Samipaşazade Sezai 'nin ilk romanı olan Sergüzeşt edebiyatımızda romantizmden gerçekçiliğe geçişin çok başarılı örneklerinden biridir bence.
Eser zavallı Dilber'in oradan oraya esir tüccarlarının kârı için sürüklenip durmasını, hiçbir insani duyguyu hak edemeyişini ve bundan duyduğu ıstırapı, çektiği çileyi etkili ve dramatik bir şekilde anlatıyor.
Yazarın, insanlığın en acımasız yönlerini ve duyguların nihayetinde bir hayatı nasıl etkilediğini tüm gerçekçiliğiyle okura aktarabildiğini düşünüyorum. Eserin okuyucuda uyandırdığı üzüntü, nefret, acıma gibi duygularla okumanın çok keyifli olduğunu söyleyebilirim.
Akıcı kısa bir roman arayışında olanlara önerebilirim. İyi okumalar...