Gönderi

Bir Kitap Sohbeti - 5
Puan vermedi·176 syf.··
2026 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2026 15:13
Görünmeye çalışarak iç derinliğinden mahrum kalmak yerine Derdi; Görerek ruhunu doyurmak olan Berceste ile okumuş olduğumuz Gabriel Garcia Marquez 'in Aşk ve Öbür Cinler kitabının söyleşisini siz değerli okurların ilgisine sunuyoruz. Galeyan : Hocam Marquez’i nasıl tanımlarsınızdan başlayalım dilerseniz. Berceste : Gabriel Garcia Marquez kitap deryasındaki büyük balıklardan. Galeyan : Açıkçası deryadaki büyük balığı ben ilk defa okudum sizin vesilenizle, o yüzden ben size sorayım, onu sizin nezdinizde büyük balık yapan nedir? Berceste : Büyük balık yapan en büyük neden büyülü gerçekliği kendi iklimine uydurması. Gabriel Garcia Marquez okumak bir kitap okumaktan çok bir coğrafyanın iklimine girmek gibi, Dağlık sisli arazisini kendi topografyasında oluşturuyor. Onun arazisine adım attığınızda ona kendinizi bırakmanız gerekir. Kelimeleri kılavuz olur. Zamanı lineer bir akışta işlemez coğrafyasının zamanı hafızadır. Galeyan : Her kavrama kendi ruhunu üfleyebilen seçkin yazarlardan diyebilir miyiz o zaman? Berceste: Elbette Kendinizi Gabo’ya bırakırsanız kendi ikliminin ruhunu yaşatır hocam. Keyifle kitabını elinize alırsınız, okuduğum 17. Kitabı fakat bittikçe okuduklarım da var. Sizin Gabo’yla ilk intibanız nasıldı? Galeyan : Ben geç kalınmış bir tanışma olarak görüyorum kendi adıma, akarken boğmayan güzelleme peşinde koşmadan gerçeğin büyüsünü sunan adamı okumaya devam edeceğim. Berceste: Her kavramın insanda bulduğu olguyu büyülü olarak ele alması çok farklı bir olağanüstü anlatım gerektiriyor. Gabo bunu çok özel bir üslupla başarıyor. Sıradan bir olayın içindeki işleyiş insandaki yansımasını aktarmayı çok güçlü başarıyor. Sierva Maria’da olan da buna benzer bir olayla başlıyor Galeyan : Sıradanlığın kaybettirdiği şeyler çok sıradan olmuyor çoğu zaman, Maria sıradan doğdu sıradışı yaşadı sıradışı şekilde ruhu kafeslenmeye çalışıldı. Berceste : Maria’nın saçları bile bastırılmış bir karakterin yansımasıydı. Marquez’in karakterleri ekseriyetle yalnızdır bunu çok iyi okuruna anlatıyor. Galeyan : Yalnız olduğu için karakter, yoksa poz kesenlere dönüşürdü sanki hocam malumumuz yazıyı bilmeden yazmanın ürünü 'poz veren kalabalık kitleler'. Hocam bu arada kitaptan bağımsız olarak bir yazarı bir çok kitabıyla tanımak o yazarla vakit geçiriyormuş hissi veriyor mu size de? Berceste: Yazar kitap ilişkisini çok güzel yorumladınız hocam ben de en iyi arkadaşlarım diyorum. Bütün kitaplarını elime aldığımda da arkadaşlarımın emanetlerine sahip çıkıyormuş hissi oluyor. Bu ilişkiyi kaçıran çok fazla okur oluyor. Çok yazar okumaktansa sevdiğim yazarların külliyatlarını bitirmeye çalışmak daha hoşuma gidiyor. Galeyan : Kesinlikle, kendimizle konuşurken o yazarın okunulan süre boyunca sohbetimize eşlik etmesi, yazarı tanımamıza da fırsat veriyor. Berceste: Yazmanın bir derdi olması gerekiyor, bir kitapta aranan da bu olması lazım. Kitaptaki çatışmaları sen de fark etmişsindir. Din gelenek ve korku çok fazla çatışıyor. Galeyan : Tuhaf Dergi - Sayı 22 (Ocak 2019) yıllar önce okumuştum, kimle uyumsuz olduğunu söyle sana kim olduğunu söyleyeyim minvalinde bir cümle vardı, farklı olanın kendi olması daha muhtemel değil midir? Karakterler de bunun üzerinden şekillenmiş gibiydi kendi olmak'ta cesaret gösterenler ve alışıldık düzenin dişlileri olmakta kalakalmışlar. Berceste : Farklı olanın anlaşılma şansı da toplumun vicdanına kalıyor Sierva Maria’nın bulunduğu ortam da merhamet bile eziliyor. Kendi kimliğini ortaya koyma şansı bile vermiyorlar. Geleneğe sarılanlar, kilisenin söyledikleriyle oyalananlar ve korkularının pençesinde hapsolup sadece farklı olduğu için ona anlayışsız yaklaşıyorlar. İnsan en çok bilmediğine düşmandır, Sierva Maria’nın hali bundan ibaret. Başta Gabriel’in coğrafyasının iklimi dediğimiz yerden alırsak aşkı bile coğrafyasında bataklık gibi yazıyor ayak bastıkça içine çekiyor, adım attıkça dönüşü de olmuyor. Bataklıkla aşkın bir kaçış yolundan ziyade bir kabulleniş gerektirdiğini hatırlatıyor. Galeyan : Kitapta Merhameti ezmekle de kilise eşrafı onur duyulacak bir iş yaptığına inanıyorlardı. Delaura cesaretli miydi yoksa Sierva'nın farklı olma cazibesinin peşinden mi gitti sizce? Berceste : Cesaretliydi ama duygusuyla vicdanı arasındaki çatışmayla o da eziliyor. Aslında trajedinin ortamındaki karakterleri de o trajedinin ruhuna bezeniyor. Mekanları da keza öyledir. Kurduğu mekanlarda bir duvar çürüyorsa eğer oradaki hayatında çürümekte olduğunun izini hissettiriyor. Galeyan : Delaura’ya Aşk her daim kazanır, aşık olan gönüllü mağlubiyetin içinde bulunduğunun farkında olmalıydı hatırlatması yerinde olacak. Berceste : Gönül her zaman ruhun bam teline dokunur, zihin sadece notalandırır. Galeyan : İnsan mekana ve zamana benzer her ne kadar bu ikisinin dışında zannetse de kendini Gabriel Garcia Marquez 'in karakterler bu gerçekliğin içindeydi o zaman, hocam o zaman bir alıntı üzerinden devam edelim, "Bana istediğinizi yasaklayabilirsiniz, ama düşünmemi yasaklayamazsınız" s.34 , merak ettiğim artık düşünebilmenin yasaklanabilirliği kapsamında, sunulanlar arasında insanı sarhoşlaştırarak aynılaştırmak düşünmeyi yasaklama biçimlerinden sayılmaz mı? Berceste : Sierva Maria’ya sunulan hayat onu mekanın ve zamanın içinde sıkıştırıyor. Gabo bu sıkıştırmayı yalnızlıkla ele alıyor. Mekanlar da bu yalnızlığı taşıyor. Ev çürüyorsa içindeki de çürüyordur, düşünceyi de böyle bir sarhoşlukla yaşıyor, kendi kurduğu ortamın getirilerinden çok başkalarının kurduğu anlam dünyasında yaşamaya zorlanıyor. İnsan mekanın ve zamanın içinde hafızasıyla zaman kavramını tekrardan kurması gerekiyor. Yazarın çözümü ise kurduğu zaman her zaman hafızadır. Hafızadaki zamanı da Sierva Maria’nın şeytan kovma ayinleri bu zamanı içine yerleştirme biçimi olarak okunur. Delaura’nın zamanı gibi rüyası gördüğü sahne. Yüzünü görmüyor ama rüyasında gösteriyor. Duygusuyla hafızasıyla zamanı birleştiriyor. Gerçek hayatta düşünmeyi yasaklasalar hafızasıyla tamamlıyor kitapta bu yüzden büyülü gerçekliği biraz arka plana atıyor. Yaşanılanla anlatılan arasındaki çizgiyi çok iyi kurguluyor. Galeyan : Hocam sen çok büyülü gerçeksin ya zihnim dumura uğradı biraz. :) Bir sorum daha var ama Gabo'dan bağımsız ama kitaptan bir alıntı ile, kendinizce cevaplarsanız mutlu olurum, Yalanın sanatın bir koşulu olduğunu kabul etmek gerekir mi? Berceste : Gerekmez. buna Gabriel Garcia Marquez bir alıntıyla cevap vereyim "Mesleğimin değişmez hammaddesi hakikat, yalnız ve yalnızca hakikattir” diye söyler. Sanatta yalan varsa , sanat da yalan olur. Sanat hakikate dokunmalı bana göre Hakikate dokunmayan her şey çöptür. Bir şey anlatmalı buradaki yalan ve kurgusallığı ayırmak gerekiyor tabi ki. Kurgusallığın içinde de hakikate dokunmalı büyüsü bu olmalı @Galeyan06: Anlamın esnekliği hakikat veya gerçekten uzaklaştırdığı anlarda varılan yerleri yalan olarak değil gerçeğin büyüsü olarak adlandırmak yerinde olacak. Berceste : Bir şey anlatmalı buradaki yalan ve kurgusallığı ayırmak gerekiyor tabi ki. Kurgusallığın içinde de hakikate dokunmalı büyüsü bu olmalı. Galeyan : Hakikate olana dokunmayan sahtelikte kaybolsun o zaman reis, aşkın gerçekliği üzerinden bir soru daha soralım, "Aşk her şeyin üstesinden gelebilir mi?" S.62 aşk hakikatin kendisi mi yoksa hakikate de dokunan bir kurgu mu? Berceste : Aşk çok geniş bir kavram, yalnızca bir kişiye değil bir nesneye, bir fikre, hatta bir hayata bakışa da yöneliyor. Bu yüzden aşkın temas ettiği hakikat evrensel olmaktan çok öznel oluyor. Birisi aşk yok diyebilir, ama bu aşkın olmadığı anlamına gelmez yalnızca o kişinin deneyim alanına düşmediğini gösterir. Hakikat de aslında burada beliriyor Aşk herkes için aynı biçimde görünmüyor ama bir kez temas ettiğinde, insanın dünyayı algılayışını geri dönülmez biçimde değiştiriyor. Belki de aşk, hakikatin kendisi olmaktan çok, hakikate açılan en güçlü kapılardan biri oluyor. O yüzden hakikate açılan aşk her şeyin üstesinden gelir. Galeyan : O zaman Aşk olunan bir şey değil düş'ülen bir şeydir diyebilir miyiz? Berceste : Düş gibi mantıkla açıklaması zor olduğu için aşkta mantıksızlığın içine düş’mekle başlıyor. Kendi içinde bir mantığı var ama evrensel bir yaklaşımla baktığında mantıksız geliyor. Delaure duygu ve inanç arasındaki uçurumu gösteriyor. Aşkta uçuruma bakmak gibidir. Galeyan : Cahit Zarifoğlu haklı "Mantığı yakacaksın." Berceste : Mantık varsa aşk yoktur doğru söylüyor. Galeyan : Gabo kopartmadı bi Delaura'nın düş'tüğü yer aşkın kendisiydi ve uyduklarıyla uyumsuzlaşması hakikate açılan aşkın üstesinden geldiğini de gösteriyor gibi. Berceste : Delaure doğruyu gördü fakat ona teslim olamadı yani mantığını yakmadı diyebiliriz Galeyan : İradesi iradesizliğe, ruhu ruhsuzluğa boyun eğdi, bu yüzden Aşk'a yakışmadı. Berceste: Aşk layık olanla kalmalı, liyakatin yoksa zaten uzaklaşıyor. Bu yüzden kişi aşkı seçemiyor aşk insanı buluyor. Galeyan : Seçen değil seçilen olduğumuzu, seçilmeye layık olduğumuzda bizi bulacağı inancı için ayrıca teşekkür ederim Hocam. İnsanlar genelde duygulardan büyük zannederek mahrum kalıyorlar. Gabo'nun evreninde "İnançsızlık inançtan daha dayanıklı çünkü duygularla besleniyor" s.72, Gabo inandırılan aşksız inanca, inançsızlıkla - aşkla mayın döşemiş gibiydi. Berceste : İnançta duygudan besleniyor ama o duygu ekseriyetle taklit oluyor, inançsızlığın içindeki duygu daha kişinin kendi yeşerttiği bir olgu olduğu için baskın görünüyor. Galeyan: Maria'nın yeşerttiği olgu gibi, taklit etmedi ölümü uğruna. Berceste: Çünkü Maria’nın üstüne o kadar “toprak” attılar ki saçları bile uzamaya devam etti. Kimliği bile tohumu oldu. Galeyan : Bulandırmak istemiyorsak saygı duymakla başlayacağız, bulandırdıkça bulanacağız çünkü o zaman, hocam sohbet için çok teşekkür ediyorum. Saygılarımı sunarak ve son olarak Gabo’yla ilgili genel değerlendirmenizi merak ediyorum. Berceste: Gabriel Garcia Marquez “Hayat insanın yaşadığı değil, hatırladığı ve anlatmak için nasıl hatırladığıdır” der. Büyülü gerçekliğin iklimini ben bizim menkıbelere masallara benzetiyorum. Kader olgusunu nasip minvalinde çok güzel kitapların da yansıtır. O da kendisine anlatılan menkıbeleri ve masalları kendi coğrafyasında yeniden işliyor. Gabo okuyunca da ister istemez tozu bulaşıyor. Büyülü Gerçeklikle tozlanmaya talip olanlara tavsiyemdir. Galeyan : Tozlandığınız tozun ilk zerresini bu kitapla tattım, Teşekkürler hocam, Berceste: Ben teşekkür ederim.
Aşk ve Öbür CinlerGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202510,1bin okunma
··
4.360 Gösterim
10 Yorum
Birlikte kitaplar üzerinden düşünmek, kelimelerin arasına gizlenen hakikate birlikte dokunmak çok keyifliydi. ✨👏Büyülü gerçekliğin tozunda biraz savrulduk ama iyi olan zaten insanı yerinde tutmaz. Sorularınla açılan, cevaplarla derinleşen bu sohbet için çok teşekkür ederim. Kitapların birleştirdiği bu düşünce ikliminde yeniden buluşmak dileğiyle. Emeğine sağlık ✨💐Galeyan
Galeyan
Gönderi Sahibi
Sizinle gidilmedik yola düşmek benim için de çok keyifliydi ve bir şanstı Hocam, ben teşekkür ederim, iklimi koruyup derinleştirerek görüşmek dileğiyle Berceste
Berceste hocam, “Onun arazisine adım attığınızda ona kendinizi bırakmanız gerekir. Kelimeleri kılavuz olur.” Bu ifadeniz Gabriel Garcia Marquez için o kadar yerli yerinde ve onu anlatır biçimde ki, öncelikle bu ifade için ayrıca tebrik ve teşekkür ederim 🙏🏻 Galeyan hocam bu seri çok keyifli oldu, özellikle ikinizden Gabriel Garcia Marquez dinlemek ayrıca lezzetli 👌🏻 Son olarak, Umarım söyleşinizi ballı kahve eşliğinde yapmışsınızdır zira Marquez böyle olsun isterdi ☕️ Emeğinize kalemize sağlık 🙏🏻
Galeyan
Gönderi Sahibi
Kendi adıma teşekkür ederim.:) keyiflenmeye , kelimeleri gürültüden sıyırıp sohbet düzlemine taşımaya devam o zaman:)
Bu format çok leziz geldi. Takipte kalacağımı söyleyip devamını dilerim.😊☕️☕️
Galeyan
Gönderi Sahibi
Çok teşekkürler.:)
Kitap üzerindeki söyleyişinizi keyifle okudum .Kaliteli okurların bu söyleyişleri incelemeleri ayrı keyif veriyor...ikinizin de kalemine sağlık Berceste Galeyan 🌼☀️
Galeyan
Gönderi Sahibi
@Pppapatya elimden geldiğince devam etmeye çalışacağım..:)
Yıllar önce bir dizide görüp okumuştum. Ama bu incelemede tekrar merak uyandırdı.
Galeyan
Gönderi Sahibi
Peyami Safa "Bir kitap bir defa okunmak için yazılmaz." derken haklıydı, severek okursunuz umarım.
Reklam
Ne kadar güzel ve derin bir söyleşi olmuş 👏👏👏 Bizimle paylaşmanız harika emeğinize sağlık teşekkürler...
Galeyan
Gönderi Sahibi
Çok teşekkürler, Berceste 'ye saygılar
Galeyan ve Berceste takip ettiğim iki kıymetli okur..sohbetinizi okumak cok keyifliydi..Hakikate dokunmayan her şey çöptür...Galeyan başlattığı bu hakiki eyleme konuk olmak benim için de cok büyük bir zevkti..nice yollara..sonra tüm sohbettaslar birleşip bir kitaba varalım isterim🍀🫠🐝
Galeyan
Gönderi Sahibi
Çok teşekkürler,) sizin sohbetiyle derinliğini buluşturmuş biri olarak kıymet vermeye değer bulmanız ayrıca güzel hissettirdi. Neden olmasın? bir gün hep beraber varalım:)
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.