-Bir tek insan öyle bir düşünce ve eylem düzeyine girebilir ki, kendinden sonra gelen çağı tamamiyle farklı bir yöne yönlendirebilir.
-Örneğin?
-Örneğin Karl Marx
-Gerçekten de.
-Örneğin Atatürk gibi. Geleneksel Osmanlı alt yapısı içinde Atatürk'ün yetişmesi ender bir olay; yetiştikten sonra eyleme geçebilmesi daha da ender bir olay.
-Eyleme geçtikten sonra etkili olabilmesi sanırım daha da olasılığı düşük bir olay.
-Evet, öyle. Ama, bugün laik Türkiye Cumhuriyet'i diye bir gerçek var. Türkiye Cumhuriyet'i olgusunu Atatürk'ün bilincini hesaba katmadan açıklayamazsınız.
-Ve bilinç, tamamiyle üst yapı'nın bir olgusu, öyle değil mi?
-Karl Marx'ın da bilinci bir üst yapı olgusu. Ve yirminci yüzyılda olup bitenleri onun bilincini hesaba almadan açıklayamazsınız.
-Yani bir tek insanın bilincinde meydana gelen bir değişiklik, tüm toplumda, tüm dünyada değişiklik meydana getirebiliyor.
-Kaos kuramı ne diyordu?
-Ne diyordu?
-'Pekin'de uçan bir kelebek, altı hafta sonra New York'taki fırtınaya neden olabilir,' diyordu.
-Siz de, 'Almanya'da yazan bir filozof, Çin'de milyonlarca insanın kaderini etkileyebilir,' diyorsunuz.
-Evet, öyle diyorum. 'Etkileşim ağı gerçeği' içinde olaya baktığımızda, bu ağın herhangi bir yerinde, herhangi bir değişim, ağın tümünü etkileme olanağını yaratır.
-'Etkileşim ağı gerçeği' içinde yaşadığımızın bilinci içinde, örneğin, 'para' kavramının keşfedilmesi, tüm yaşam olanaklarını etkileyen değişimler yaratır.-Alfabenin, tekerin, matbaanın keşfi, ve bunlar gibi, ilk başlarda hiç önemli görünmeyen yenilikler, hiç öngörülmeyen, beklenmedik değişikliklere yol açabilirler.SavaşçıDoğan CüceloğluKarl MarxMustafa Kemal Atatürk