍🏻 s.64 ✍🏻🪄 Edebiyat Dersleri
Bir edebiyatçı olarak edebiyatın kılcallarına kadar iniyorsun arkadaşım maşaallah, incelemelerinde de bu çok net görülüyor😍♥️🥰⚘️. Ne okuyacağımızı tahmin edemediğimiz eserler, bilinmeyen bir yeri keşfetmeye giden seyyah gibi hissettiriyor 👑✨️🥳🎈 Meraklandım, okumak istediğim yazarlar arasındaydı da hangilerini okuyacağım belli değildi, ben bu kitabını ekleyebilirim o vakit🧿💘🦋 Kalemine sağlık gülüm,daim olsun diliyorum. Nice kitaplara sağlık ve güzellikle inşaallah 🎀🩷🌷🤗
Hatice ℘ ֶָ֢⋆
Gönderi Sahibi
Fатма ᵕ̈♡︎ Rica ederim gülüm, bilmukabele 🥰🌹❣️🫂📖📚🪄
Hatice ℘ ֶָ֢⋆
Gönderi Sahibi
📌 ÜÇÜNCÜ DERS ~ Fantastik öykü II: Kader ~ »» “Koruların Sürekliliği” yazdığım en kısa öykü, doğrusu bir buçuk sayfaya sığıyor, ama benim türden anladığım şeyi tam olarak karşılayan bir öykü. 🪄✍🏻 s. 86 ✍🏻🪄 Edebiyat Dersleri